Hasan Tahsin Yazıcı, 1892 yılında Osmanlı İmparatorluğu sınırları içindeki Manastır Vilayeti'nde dünyaya geldi. Kendisi, askeri başarıları ve siyasi kimliğiyle tarihe damga vurmuş seçkin bir Türk askeridir. Ülkesine sunduğu eşsiz hizmetler, Çanakkale Savaşı'ndan Kore'deki çetin çatışmalara kadar geniş bir dönemi kapsar. Başarılı komutanın vatan savunmasıyla dolu ömrü, 11 Şubat 1970 tarihinde Ankara'da son bulmuştur.
Cephelerden Cephelere Uzanan Bir Ömür
Askeri kariyerine adım atmak amacıyla girdiği Mekteb-i Harbiye'yi 1912 yılında başarıyla tamamlayan genç subay, hemen ardından zorlu savaş yıllarının ortasında kendini buldu. Birinci Dünya Savaşı patlak verdiğinde Gelibolu cephesinde görevlendirilen Tahsin Yazıcı, burada teğmen rütbesiyle Çanakkale Savaşı'nın çetin muharebelerinde en ön saflarda yer aldı. Osmanlı İmparatorluğu'nun nihayete ermesiyle birlikte Anadolu'da yükselen bağımsızlık meşalesine de kayıtsız kalmadı. Türk Kurtuluş Savaşı'nın başlangıcında Anadolu topraklarına geçerek milli bağımsızlık mücadelesine katıldı. Milli Mücadele sürecinde farklı cephelerde aktif görevler üstlenen kahraman subay, vatanın kurtuluşu yolunda canla başla çarpıştı.
Cumhuriyetin ilanından sonra da ordu içindeki yükselişini sürdürdü. Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin askeri yapılanmasında aktif roller üstlenmeyi sürdüren Yazıcı, 1934 yılında kurulan yeni Tank Taburu'nun komutanlığı görevine getirildi. Bu görev, onun askeri alandaki yenilikçi ve öncü yönünü bir kez daha ortaya koyuyordu. Yıllar süren disiplinli çalışmalarının ve sadakatinin bir karşılığı olarak, 1949 yılında tuğgeneral rütbesine terfi ettirildi.
Kore Savaşı ve Kunu-ri Kahramanlığı
Dünya askeri tarihine geçecek en büyük başarılarından birini ise 1950'li yıllarda Uzak Doğu'da sergileyecekti. Temmuz 1950'de patlak veren Kore Savaşı ile birlikte Türkiye, Birleşmiş Milletler saflarında mücadele etmek üzere Güney Kore'ye askeri bir güç gönderme kararı aldı. Bu doğrultuda oluşturulan Kore Türk Silahlı Kuvvetleri Komutanlığı görevine ise tecrübeli komutan Tuğgeneral Tahsin Yazıcı tayin edildi.
Tam teşkilatlı ve takviyeli bir tugay şeklinde titizlikle hazırlanan, yaklaşık 5 bin kişiden oluşan Türk askeri birliği, onun liderliğinde 17 Ekim 1950'de Kore topraklarına ulaştı. Bölgeye varır varmaz doğrudan ateş hattına sevk edilen Türk birliği, Yazıcı'nın sevk ve idaresinde olağanüstü başarılar elde etti. Kahraman Türk askerleri, şu son derece kritik muharebe kesimlerinde düşmana karşı kahramanca çarpıştı:
- Pusan
- Suvan
- Kumhwa
- Elco
Bu çarpışmalar arasında, askeri taktik derslerine konu olacak nitelikteki Kunu-ri Muharebesi ise tamamen bir dönüm noktası oldu. Çatışmaların en yoğun olduğu o amansız gecede, Türk tugayı sergilediği emsalsiz direniş ile büyük bir facianın önüne geçmeyi başardı. O gece yaşanan şiddetli çatışmalarda Türk birliği 78 şehit verdi, 352 asker ise yaralandı. Ancak bu kahramanca mukavemet sayesinde Amerikan 8. Ordusu tamamen yok olmaktan kurtuldu. Bu görkemli zaferin ardından sergilediği üstün liderlik sebebiyle, savaş devam ederken 1951 yılında tümgeneral rütbesine yükseltildi. Aynı yılın kasım ayında vatanına geri dönen efsanevi komutan, 1952 yılında askeri kariyerini noktalayarak emekliye ayrıldı.
Siyaset Yılları ve Demokrasi Mücadelesi
Askeri üniformasını çıkardıktan sonra vatanına sivil alanda hizmet etmek isteyen Tahsin Yazıcı, rotasını siyasete çevirdi. Demokrat Parti bünyesinde aktif siyasete atılarak 1954 genel seçimlerinde meclise girdi. 1954-1960 yılları arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında X. ve XI. dönem İstanbul Milletvekili olarak halkını temsil etti.
Ancak ülkenin içinde bulunduğu çalkantılı süreç, onun sivil hayatını da derinden etkileyecekti. 27 Mayıs Darbesi ile Demokrat Parti iktidarının devrilmesinin akabinde, diğer parti mensupları ile birlikte tutuklanarak Yassıada'ya gönderildi. Burada kurulan mahkemede yargılanan eski komutan, beş yıl hapis cezasına mahkum edildi. Bir süre cezaevinde kalan Yazıcı, daha sonradan yürürlüğe giren bir af yasası kapsamında özgürlüğüne yeniden kavuştu. Ömrünün son yıllarını gözlerden uzak geçiren değerli devlet adamı, 1970 senesinde Ankara'da vefat etti.
