Hasan Tahsin Çelebican, 1899 yılında doğmuş ve ömrünü ülkesinin bağımsızlık mücadelesine adamıştır. Seçkin bir Türk askeri olan Çelebican, 27 Ocak 1962 tarihindeki vefatına dek vatanına sadakatle hizmet etmiştir. Genç yaşta adım attığı askeri kariyerinde gösterdiği üstün yararlıklar, onu ordu kademelerinde en yüksek rütbelerden biri olan orgeneralliğe kadar taşımıştır. Tarihin en zorlu dönemlerinde üstlendiği stratejik vazifeler ve sonrasında yürüttüğü Jandarma Genel Komutanlığı görevi, onun Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde saygın bir yer edinmesini sağlamıştır. Harbiye sıralarından başlayıp emekliliğine kadar süren bu şerefli yolculuk, vatan sevgisinin ve askeri disiplinin örnek şahsi göstergelerinden biri olarak kabul edilir.
Cephelerde Geçen Gençlik ve Dünya Savaşı Yılları
Askerlik hayatına henüz bıyığı terlememiş bir öğrenciyken adım atan Çelebican, dönemin şartları gereği kendisini büyük bir varoluş mücadelesinin tam ortasında buldu. İlk askeri eğitimini aldığı Mekteb-i Harbiye sıralarında öğrenciyken, 1915 yılında Birinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle birlikte cepheye koştu. Bu büyük harpte çok önemli cephelerde görev aldı. Ülkenin kaderini belirleyen savaşlarda aktif roller üstlenen genç subay adayı, özellikle şu cephelerde çarpıştı:
- Tarihin en kanlı siper savaşlarına sahne olan Çanakkale Cephesi.
- Müttefik sınırlarını korumak amacıyla gönderildiği doğu Avrupa topraklarındaki Galiçya Cephesi.
- Osmanlı İmparatorluğu'nun güney sınırlarını savunmak için bulunduğu Filistin Cephesi.
Filistin'de görev yaptığı esnada, 1917 yılında İngiliz kuvvetlerine karşı mücadele ederken talihsiz bir şekilde esir düştü. İngilizlerin elinde tutsak olarak geçirdiği bu zorlu günler, onun askeri azmini ve vatanına olan bağlılığını asla söndürmedi. Esaret hayatı nihayete erdikten sonra hiç vakit kaybetmeden Anadolu'ya dönen Çelebican, burada alevlenen bağımsızlık ateşine ortak olmak üzere Milli Mücadele saflarına katıldı.
Milli Mücadele'den Cumhuriyet'in Yükselişine
Anadolu topraklarına ayak basar basmaz Türk Kurtuluş Savaşı'nın en kritik muharebelerinde önemli sorumluluklar üstlendi. Düşmana karş kazanılan her zaferde emeği olan kahraman asker, ülkenin bağımsızlık dönüm noktalarında bizzat savaştı. Kendisinin aktif olarak yer aldığı savaşlar arasında şunlar bulunmaktadır:
- Milli ordunun rüştünü ispatladığı Birinci İnönü Muharebesi.
- Milletin makus talihinin yenildiği İkinci İnönü Muharebesi.
- Taktiksel zekayla düşmanı yıpratan Sakarya Meydan Muharebesi.
- Nihai zaferi müjdeleyerek düşmanı vatan toprağından söküp atan Büyük Taarruz.
Milli Mücadele yıllarındaki bu destansı savaşlarda sergilediği benzersiz kahramanlıklar ve fedakarlıklar sebebiyle, zaferin hemen ardından kendisi Kırmızı şeritli İstiklâl Madalyası ile taltif edilmeye layık görülerek onurlandırılmıştır. Barış döneminin gelmesiyle birlikte yarım kalan askeri eğitimine odaklandı. Cephe gerçekleri yüzünden 1915 yılında yarıda bırakmak zorunda kaldığı Harp Okulu eğitimini 1925 senesinde başarıyla tamamladı. Kendisini geliştirmeye devam ederek, 1929 yılında Harp Akademisi'nden mezun oldu ve kurmay subay unvanını aldı.
Eğitimcilikten Orgeneralliğe Uzanan Yol
Akademi yıllarından sonra edindiği teorik ve pratik bilgiyi genç nesillere aktarmayı amaçlayan Çelebican, askeri okullarda yöneticilik yaptı. Geleceğin komuta kademesini yetiştirmek için askeri okullarda komutanlık görevini yürütürken, dönemin öğrencilerine harp tarihi ve tabiye dersleri vererek bilgi birikimini paylaştı. Ordunun idari ve taktiksel yapılanmasında kritik önem taşıyan dersler ve eğitimlerle askeri alanda iz bırakan hizmetlerde bulundu. Bu verimli dönem, askeri strateji alanındaki uzmanlığını en üst düzeyde pekiştirmesine zemin hazırlamıştır.
Askeri kariyer basamaklarını çok büyük bir başarıyla tırmanarak, 1953 senesinde korgeneral rütbesine erişti. Bu başarılı dönemin ardından, 1954 yılında ülkenin asayiş ve güvenliğinin teminatı olan Jandarma Genel Komutanlığı makamına getirildi. Buradaki üstün hizmetlerinin neticesinde, 1956 yılında en üst rütbelerden olan orgeneral rütbesine terfi ettirildi. Ordu içerisinde her zaman büyük bir saygıyla karşılanan tecrübeli orgeneral, 27 Mayıs Darbesi'nin ardından 3 Haziran 1960 tarihinde emekliye sevk edilerek şanlı askerlik yaşantısına son vermiştir. Bütün ömrünü vatana adayan Çelebican, emekliliğinden yaklaşık iki yıl sonra hayata gözlerini yumdu.