İçeriğe Atla
Anasayfa Varlık

Tahir Taner (hukukçu) Kimdir?

Tahir Taner, 1883 Eskişehir doğumlu Türk hukukçudur. Lozan Konferansı müşavirliği ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi dekanlığı ile iz bırakmıştır.

Diğer adlar: Mehmet Tahir Taner, Mehmed Tahir Bey

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Tahir Taner (hukukçu) Hakkında

Tarih sayfalarında hem Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde hem de genç Türkiye Cumhuriyeti'nde üstlendiği kritik görevlerle yer alan Mehmet Tahir Taner, 28 Mart 1883 tarihinde Eskişehir'de dünyaya gelmiştir. Eskişehirli bir tüccar olan Habip Hakkı Bey ile Ayşe Hanım'ın evladı olarak doğan bu önemli şahsiyet; akademisyen, bürokrat ve hukukçu kimliğiyle adını Türk hukuk tarihine yazdırmıştır. İlk ve ortaöğrenimini doğduğu şehir olan Eskişehir'de başarıyla tamamlayan genç Tahir, lise eğitimi için İstanbul'a yönelerek Mekteb-i Sultanî bünyesinde öğrenimine devam etmiştir. Buradan mezun olmasının ardından yükseköğrenim hayatına adım atmak adına Darülfünun Hukuk Fakültesi kapılarını aralamış ve 1905 yılında mezuniyet derecesini almıştır. Mezuniyetinin hemen ardından İstanbul Barosu'na kaydolmuştur. Burada bir süre avukatlık yapmıştır. Avukatlık faaliyetlerinin yanı sıra Numûne-i Terakki Mektebi çatısı altında Fransızca öğretmenliği vazifesini de üstlenmiştir.

Paris Yılları ve Sorbonne Eğitimi

Öğretmenlik faaliyetlerini sürdüren genç hukukçu, 1906 yılında Düyûn-ı Umûmiye Merkez İdaresi Umûr-ı Hukukiye Müdürlüğü bünyesinde müsevvid sıfatıyla devlet memurluğu kariyerine adım atmıştır. İkinci Meşrutiyet'in ilan edilmesinin ardından bürokraside başlatılan yeni politika gereğince, görevinde temayüz etmiş memurlar Adliye Nezareti tarafından bir sınava tabi tutulmuştur. Genç Tahir Bey, bu mesleki yeterlilik sınavını birincilik derecesiyle tamamlayarak eğitim amacıyla 1909 yılında devlet eliyle Paris'e gönderilmiştir. Fransa'da ikinci defa hukuk tahsili yapmaya karar vererek 1912 yılında ünlü Sorbonne Üniversitesi Hukuk Fakültesi diplomasını almaya hak kazanmıştır. Mezuniyetinin ardından mesleki gelişimini sürdürmek amacıyla şu kurumlarda stajyer olarak çalışmıştır:

  • Fransa Cezaevleri İdare-i Umumiyesi
  • Paris savcılık daireleri
  • Paris mahkemeleri

Fransa'da kazandığı birikimle yurda dönmüştür. Yurda dönüşünün hemen ardından Adliye Nezareti Teftiş Heyeti Reisi olarak yeni sorumluluklar üstlenmiştir. Aynı yıl içerisinde ise terfi ederek Adliye Nezareti Umûr-ı Cezâiye Müdürü makamına tayin edilmiştir.

Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Geçişin Hukuki Mimarisi

Bürokrasideki bu önemli görevini sekiz yıl boyunca kesintisiz sürdürerek adalet teşkilatında kalıcı izler bırakmıştır. Görev süresi boyunca kanun teklifleri ile çeşitli yasal düzenlemeleri hazırlayan birçok ihtisas komisyonunun çalışmalarında aktif olarak yer almıştır. Hazırlanan tasarıların Meclis-i Mebûsan, Meclis-i Âyan ve diğer genel kurullardaki hararetli müzakerelerine hükümet adına katılarak savunmuştur. Bununla birlikte, Fransa ile Osmanlı Devleti arasında patlak veren ihtilaflı konuların çözümü için yapılan Tahkimname doğrultusunda kurulan Muhtelit Komisyon'da Osmanlı Hükûmetini temsil eden delege olmuştur. Akademik kariyerine 1918 yılında Darülfünun Hukuk Fakültesi Hukuk-ı Ceza kürsüsüne müderris olarak atanmasıyla başlayan değerli hoca, bu akademik unvanını emekliye ayrılacağı 1955 yılına dek gururla taşımıştır. Mekteb-i Mülkiye'de de dersler vermiştir. Tüm bu faaliyetlerine ek olarak, Dersaadet İstinaf Mahkemesi başsavcılığı (müddeiumumiliği) görevine getirilerek adli mekanizmada doğrudan görev almıştır.

Lozan Konferansı ve Cumhuriyet Dönemi Akademisyenliği

Ankara Hükûmeti tarafından davet edilmiştir. Bu davet üzerine kendisine yeni kurulan yapının Adliye Vekaleti Müsteşarlığı görevi tevdi edilmiş ve kendisi Ankara'ya intikal etmiştir. Türk milletinin bağımsızlık senedi niteliğindeki Lozan Barış Konferansı görüşmelerinde, 11 Kasım 1922 ile 24 Temmuz 1923 tarihleri arasında heyette müşavir sıfatıyla görev yapmıştır. Lozan görüşmelerinden sonra görevinden istifa etmiştir. İstifasının ardından kendini tamamen akademik çalışmalara adamıştır. Cumhuriyetin ilanıyla birlikte çalışmalar yoğunlaşmıştır. Bu dönemde Ceza Muhakemeleri Kanunu Komisyonu Başkanlığı görevini yürüterek reformların merkezinde yer almıştır. Akademik kariyerinde yükselmeyi sürdüren tecrübeli akademisyen, 1927 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığı koltuğuna seçilmiş ve bu idari görevi 1934 senesine kadar başarıyla devam ettirmiştir. Hem bürokraside hem de akademide ülkemize büyük hizmetler sunan bu bilge insan, 12 Eylül 1962 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini yummuştur.

Sıkça Sorulan Sorular

Tahir Taner (hukukçu) kimdir?

Tahir Taner, 1883 Eskişehir doğumlu Türk hukukçudur. Lozan Konferansı müşavirliği ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi dekanlığı ile iz bırakmıştır.

Tahir Taner (hukukçu) ne zaman doğdu?

Tahir Taner (hukukçu), 28 Mart 1883 tarihinde doğdu.

Tahir Taner (hukukçu) nerede doğdu?

Tahir Taner (hukukçu) Eskişehir doğumludur.

Tahir Taner (hukukçu) ne zaman vefat etti?

Tahir Taner (hukukçu) 12 Eylül 1962 tarihinde hayatını kaybetti.

Tahir Taner (hukukçu) hangi alanda tanınır?

Tahir Taner (hukukçu), hukukçu olarak tanınır.