İstanbul'da 1861 yılında dünyaya gözlerini açan Süleyman Tevfik Özzorluoğlu, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan köklü kariyeriyle basın ve edebiyat dünyamızın en üretken figürlerinden biridir. Mabeyn kâtiplerinden Zorluzade Hacı (Aziz) Hüsnü Bey'in oğlu olan yazar, aldığı çok yönlü eğitimle genç yaşta dikkatleri üzerine çekmiştir. Yazar; Arapça, Farsça, Fransızca ve İtalyanca dillerini çok iyi düzeyde öğrenerek kültürler arasında sağlam köprüler kurmuştur. Yazarın 164 eseri olduğu bilinmektedir. Bu değerli aydın, 1939 senesinde yine doğduğu şehir olan İstanbul'da hayata gözlerini yummuştur.
Eğitim Yılları ve Memuriyet Hayatı
Süleyman Tevfik, babasının saraydaki görevi sayesinde döneminin en iyi eğitim olanaklarından faydalanmış, aynı zamanda Doğu ve Batı dillerinde uzmanlaşmıştır. Öğrendiği yabancı diller ona öğretmenlik kapılarını açmıştır. Henüz yirmi yaşındayken, yani 1881 yılında Antep'e giderek burada Fransızca öğretmenliği yapmaya başlamıştır. Öğretmenlik deneyiminin ardından Halep ve Selanik gibi kritik Osmanlı şehirlerinde çeşitli memurluk vazifelerini başarıyla yerine getirmiştir. Buradaki görevleri sırasında edindiği idari ve toplumsal tecrübeler, onun ilerleyen yıllardaki yazarlık ve gazetecilik kimliğini derinden etkilemiştir. Ayrıca Selanik ve Halep'teki memuriyet yılları, farklı kültürleri yakından tanımasına da zemin hazırlamıştır.
Cephe Muhabirliğinden Maarif Meclisine
Süleyman Tevfik Özzorluoğlu, 1897 yılına gelindiğinde Türk basın tarihi açısından tarihi bir görevi üstlenmiştir. Döneminin etkili yayın organlarından Sabah gazetesinin muhabiri olarak Osmanlı - Yunan savaşına katılmıştır. Savaş meydanındaki gelişmeleri gazetesine aktarırken edindiği izlenimleri daha sonra önemli gezi ve anı kitaplarına dönüştürmüştür. Yazarın bu döneme dair gözlemlerini aktardığı 'Devlet-i Aliye-i Osmaniye ve Yunan Muharebesi' ile 'Teselya'da Bir Cevelan ve Dört Aylık Seyahatim' isimli eserleri onun gazetecilik başarısının en somut kanıtlarıdır. Başarıları ona yeni kapılar açmıştır. Tarihler 1906 yılını gösterdiğinde eğitim dünyasının en üst kurumlarından biri olan Meclis-i Kebîr-i Maârif üyeliğine atanmıştır. Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte Süleyman Tevfik, basın sektöründeki etkinliğini kaybetmeyerek yeni kurulan bu genç devletin çeşitli gazete ve dergilerinde yönetici ve idareci olarak aktif görevler üstlenmeye devam etmiştir.
Çevirileri, Sözlük Çalışmaları ve Eserleri
Sözlükbilim alanında da tanınan yazar, Avan-zâde Mehmed Süleyman ile birlikte 'Muhît-i Tefeyyüz' adlı Fransızca sözlüğü hazırlamıştır. Hazırladıkları bu sözlüğün ön sözünde Fransızcanın dünya üzerindeki büyük önemini vurgulamış ve eseri yazma nedenlerini bu gerekçeye dayandırmıştır. Batı edebiyatına ait çok sayıda romanı Osmanlı Türkçesine kazandırarak tercüme alanında öncü bir rol oynamıştır. Roman tercümeleri oldukça fazladır. Onun çeviri yelpazesi oldukça geniştir. Polisiye ve tarihi roman tercümelerinin yanı sıra, çocukların eğitimine katkı sunacak öğretici çocuk kitapları çevirileri de yapmıştır. Süleyman Tevfik Özzorluoğlu'nun Türk kültür hazinesine miras bıraktığı bazı önemli eserler şunlardır:
- Gezi ve Anı: Devlet-i Aliye-i Osmaniye ve Yunan Muharebesi, Teselya'da Bir Cevelan ve Dört Aylık Seyahatim
- Halk Öyküsü ve Masal: Gül ile Sitemkâr, Şah ile Âşık, İncili Çavuş, Baba Hasan'ın Sihirbazlığı, İskender'in Aynası, Şehzade Cihangir, Şahmeran Hikâyesi, Bolu Beyi'nin Gelini, Arzu ile Kamber, Asuman ile Zeycan, Ferhat ile Şirin, Derdiyok ile Zülfü Siyah, Hurşit ile Mahmihri, Elif ile Mahmut, Leyla ile Mecnun, Melek Şah ile Güllü Hanım, Razmihan ile Mahfiruze, Seyfimülük, Köroğlu, Yusuf ile Züleyha, Avcu Behram, Behmen Şahın Hikâyesi, Hayber Kalesi Gazası ve Fethi, Mahanın Felaketleri, Çoban Kızı Ayşe, Sihirbaz Sultan, Şah İsmail, Yemlihanın Karısı, Esirci Şahin, Veysel Karani Hikâyesi, Kerbela, Dürrü Yekta, Tahir ile Zühre
- Diğer Eserleri: Kendi Kendine Konservecilik, Güzel Mektup Nümuneleri, Letaif Cüzdanı, Kahraman Katil, Yedi Âlimler, Muhiddin Arabi Tabirnamesi, Yeni Mektup Örnekleri, Serencam, Vasiyetname, Hürriyet ve Mahmure, Kâmilu'l-kelam ve Banu Cihan, Tutiname, Pakize