Süleyman Türkünal, Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında zorlu koşullara rağmen büyük azim göstererek Türkiye'nin jeolojik haritalandırma çalışmalarına öncülük eden öncü bir Türk jeologdur. 28 Nisan 1915'te Gaziantep'in İslahiye ilçesinde dünyaya gözlerini açan Türkünal, İsviçre'de aldığı üst düzey eğitimle ülkesine dönmüş ve özellikle Hakkari ile Başkale dağlarında gerçekleştirdiği saha araştırmalarıyla tanınan bir yer bilimci olmuştur. Genç Türkiye Cumhuriyeti'nin yer altı zenginliklerini ve jeolojik yapısını ortaya çıkarmak amacıyla ömrünü bilime adayan bu değerli araştırmacı, 14 Haziran 1998 tarihinde aramızdan ayrılmıştır.
Savaşın Gölgesinde Başlayan Yaşam ve Eğitim Mücadelesi
Süleyman Türkünal'ın çocukluğu, I. Dünya Savaşı'nın getirdiği derin belirsizlikler ve zorluklar içinde geçti. Gaziantep'in İslahiye ilçesine bağlı Kabaklar köyünde doğan Türkünal'ın annesi, ilk eşinin vefatının ardından, cepheye gitmemek adına yapılan evlilik söylentilerine rağmen ikinci eşini de askere göndermek zorunda kalmıştı. Savaşa giden babasından bir daha hiçbir haber alınamaması üzerine genç anne, iki çocuğuyla birlikte hayata tutunmaya çalıştı. Savaş bittikten sonra oğlunun ilkokulun ardından çalışarak aile bütçesine katkı sağlamasını isteyen annesinin telkinlerine rağmen, küçük Süleyman okuma sevdasından vazgeçmedi.
İslahiye'deki varlıklı ailelerin çocuklarıyla bir araya gelerek Adana'ya giden azimli genç, burada arkadaşlarıyla ortak bir evi paylaşarak ilk ve ortaokulu tamamladı. Henüz o yaşlarda bile derslerindeki yüksek başarısıyla dikkat çeken Türkünal, ev arkadaşlarına da çalışmalarında destek oluyordu. Gaziantep Lisesi'nde yatılı olarak sürdürdüğü lise eğitimini başarıyla bitirdikten sonra, yükseköğrenim hayalini gerçekleştirmek amacıyla 1937 yılında İstanbul'a adım attı ve İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi'ne kaydoldu.
Mühendislikten Jeolojiye Uzanan Burs Arayışı
Kadırga Öğrenci Yurdu'nda kaldığı dönemde, gazete ilanları aracılığıyla hayatının dönüm noktalarını şekillendirecek fırsatları yakaladı. İlk olarak Devlet Demir Yolları'nın Almanya'da burslu makine mühendisliği eğitimi için açtığı sınavı kazanarak Eskişehir Cer Atölyesi'nde zorunlu stajına başladı. Ancak doğaya olan derin tutkusu ve dağcılık sevgisi, onun başka bir yola yönelmesini sağladı. Eskişehir'de stajyerlik yaptığı sırada Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü (MTA) tarafından açılan jeoloji mühendisliği burs sınavını gördü. Bu sınavı da üstün başarıyla geçen genç idealist, doğa ile iç içe olabileceği jeoloji mesleğini seçmeye karar verdi.
İsviçre Yılları ve Hakkari Dağlarında İlk Haritalar
MTA tarafından İsviçre'deki Lozan Üniversitesi'ne gönderilen Türkünal, buradaki nitelikli eğitimini tamamlayarak 1945 yılında jeolog unvanıyla ülkesine geri döndü. Beş yıl boyunca Türkiye'de çeşitli görevler üstlendikten sonra, 1950 senesinde doktora derecesi almak üzere Cenevre Üniversitesi'ne gitmeye hak kazandı. Dönemin önde gelen bilim insanlarından Prof. Dr. Hamit Nafiz Pamir'in tavsiye mektubuyla İsviçre'ye giden araştırmacı, dünyaca ünlü jeolog Prof. Dr. Edouard Paréjas'ın yönetiminde tez hazırlıklarına başladı. Zorlu bir çalışma sürecinin ardından, 1952 yılında Hakkari ve Başkale bölgelerinin jeolojik özelliklerini ele alan çalışmasını başarıyla tamamladı.
Cenevre Üniversitesi'nden bir numaralı jeoloji mühendisi diploması alan Türkünal, vakit kaybetmeden vatanına dönerek çalışmalarını derinleştirdi. Hakkari dağlarının sarp coğrafyasında 1947 yılında başlattığı haritalandırma faaliyetlerini tamamladı. Bölgenin ilk 1:100.000 ölçekli jeolojik haritasını çizerek Türk yer bilimleri tarihine geçti. Ayrıca, başarı dolu kariyerini taçlandırmak adına, 1958 yılında Ayvalık Karahayıt bölgesindeki magnetit cevherleşmesini konu edinen bir doçentlik tezi hazırladı. Bu doçentlik teziyle birlikte doçent unvanını almaya hak kazanan bilim insanı, aynı zamanda İsviçre'de maden yatakları konusunda dersler vererek uluslararası alanda da adından söz ettirdi.
Süleyman Türkünal'ın yer bilimine sunduğu katkılar ve dönüm noktaları şunlardır:
- Lozan Üniversitesi'nde tamamladığı jeoloji ve fen lisansı eğitimleri (1945)
- Doğu Anadolu'nun sarp sınır bölgesinde yürüttüğü haritalandırma çalışmaları (1947)
- Cenevre Üniversitesi bünyesinde savunduğu Hakkari ve Başkale jeolojisi üzerine doktora tezi (1952)
- Ayvalık Karahayıt bölgesinde yürüttüğü ve kendisine doçentlik kazandıran magnetit cevherleşmesi araştırmaları (1958)
Yaşamının son anına kadar yer bilimlerine ve vatanına katkıda bulunmayı ilke edinen araştırmacı, 14 Haziran 1998'de vefat etmiştir. Onun bilimsel mirası, günümüzde de yer bilimi öğrencilerine rehberlik etmeyi sürdürmektedir.