Modern bilimkurgu edebiyatının gidişatını kökten değiştiren Stanisław Herman Lem, 12 Eylül 1921 tarihinde Ukrayna'nın Lviv şehrinde dünyaya gözlerini açtı. Tıp doktoru Samuel Lem ve Sabina Woller çiftinin evladı olarak hayata başlayan yazar, zekasıyla edebiyat dünyasını derinden etkiledi. Henüz on iki yaşında yazmaya başladı. İlk aracı ise babasının armağanı olan daktiloydu. Başak burcunun titizliğini ve entelektüel merakını taşıyan bu genç zihin, tıp eğitiminden sibernetiğe uzanan geniş bir alanda kendini yetiştirdi. Yapıtları hayal gücünü besledi. İkinci Dünya Savaşı'nın getirdiği yıkıcı koşullara rağmen, hayal gücünü ve bilimsel merakını hiçbir zaman kaybetmedi.
Savaşın Gölgesinden Tıp Doktorluğuna Uzanan Zorlu Yıllar
Lem'in gençlik yılları, dönemin acımasız siyasi olaylarıyla sarsıldı. Yazar, 1940'ta Lviv Üniversitesi bünyesinde tıp eğitimi almaya başladı. Ne var ki, Sovyetler Birliği'nin Polonya topraklarını işgal etmesiyle bu eğitim yarıda kaldı. 1941 senesine dek sürdürebildiği tıp tahsili, Alman işgali nedeniyle tamamen kesintiye uğradı. Yahudi kökenleri yüzünden tutuklandı. Zorlu Nazi kamplarında kaldı. Hayatta kalabilmek adına otomobil tamirciliği, kaynakçılık ve elektrik teknisyenliği gibi fiziksel güç gerektiren işlerde çalıştı. İkinci Dünya Savaşı sona erdiğinde, hayata tutunmak için yeni bir yol çizdi.
Krakow'a 1946 yılında yerleşen genç Lem, yarım kalan tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak doktor unvanını kazandı. Bu dönemde hekimliğin yanı sıra edebiyata ve bilimsel yöntem araştırmalarına da ilgi duyuyordu. Şiirler yazdı, bilim felsefesi alanında kuramsal çalışmalar yaptı. İlk bilimkurgu eseri olan Marslı Adam (Czlowiek z Marsa) isimli romanını 1946'da dergilerde tefrika ettirmeye başladı. Çeşitli mecmualarda yayımlanan şiir ve hikayeleri, onun edebiyat dünyasında adını duyurmasını sağladı. Lem, 1953 yılında yaşamını tıp eğitimi alan Barbara Leśniak ile resmi olarak birleştirdi. Bu mutlu evlilikten 1968 yılında Tomasz Lem adında bir oğulları dünyaya geldi.
Edebi Deha ve Solaris'in Küresel Yankıları
Stanisław Lem, sadece klasik kurgular yazmakla kalmadı; sibernetik, bilim felsefesi ve edebiyat eleştirisi gibi alanlarda derin izler bıraktı. Kendi anadili olan Lehçe ile kaleme aldığı eşsiz külliyatı, yıllar içerisinde dünya genelinde kırk birden fazla dile başarıyla çevrilerek otuz milyon barajını aşan devasa bir satış rakamına ulaştı. Kariyerinin zirvesini simgeleyen Solaris, insan zihninin yabancı bir zeka karşısındaki çaresizliğini anlatan zamansız bir başyapıt haline geldi. Bu muazzam eser, 1972 yılında sinema dehası Andrey Tarkovski tarafından gümüş ekrana aktarıldı ve dünya çapında büyük bir yankı uyandırdı. Yıllar sonra, 2002'de yönetmen Steven Soderbergh de George Clooney'nin başrolünde yer aldığı yeni bir uyarlamayla eseri modern sinemaya kazandırdı. Lem, bu başarılarıyla çok sayıda üniversiteden fahri doktora alırken, ulusal ve uluslararası arenada saygın ödüllerle onurlandırıldı.
Avusturya'da 1991 yılında prestijli Franz Kafka Ödülü'ne layık görülen dahi yazar, 1996 senesinde ise Polonya devletinin hem sivil hem askeri personele sunduğu en yüksek paye olan Beyaz Kartal Nişanı ile onurlandırıldı. Hayal gücünün sınırlarını zorlayan eserlerinde geleceği öngören yazar, insanlığın evrendeki yerini sorgulamaktan asla vazgeçmedi.
Zengin Bir Külliyat ve Ebedi Veda
Usta yazar, 27 Mart 2006 tarihinde Polonya'nın Kraków kentinde 85 yaşındayken hayata gözlerini yumdu. Cenazesi Kraków'daki tarihi Salwator Mezarlığı'na defnedildi. Sanatçının mezar taşında Anton Çehov'un meşhur Üç Kızkardeş tiyatro oyununda geçen ve kendi felsefesini de tam anlamıyla yansıtan Latince 'Feci, quod potui, faciant meliora potentes' vecizesi kazılıdır. Türkçe karşılığıyla 'Ben elimden geleni yaptım, daha iyi yapabilen buyursun yapsın' anlamına gelen bu ifade, onun yaşam felsefesinin en net yansımasıdır.
Yarım asrı aşan aktif yazarlık kariyerinde bilimkurgunun seyrini değiştiren birçok eser bırakan yazarın kronolojik sırayla bazı önemli yapıtları şunlardır:
- Marslı Adam (Czlowiek z Marsa - 1946)
- Dönüşüm Hastanesi (1947)
- Astronot (Astronauci - 1951)
- Yıldız Güncesi (1957)
- Aden (1958)
- Soruşturma (1959)
- Küvette Bulunan Günce (1961)
- Solaris (1961)
- Yıldızlardan Dönüş (1961)
- Hayali Büyüklük (1964)
- Yenilmez (1964)
- Siberya (1965)
- Gelecekbilim Kongresi (1968)
- Sahibinin Sesi (1968)
- Mükemmel Boşluk (1971)
- İnsanın Bir Dakikası (1978)
- Kör Talih (1999)
- Dünya'da Barış (2000)
- Ölümlü Makineler (2001)
- Fiyasko (2002)
