Hayatı ve eğitimi
Andrey Arsenyeviç Tarkovski, 4 Nisan 1932'de Sovyetler Birliği'nde doğdu. Şair Arseniy Tarkovski'nin oğludur. Tüm zamanların en büyük ve en etkili film yönetmenlerinden biri sayılır; yavaş ve şiirsel sinemanın önde gelen temsilcileri arasındadır. Sovyet Film Okulu VGIK'e girmeden önce müzik ve Arapça eğitimi aldı. VGIK'te öğrencilerini bireysel yeteneklerini geliştirmeye teşvik eden saygın yönetmen Mikhail Romm'un öğrencisi oldu.
Sovyet dönemi filmleri
Uluslararası sinema arenasında ilk uzun metrajlı filmi İvan'ın Çocukluğu (1962) ile dikkat çekti ve Venedik Film Festivali'nde büyük ödül kazandı. İkinci Dünya Savaşı'nda on iki yaşında bir casusu anlatan film, ikinci yapımı için büyük beklenti yarattı. İkinci filmi Andrey Rublyov (1966) 1971'e kadar Sovyet yetkililerce yasaklı kaldı; Cannes Film Festivali'nde ödül almaması için festivalin son günü sabah dörtte gösterilmesine rağmen bir ödül kazandı. 1972'de Stanisław Lem'in romanından uyarlanan Solaris'i çekti. Film, Stanley Kubrick'in 2001: Bir Uzay Destanı'na Sovyetlerin yanıtı olarak görüldü, ancak Tarkovski bunu hiçbir zaman kabul etmedi. 1975'te çektiği Ayna (Zerkalo) ise yeniden resmî engellere takıldı; yönetmenin çocukluk anıları ve savaş üzerine kurulu film, birçok otorite tarafından yasaklanması gereken bir yapım olarak görüldü.
Stalker (İz Sürücü, 1979), ilk versiyonun bir laboratuvar kazasında yok olması üzerine düşük bütçeyle yeniden çekilmek zorunda kaldı. Tarkovski sinemasının belirgin özellikleri olan ağır ve uzun planlar, özenli kompozisyonlar ve derin anlamlı diyaloglar bu filmde en iyi biçimde kullanılır.
Sürgün yılları
Resmî makamların izniyle İtalya'da çektiği Nostalji (1983), sıla özleminin dışa vurulduğu ve sürgünde çevirdiği ilk filmi oldu. Son filmi Kurban'ın (1986) çekimlerini İsveç'te, Ingmar Bergman'ın ekibiyle tamamladı. Film aynı yıl Cannes Film Festivali'nde dört ödül aldı. Tarkovski, 1986 Aralık ayında Paris'te öldü. 1990'da sinema sanatına katkısı ve evrensel insanî değerleri savunan yenilikçi filmleri nedeniyle Lenin Ödülü verildi.
Sovyet yönetiminin tutumu
Tarkovski, mektuplarında ve yakın çevresinin tanıklığında Sovyet ideolojisinin kurbanı olarak görülse de, bu durumun glasnostun yarattığı politik atmosferle ilgisi olduğu da düşünülmüştür. Sistem ona ayrıcalık tanımamış olsa da filmleri yasaklanan Aleksandr Askoldov veya Kira Muratova gibi yönetmenlerin gördüğü baskıyı görmemiş, Sergey Paradjanov gibi yargılanıp hapsedilmemiştir. 1970'lerdeki işsizlik döneminde bile film planlamaya, senaryo yazmaya ve 1977'de Hamlet'i sahneye koymaya fırsat bulmuştur.
Kaynakça: Bu biyografi, Vikipedi'deki Andrey Tarkovski maddesinden yararlanılarak hazırlanmıştır. Metin CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
