Amerika Birleşik Devletleri tarihinin en fırtınalı dönemlerinden birine yön veren Andrew Jackson, 15 Mart 1767 tarihinde Waxhaw bölgesinde hayata gözlerini açtı. İngiliz işgaline karşı verilen Amerikan Bağımsızlık Savaşı sırasında tüm ailesini yitiren Jackson, henüz çocuk yaşta esir kampı gerçeğiyle yüzleşti. Bu zorlu yıllarda yaşadığı travmalar ve bir subayın çizmelerini silmeyi reddettiği için yüzünde açılan kılıç yarası, onda ömür boyu sürecek bir İngiliz düşmanlığı doğurdu. Hırslı yapısı ve askeri dehasıyla öne çıkan Jackson, halk tabanından gelerek ülkenin yedinci başkanı olmayı başardı. Sıradışı yaşam tarzı ve tartışmalı kararlarıyla Amerikan siyasi tarihine derin izler bıraktı.
Savaş Alanlarından Hukuk Kürsüsüne
Savaşın ardından Tennessee bölgesine geçiş yapan Andrew Jackson, burada hukuk eğitimi aldıktan sonra 1788'de savcılık görevine atandı. Yeni kurulan eyaletin anayasa meclisinde görev alarak siyaset sahnesine adım atan bu kararlı genç, kısa sürede hem Temsilciler Meclisi hem de Senato üyesi olmayı başardı. 1798 yılından itibaren ise Tennessee Yüksek Mahkemesi'nde hakimlik cübbesini giydi. Dönemin devlet başkanı Thomas Jefferson ile yaşadığı sert fikir ayrılıkları, Jackson'ı aktif siyasetten bir süre uzaklaştırdı. Bu dönemde tarıma yönelerek kendi çiftliğini yönetti.
Ancak onun hayatı sadece duruşma salonlarında veya tarlalarda geçmedi. Jackson, kaburgalarını delen ve kalbini kıl payı ıskalayan kurşun yaralarıyla dolu meşhur düellolara katıldı. Bitmek bilmeyen mide ağrılarına rağmen mücadeleden asla vazgeçmedi. Askeri alandaki kararlılığı ve dayanıklılığı nedeniyle halk ona "İhtiyar Ceviz" takma adını verdi. Özellikle İngilizlere karşı kazanılan 1812 Savaşı'ndaki başarıları, onu ulusal kahraman haline getirdi.
Beyaz Saray'da Güç Dengelerinin Değişimi
Askeri başarıların getirdiği popülerlik, Jackson'a Beyaz Saray kapılarını araladı. İlk seçim yarışında John Quincy Adams karşısında kaybetse de, 1828 yılındaki rövanşta rakibini mağlup ederek başkanlık koltuğuna oturdu. 4 Mart 1829'da göreve başlayan Jackson, elitist doğu eyaletlerinden gelmeyen, üniversite mezunu olmayan ve zenginlikten uzak ilk ABD başkanı olarak tarihe geçti. Göreve gelişi onuruna düzenlenen taşkın ve gürültülü kutlama partisi, Amerikan elitleri için adeta bir siyasi sarsıntı niteliğindeydi.
Jackson, iktidarı süresince güney ve batı bölgelerindeki çiftçilerin haklarını öncelikli hale getirdi. Göreve geldikten sonra mevcut bürokratların yerine kendi taraftarlarını yerleştirerek Amerikan siyasi tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir kadrolaşma ve kayırıcılık dönemi başlattı. Demokratikleşmenin bir adımı olarak gördüğü bu sistem sayesinde siyasi mekanizmaların halk tabanına açıldığını savundu. 1832 yılında gerçekleştirilen seçimleri de kazanan tecrübeli siyasetçi, 1837 yılına kadar başkanlık görevini sürdürdü.
Tarihe Yön Veren Kararlar ve Mirası
Görev süresi boyunca birçok kritik gelişmeye imza atan Jackson, köle sahibi bir Güneyli olmasına karşın eyaletlerin ayrılıkçı politikalarına karşı durdu. Eyaletlerin hak doktrinini reddederek, tepki çeken vergi yasasını uygulamak amacıyla federal birlikleri Güney Karolina'ya sevk etti. Bunun yanı sıra ülkedeki finansal sistemi kökten değiştirmek adına Amerikan Merkez Bankası'nı tasfiye etti.
Onun dönemine damga vuran en tartışmalı adım ise beyaz yerleşimcilerin talebi doğrultusunda yürürlüğe koyduğu Kızılderili Tehcir Yasası oldu. Bu yasa çerçevesinde binlerce Amerikan yerlisi, ülkenin güneydoğusundan Mississippi'nin batısına doğru zorla göç ettirildi. Büyük can kayıplarına yol açan bu göç dalgası, Jackson'ın hanesine en çok eleştirilen icraat olarak yazıldı.
Amerikan tarihinin gidişatını değiştiren Andrew Jackson'ın öne çıkan bazı özellikleri ve politikaları şunlardır:
- Eğitimli ve zengin elit zümreden gelmeyen ilk Amerikan başkanı olması,
- Bürokraside kendi yandaşlarını atayarak tarihteki en büyük kayırıcılık sistemini başlatması,
- Güneydoğu'daki yerli nüfusu zorunlu göç ettiren trajedi dolu tehcir politikasını yürürlüğe koyması,
- Finansal yapıyı dönüştürmek amacıyla Amerikan Merkez Bankası'nı tamamen ortadan kaldırması,
- Güneyli ve köle sahibi bir lider olmasına rağmen federal birliği korumak için sert tedbirler alması.
İki dönemlik başkanlığın ardından Hermitage adını verdiği çiftliğine dönen deneyimli devlet adamı, sahne arkasında kalmayı tercih etse de ulusal siyasetteki ağırlığını korudu. Demokrat Parti'nin kuruluş sürecine doğrudan katkı sağlayan lider, kendisinden sonraki başkanlara da akıl hocalığı yapmaya devam etti. Eşi Rachel Donelson'ı 1828 yılında, başkan seçilmesinin hemen ardından kalp krizinden kaybeden Jackson, 8 Haziran 1845'te Nashville'de 78 yaşında hayata veda etti.
Uzun yıllar boyunca 20 dolarlık banknotların üzerinde portresi yer alan Andrew Jackson'ın resmi, 2016 yılında Hazine Bakanı Jack Lew tarafından yapılan bir açıklamayla Harriet Tubman'ın resmiyle değiştirilmek istendi. Ancak bu değişim, 2020 yılı için planlanmış olsa da dönemin ABD Başkanı Donald Trump'ın onay vermemesi nedeniyle gerçekleşmedi.
