Türkiye'nin yakın tarihindeki en hüzünlü ve sarsıcı olaylardan birinin merkezinde yer alan Sıddık Bilgin, 1984 yılında henüz 30 yaşındayken Bingöl'ün Genç ilçesindeki görev yerinde hayatını kaybeden bir öğretmendir. Genç ilçesine bağlı Dedebağ köyünde öğretmenlik yapan ve o dönem bölgede görevli bir eğitimci olarak tanınan Bilgin, asılsız bir ihbar neticesinde PKK'ya yardım ve yataklık iddiasıyla gözaltına alındı. Sorgulama sürecinde maruz kaldığı ağır işkenceler, maalesef genç öğretmenin yaşamını yitirmesiyle sonuçlandı.
Karanlık Gecenin Ardından Gelen Örtbas Girişimi
Bilgin'in karakoldaki sorgusu esnasında vefat etmesi üzerine yetkililer panik içinde duruma hukuka aykırı çözümler aradılar. Suveren Jandarma Karakol Komutanı Yüzbaşı Ali Şahin, yaşanan bu trajik ölümü gizlemek adına akılalmaz bir plan hazırladı. Şahin, talihsiz öğretmenin cansız bedenine kaçmaya çalışırken vurulduğu süsü verilmesini emretti. Bu amaçla kurşunlanan ceset, karakolun bahçesine gizlice gömüldü.
Yedi Ay Süren Arayış ve Adalet Mücadelesi
Yaşananların peşini bırakmayan acılı aile, Sıddık Bilgin'in akıbetini öğrenebilmek için kararlı bir arayış başlattı. Ailenin büyük bir ısrarla yürüttüğü bu takip sayesinde, kayıp öğretmenin naaşı tam yedi ay sonra gömüldüğü karakol bahçesinde bulundu. Gizlenen bu vahşetin günyüzüne çıkmasıyla birlikte konu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşındı. Bu gelişme, aynı zamanda adaletin aranmasında kritik bir adım oldu.
Yedi Yıllık Yargı Süreci ve Hüküm
Eşinin öncülüğünde açılan dava, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü ve yedi yıl boyunca sürdü. Ayrıca davanın sanıkları askeri personelden oluşmaktaydı. Bu isimler arasında şu kişiler yer almaktaydı:
- Yüzbaşı Ali Şahin
- Üsteğmenler Ümit Erol ve Eriş Bilgin
- Astsubaylar İbrahim Yıldız Görür ve Mehmet Acar
- Er Sakıp Ay
Uzun yargılama sürecinin sonunda, sanıklardan sadece Yüzbaşı Ali Şahin ceza aldı. Mahkeme, Şahin'e 11 ay hapis ve 9 ay görevden men cezası verdi.