Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş döneminde adalet sistemi ve yasama organında önemli görevler üstlenen hukukçu ve siyasetçi Süreyya Örgeevren, 1888 yılında Sındırgı'da dünyaya gözlerini açtı. Örge Evren adıyla da bilinen hukukçu, İstanbul Hukuk Mektebi mezunudur. Mezuniyetinin ardından ülkenin dört bir yanında savcılık ve hâkimlik yaparak çok partili döneme kadar uzanan kariyeriyle Türk siyasi hayatında derin izler bıraktı.
Hukuk Adamlığından Parlamento Kürsüsüne
Meslek hayatına hukukçu olarak adım atan Süreyya Örgeevren, adli teşkilatın farklı kademelerinde önemli sorumluluklar üstlendi. İstanbul'daki yüksek hukuk eğitimini tamamlamasının ardından sırasıyla Razlıp ve Taşoz ilçelerinde savcılık görevlerini yürüttü. Hukuk alanındaki birikimini Anadolu'nun farklı köşelerine taşıyarak Edremit Savcılığı, Karahisar-ı Sahip Bidayet Mahkemesi Başkanlığı ve Hayrabolu Hakimi Münferit Yardımcılığı makamlarında bulundu. Hukuki mücadelesini dava vekili olarak da sürdürdü. Ardından Aydın Sulh Hâkimliği görevine atandı. Adalet mekanizmasındaki bu yoğun mesainin ardından yönünü siyasete çevirdi. Yasama meclisinde uzun yıllar halkın sesi olan deneyimli hukukçu, farklı dönemlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında çalışmalar yürüttü:
- İkinci Dönem Karesi Milletvekilliği
- Dördüncü Dönem Aksaray Milletvekilliği
- Beşinci, Yedinci ve Sekizinci Dönem Balıkesir Milletvekilliği
- Altıncı Dönem Bitlis Milletvekilliği
Şark İstiklal Mahkemesi Savcılığı ve Tarihî Tanıklıklar
Süreyya Örgeevren'in kariyerindeki en hassas dönemlerden biri, İkinci Dönem Şark İstiklal Mahkemesi'nde üstlendiği savcılık görevidir. Genç Cumhuriyet'in en fırtınalı yıllarında bu kritik merciide savcı olarak görev alan Örgeevren, tarihi öneme sahip davaların merkezinde yer aldı. Görevi esnasında şahit olduğu olayları, edindiği tecrübeleri ve mahkeme sürecine dair gözlemlerini yıllar sonra kamuoyuyla paylaştı. İstiklal Mahkemesi bünyesinde yürüttüğü bu zorlu göreve dair çarpıcı anılarını ilk olarak 1957 yılında Dünya Gazetesi'nde tefrika halinde yayımladı. Dönemin hafızasına ışık tutan bu yazılar yoğun ilgi gördü.
Edebî Yönü ve Eserleri
Gazete sayfalarında kalan bu anılarını daha sonra genişleterek kitaplaştıran yazar, Türk yakın tarih yazımına çok değerli vesikalar kazandırdı. Kaleme aldığı hatıralarını Şeyh Sait İsyanı ve Şark İstiklal Mahkemesi Vesikalar, Olaylar, Hatıralar başlığı altında toplayarak kitap halinde neşretti. Bu eser, sonraki dönemlerde farklı yayınevleri tarafından da benzer isimlerle okurlara ulaştırıldı. Örgeevren'in entelektüel üretimi sadece tarihî hatıratlarla sınırlı kalmadı. Edebî alanda da kalem oynatan çok yönlü siyasetçi, Ege'nin efsanevi figürünü konu alan Çakırcalı (Çakıcı) Mehmet Efe isimli bir kitap yazdı. Sanata ve şiire duyduğu ilgiyi de somutlaştıran Örgeevren, 1942 yılında Gürtel Halk Şiirleri adını verdiği şiir kitabını yayımlayarak edebî kimliğini taçlandırdı. Evli ve dört çocuk babası olan Süreyya Örgeevren, geride zengin bir hukuki, siyasi ve edebî miras bırakarak 7 Ağustos 1969 tarihinde hayata gözlerini yumdu.
