Muhammed Şemseddin Yeşil, 27 Mart 1904 tarihinde İstanbul Vilayeti sınırları içerisinde dünyaya gözlerini açmış; Cumhuriyet döneminin ilk yıllarından itibaren din alimi, yazar ve mutasavvıf kimliğiyle öne çıkmış değerli bir şahsiyettir. Hayatı boyunca Samatya sokaklarından İstiklal Mahkemeleri koridorlarına uzanan fırtınalı bir süreçten geçen Yeşil, yazdığı eserler ve cami kürsülerinden yaptığı vaazlarla geniş kitlelerin dimağında yer edinmiştir. Soyu ünlü mutasavvıf Abdülkadir Geylani'ye kadar uzanan Yeşil, hem dini meseleleri tasavvufi bir derinlikle açıklamış hem de eserlerinde, yazılarında ve vaazlarında din ile toplum ilişkisini derinlemesine ele almıştır. 1968 yılında İstanbul'da vefat eden bu üretken yazarın yaşamı, manevi değerleri toplumun her kesimine aktarma gayretiyle şekillenmiştir.
Samatya'dan Sürgün Edilen Genç Bir İmamın Portresi
Yeşil, çocukluğunu İstanbul'un tarihi semtlerinden olan Samatya'da geçirdi. Babası İstanbul Samatya'daki Ağa Hamamı yakınlarında bulunan Hatuniye Camisi imamı Hüseyin Efendi olan yazarın, anne tarafı ise Bolu'nun Hacılar köyünden Hanife Hanım'a uzanmaktadır. Kökleri Bolu'nun Tekke köyüne uzanan Yeşil, henüz yirmi yaşındayken babasının da görev yaptığı Hatuniye Camisi'ne imam olarak atandı. Genç imam, buradaki görevinin henüz birinci yılında İstiklal Mahkemeleri tarafından yargılanma süreciyle karşı karşıya kaldı. Müslüman Türk kadınının iffeti üzerine verdiği bir vaaz nedeniyle hakkında soruşturma açıldı. Dönemin müftüsüyle yaşanan derin anlaşmazlık neticesinde imamlık vazifesinden ayrılmak zorunda kaldı. Bu olaydan iki sene sonra, ilgili görevler vakıflara devredilince Muhsine Hatun Camisi'nde tekrar göreve başladı. 1936-1951 yılları arasında ise Bayezid-i Cedid Camisi'ndeydi.
Mecmua Sayfalarından Siyaset Meydanına
Cami görevlerinin yanı sıra, 20 Şubat 1947'den itibaren Mehmet Salih Yeşiloğlu ile ortak bir yayına imza attı. İkili, Hakikat Yolu Mecmuası çatısı altında çeşitli fikir yazılarını okuyucularıyla buluşturmaya başladı. Yazarlık faaliyetlerinin yanı sıra aktif siyasete de ilgi duyan Yeşil, 1946'da Millet Partisi veya diğer adıyla MKP'den, 1950'de ise Demokrat Parti'den milletvekili adayı oldu. Her iki seçim yarışında da meclise girmek için çaba gösterse de arzuladığı başarıya ulaşamadı.
Tasavvufi Düşünceleri, Eserleri ve Vefatı
Şemseddin Yeşil, kaleme aldığı yazılarda ve cemaatine verdiği vaazlarda son derece özgün bir çizgi takip etti. Eserlerinde ağırlıklı olarak Kur'an'ın işari tefsiri, dinin toplumla olan ilişkisi ve modern dünyada dinin yeri gibi meselelere odaklandı. Yeşil, kaleme aldığı çalışmalarda ve kürsülerden yaptığı konuşmalarda sıklıkla şu konulara yer vermiştir:
- Kur'an'ın işari tefsiri
- Din ve toplum ilişkisi ile günümüzde dinin rolü
- Tanınmış İslam alimleri ve mutasavvıflar
- Ehl-i beyt sevgisi
Tüm bu konuları tasavvufi bakış açısıyla sundu. Yaşamını din ve tasavvuf çalışmalarına adayan Şemseddin Yeşil, 1968 yılında vefat etti. Naaşı Zeytinburnu sınırları içindeki Silivrikapı Mezarlığı'na defnedildi.