İçeriğe Atla
Şemseddin Sami Frasheri fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Şemseddin Sami Frasheri Kimdir?

Şemseddin Sami kimdir? 1850 Arnavutluk doğumlu yazar, ilk yerli roman Taaşuk-ı Tal'at ve Fitnat'ı kaleme alarak Türk edebiyatında çığır açmıştır.

Diğer adlar: Şemseddin Sami Frasheri, Sami Frashëri, Sami Bey, Şemseddin Sami

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Şemseddin Sami Frasheri Hakkında

Türk ve Arnavut kültür dünyasının en parlak köprülerinden biri olan Şemseddin Sami Frasheri, modern anlamda ilk Türkçe romanı kaleme alarak adını tarihe yazdıran öncü bir entelektüeldir. 1 Haziran 1850 tarihinde Arnavutluk topraklarındaki Frasher köyünde, ailesinin altıncı evladı olarak dünyaya gözlerini açtı. Sami Bey, ömrünü dilbilim ve edebiyata adamıştır. Babası Halil Bey, Berat kökenli tımar beylerindendi. Anne ve babasının vefatından sonra Yanya'ya göç ettiler. 5 Haziran 1904'te henüz 54 yaşındayken İstanbul'da vefat eden bu büyük usta, arkasında bıraktığı anıtsal sözlükler ve ansiklopedilerle kültür tarihimizin en büyük kılavuzlarından biri olmuştur.

Yanya'dan İstanbul'a Uzanan Çok Dilli Eğitim Yılları

Genç yaşta öksüz ve yetim kalan Şemseddin Sami, kardeşleriyle birlikte Yanya'ya taşınarak yaşamında yeni bir sayfa açtı. Bölgenin en prestijli eğitim kurumlarından olan Zassimaia Skoli adlı Rum okuluna kaydoldu. Sami Bey, burada son derece kapsamlı bir Batı eğitimi aldı. Sekiz yıllık bu zorlu okulu, üstün başarısı sayesinde yedi yılda tamamlayarak 1868 senesinde mezun oldu. Okul yıllarında antik ve modern diller üzerine yoğunlaştı. Zassimaia bünyesinde şu dilleri öğrendi:

  • Eski ve Yeni Yunanca
  • Latince
  • Fransızca
  • İtalyanca

Bu zengin Batı eğitiminin yanı sıra, Yakub Efendi gibi devrin seçkin müderrislerinden özel olarak Arapça ve Farsça dersleri de aldı. Eğitim hayatından üç sene sonra, 1871 yılında imparatorluğun payitahtı olan İstanbul'a gelerek Matbuat Kalemi bünyesinde memuriyet hayatına başladı. İlk yıllarda bir yandan resmi görevini yürütürken diğer yandan 'Genel Tarih' adlı bir eser yazdı. Ancak ne yazık ki bu ilk çalışması hiçbir zaman basılma imkanı bulamadı. Yazarın basılan ilk eseri, 1872 yılının yaz aylarında neşredilen ve Madame de Saint Oune'dan tercüme ettiği 'Tarih-i Mücbel-i Fransa' isimli çeviri kitap oldu.

Basın Hayatı, Sürgünler ve İlk Türkçe Romanın Doğuşu

Sami Bey, gazetecilik alanındaki asıl çıkışını Tanzimat bürokrasisine muhalif olan Yeni Osmanlılar cemiyetine katılarak yaptı. 1872'de bu grubun öncülerinden Ebüzziya Tevfik ile çalışmaya başladı. Hadika ve Sirac gazetelerinde görev alan yazar, Ebüzziya'nın Rodos'a sürgün edilmesi üzerine bu yayınların yönetimini devraldı. 1873 yılının sonlarına doğru tefrika halindeki meşhur eseri Taaşuk-ı Tal'at ve Fitnat'ı tamamlayarak Türk edebiyatının ilk yerli roman yazarı unvanına kavuştu. Tiyatro alanında da eserler veren Sami Bey, Şahname'den esinlenerek 'Sübhab' adında bir dram yazdı fakat dönemin sahne şartlarına uymadığı düşüncesiyle bunu yayımlamaktan vazgeçti. Benzer şekilde kaleme aldığı 'İskat-ı Cenîn' ve 'Rekabet' adlı romanlarını da gün yüzüne çıkarmadı.

1873 yılında Hadika gazetesini kendi adına çıkarmaya başlasa da gazete kısa süre sonra kapatıldı. Bunun üzerine tiyatro çevirilerine yönelerek 'İhtiyar Onbaşı' ve 'Galetee' eserlerini Türkçeye kazandırdı. Bu oyunların sahnelenmesi büyük ilgi toplarken, aynı dönemde Besa (Ahde Vefa) adlı kendi tiyatro oyununu da seyirciyle buluşturdu. 1874 yılında bilinmeyen bir sebeple Trablusgarp'a giden yazar, orada Samipaşazade Sezai'nin babası Sami Paşa'nın idaresindeki resmi vilayet gazetesini dokuz ay boyunca başarıyla yönetti. İstanbul'a döndükten sonra da gazetecilik faaliyetlerine ara vermedi. Mihran Efendi ile birlikte ünlü Sabah gazetesini kurarak basında kalite standartlarını yükseltti. Ebüzziya Tevfik için Rodos'ta sürgündeyken 'Muharrir' dergisini yayına hazırlayan Şemseddin Sami, 1877 yılında mühürdar olarak gittiği Rodos'ta ve ardından katıldığı askeri komisyonda önemli devlet görevleri üstlendi.

Ansiklopedicilikten Sözlük Devrimine: Edebi Mirası ve Aile Yaşamı

Şemseddin Sami, gazete dünyasından yavaş yavaş uzaklaşarak kendisini tamamen bilimsel ve sözlük çalışmalarına adadı. 1880 yılında ilk Türk kadın dergisi olan Aile'yi kurdu, hemen ertesi sene ise halkı bilgilendirmeyi amaçlayan Hafta dergisini neşretti. 1882 yılında hazırladığı Kamus-ı Fransevi ile sözlükçülük alanındaki dehasını kanıtlayan Sami Bey, asıl büyük devrimini 1889'da çıkarmaya başladığı devasa ansiklopedisi Kamusu'l-Alam ile yaptı. Tarih ve coğrafya alanında o güne dek hazırlanmış en kapsamlı modern Türkçe ansiklopedi olan bu dev eser, ona Türkiye'de 'ansiklopedicilerin babası' unvanını kazandırdı.

Özel yaşamında da hareketli dönemler geçiren Sami Bey, 1894 yılında Emine Veliye Hanım ile dünya evine girdi. Kayınpederinin Kandilli'deki yalısına yerleşen yazar, eşinin vefatından sonra kardeşinin dul kalan eşi Belkıs Hanım ile evlenerek aile birliğini korudu. Ömrünün son yıllarında Erenköy'deki köşkünde inzivaya çekilen yazar, burada Türk dilinin en temel direklerinden olan Kamus-i Arabi ve anıtsal eseri Kamus-i Türki sözlüklerini tamamladı. İkizler burcu olan ve 5 Haziran 1904'te aramızdan ayrılan Şemseddin Sami, bıraktığı eşsiz dil mirasıyla Türk kültürünün ebedi rehberlerinden biri olmaya devam etmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Şemseddin Sami Frasheri kimdir?

Şemseddin Sami kimdir? 1850 Arnavutluk doğumlu yazar, ilk yerli roman Taaşuk-ı Tal'at ve Fitnat'ı kaleme alarak Türk edebiyatında çığır açmıştır.

Şemseddin Sami Frasheri ne zaman doğdu?

Şemseddin Sami Frasheri, 1 Haziran 1850 tarihinde doğdu.

Şemseddin Sami Frasheri nerede doğdu?

Şemseddin Sami Frasheri Frasher, Arnavutluk doğumludur.

Şemseddin Sami Frasheri ne zaman vefat etti?

Şemseddin Sami Frasheri 5 Haziran 1904 tarihinde hayatını kaybetti.

Şemseddin Sami Frasheri hangi alanda tanınır?

Şemseddin Sami Frasheri, yazar olarak tanınır.