Selman Ada, 24 Şubat 1953'te Adana'nın Ceyhan ilçesinde dünyaya geldi. Besteci, piyanist ve orkestra şefi kimliğiyle Türk müzik tarihinde özgün bir yer edinen Ada, yedi yaşından itibaren eser üretmeye başladı. Radyoda ilk besteleri yayımlandığında henüz bir ilkokul çocuğuydu; bu erken başlangıç, ona hem olağanüstü bir kariyer hem de müzik tarihinde kalıcı kayıtlar kazandırdı.
Paris'te Bir Çocuk Dehanın Yükselişi
1965 yılında, o dönem Türkiye'de uygulanan Harika Çocuk Yasası kapsamında ailesiyle birlikte Paris Ulusal Yüksek Konservatuvarı'na gönderildi. Sadece 12 yaşındayken kaleme aldığı Solfej Metodu ile Fransa müzik eğitimi tarihine adını yazdırdı. 1971'de bu köklü kurumdan mezun oldu.
Piyano eserleri söz konusu olduğunda, Ada'nın üretkenliği göz ardı edilemez. 1960 tarihli Piyano İçin Kırk Haramiler'den başlayarak onlarca parça kaleme aldı; bunların büyük bölümü Strube Verlag München-Berlin yayınevi tarafından basıldı. 1964'teki Köçekçe, 1973'teki tek bölümlü sonat Nişabur ve 1994'te yayımlanan Asimagies (Sihr-i Şark) bu dönemin öne çıkan eserleri arasında sayılabilir.
Türkiye'de ve Avrupa'da Orkestra Şefliği
1973'te İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nde asistan olarak göreve başlayan Ada, aynı yıl İstanbul Opera Orkestrasını yönetti. Bu görevle birlikte dünyanın en genç opera orkestra şefi olarak tarihe geçti; atandığında yalnızca 20 yaşındaydı. 1979'da Ankara Devlet Opera ve Balesi'nde Genel Müzik Direktörü oldu.
1980'de yeniden Paris'e döndü; Ecole Normale Supérieure de Musique'te opera korrepetitörlüğü ve orkestra yönetimi bölümünü bizzat kurdu. 1987'de İstanbul'a dönerek Opera ve Balesi'nde orkestra şefliği görevini sürdürdü. Kısa bir süre İzmir Operasında çalışmasının ardından 2002'de Mersin Devlet Opera ve Balesi'nde genel müzik direktörü oldu.
Kurumsal Atamalar ve Eser Mirası
15 Ekim 2011'de Samsun'da İlkadım Sanat Merkezi'ni kurdu. 24 Temmuz 2014'te İstanbul Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü ve Sanat Yönetmenliği görevine atandı. Türkiye ve çeşitli Avrupa ülkelerinde binden fazla temsil, konser ve resitalde sahne aldı.
Operaları arasında 1990 yılından Ali Baba ve 40 Haramiler ile 2002'den Aşk-ı Memnu öne çıkar; her ikisi de iki perdelik yapıtlardır. Tüm eserlerinin toplu olarak basıldığı ilk Türk besteci olma özelliğini koruyan Ada, Türk müzik kültürüne hem icracı hem de yaratıcı bir sanatçı kimliğiyle katkı sunmaya devam etmektedir.
