İçeriğe Atla
Selahattin İçli fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Selahattin İçli Kimdir?

Selahattin İçli, 1923 İstanbul doğumlu hekim ve bestecidir. Ünlü sanatçı, Zeytin Gözlüm gibi 149 eseriyle Türk müziğine yenilikçi bir soluk getirmiştir.

Diğer adlar: Selahattin Icli, Selahattin İcli

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Selahattin İçli Hakkında

Türk sanat müziğinin modernleşme sürecine yenilikçi besteleriyle yön veren hekim ve bestekâr Selahattin İçli, 6 Ekim 1923 tarihinde İstanbul Beşiktaş’ta dünyaya geldi. Çocukluk yıllarından itibaren babasının zengin musiki arşiviyle yetişen sanatçı, tıp doktorluğu mesleğini icra ederken aynı zamanda ürettiği benzersiz eserlerle geleneksel melodileri çağdaş bir anlayışla harmanladı. İstanbul ve Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde uzun yıllar hekimlik yaptıktan sonra akademik kariyerine konservatuvarda devam eden sanatçı, ardında Zeytin Gözlüm gibi hafızalara kazınan yüzlerce ölümsüz eser bırakarak 14 Ekim 2006’da aramızdan ayrıldı.

İbrahim ve Zekiye İçli çiftinin en büyük çocuüu olarak dünyaya gelen Selahattin İçli’nin Nimet ve Ümran adlarında iki kız kardeşi vardı. Çocukluğunda evinde yankılanan nağmeler, onun gelecekteki sanatçı kimliğinin ilk tohumlarını attı. Babasının Türk musikisine olan derin ilgisi sayesinde Selahattin’in kulağı klasik eserlerle doldu. Henüz 12-13 yaşlarındayken babasından makam ve usul bilgilerini öğrenmeye başladı. Bu erken dönem eğitimi, ona ilk gençlik yıllarında bestekârlık yolunu açacak oldukça geniş bir repertuar kazandırdı. Ünlü bestekâr Şerif İçli de babasının amca oğluydu. Babasının Susurluk Borasit Madeni’ndeki görevi nedeniyle aile 1927 yılında Susurluk’a taşındı. Selahattin İçli, ilkokulu Susurluk’ta tamamladıktan sonra ortaokul ve lise eğitimini Balıkesir’de yatılı olarak sürdürdü. Lise yıllarında müzik teorisi konusunda henüz sınırlı bilgilere sahip olsa da içindeki yaratıcı dürtüyle beste denemelerine girişti. Henüz 17 yaşındayken imza attığı ilk bestesi, o dönem Ankara Radyosu’nun en sık yayınlanan eserlerinden biri olmayı başardı. 1942 yılında ise hayatında önemli bir dönüm noktası yaşandı. Babasının da yakın dostu olan ve hayranlık beslediği efsanevi besteci Selahattin Pınar ile tanıştı. Bu tanışma onun musiki ufkunu daha da genişletti.

Tıp ile Musikinin Kesiştiği Bir Yaşam

Selahattin İçli, yükseköğrenimini sürdürmek amacıyla girdiği İstanbul Tıp Fakültesi’nden 1949 yılında başarıyla mezun oldu. Tıp eğitiminin yoğun temposuna rağmen musiki çalışmalarını hiçbir zaman aksatmadı. 1943 yılında adım attığı İstanbul Üniversitesi Korosu’nda yaklaşık on yıl boyunca aktif olarak görev aldı. Bu süreçte Kanuni Ekrem Karadeniz’den özel dersler alarak müzik bilgisini derinleştirdi. Konserlerde sesiyle ve uduyla sahne alarak icracı yönünü de güçlendirdi.

Fakülteden mezun olduktan sonra vatan görevini yapmak üzere Çankırı Piyade Atış Okulu’nda tabip olarak askerliğini tamamladı. Askerlik sonrasında, 1953 yılına dek İstanbul’daki özel bir hastanede ve bir şirkette hekimlik yaptı. Mesleki kariyeri onu yeniden çocukluğunun geçtiği topraklara yönlendirdi. Susurluk Belediye Tabibi, Susurluk Şeker Fabrikası Tabibi ve Susurluk Borasit Madeni Tabibi olarak 1961 yılına kadar Balıkesir’de şifa dağıttı.

1961 yılında İstanbul’a geri dönen İçli, özel sektörde bir süre çalıştıktan sonra 1967’de Sosyal Sigortalar Kurumu İstanbul Hastanesi kadrosuna katıldı. Hekimlik kariyerinde idari sorumluluklar da üstlenerek 1981 yılında bu hastanenin Başhekim Yardımcılığı görevine kadar yükseldi. Ancak müzik aşkı onu akademik dünyaya çağırıyordu. Başhekim yardımcılığından ayrılarak İstanbul Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı’nda sanatçı öğretim görevlisi ve başkan yardımcısı olarak göreve başladı. Konservatuvarın İstanbul Teknik Üniversitesi’ne bağlanmasının ardından 1986 yılında profesörlük unvanı alan İçli, Kompozisyon Bölümü Başkanlığına getirildi. Yaş haddinden emekli olana kadar sürdürdüğü bu görevi, emekliliği sonrasında da ders saati ücretli olarak ömrünün son anına kadar büyük bir sadakatle devam ettirdi.

Klasik Kurallardan Yenilikçi Dönüşüme

Selahattin İçli, klasik ekolün yoğun olarak yaşandığı, meşk edildiği ve bestelendiği bir çevrede büyümesine rağmen bu tarzda eser üretmekten kaçındı. Sanatçı, Türk müziğinin özündeki klasik değerlere ve kurallara daima sadık kaldı. Ancak bunları modern bir bakış açısıyla kendi özgün üslubuna adapte etmeyi başardı. Onun bu yenilikçi ve kararlı duruşu, arkasındaki güçlü müzikal altyapıdan besleniyordu. Sağlam repertuar bilgisi ve aldığı nitelikli eğitim, ona geleneksel kalıpların dışına çıkma cesaretini verdi.

Bu sıra dışı ve modern yaklaşım, o dönem statik müzik anlayışını savunan bazı çevreler ve devlet kurumları tarafından sert eleştirilere maruz kaldı. Ancak o, inandığı sanat çizgisinden asla ödün vermedi. 1955 yılında Pınar Atasay ile hayatını birleştiren sanatçının bu evlilikten 1958 yılında Murad isminde bir oğlu dünyaya geldi. Uzun yıllar süren sanatsal katkıları neticesinde İçli, 1998 yılında Devlet Sanatçısı unvanıyla onurlandırıldı. Hekimlik kimliğinin yanı sıra tam 149 seçkin besteye imza atan sanatçı, 14 Ekim 2006 tarihinde İstanbul’da 83 yaşında hayata gözlerini yumdu. Özellikle ses sanatçısı Emel Sayın’ın eşsiz yorumuyla hafızalara kazınan Zeytin Gözlüm adlı eseri, Türk müziğinin en popüler klasiklerinden biri haline geldi.

İçli’nin zengin repertuarından öne çıkan bazı önemli eserler şunlardır:

  • Zeytin Gözlüm (Hüseynî)
  • Gül Açılsın Dudağında Gülüver (Kürdîli Hicazkâr)
  • Hüzün Zaman Zaman Deli Dalgalarla Gelir (Kürdîli Hicazkâr)
  • Ayrılık Var Çıkan Falda (Muhayyer Kürdî)
  • Bir Sabah Bakacaksın ki Bir Tanem Ben Yokum (Kürdîli Hicazkâr)
  • Bitmez Tükenmez Bu Dert Ömür Diyorlar Buna (Kürdîli Hicazkâr)
  • Hoş Geldin Gönül Bahçeme Bahar Yüzlüm Hoşgeldin (Mâhür)

Kültür Dili ve Prozodi Felsefesi

Selahattin İçli, sadece beste üreten bir sanatçı değil, aynı zamanda müziğin felsefesi üzerine kafa yoran üretken bir düşünürdü. 1997 yılındaki çalışmalarında makam ve notaların ötesine geçerek bestekârlık kurumunu sorguladı. Ona göre gerçek bir besteci, geçmişi özümsemeli, bugünü en iyi şekilde değerlendirmeli ve geleceğe uzanmalıdır. Sanatçının hür düşünceli olması gerektiğini savunan İçli, "ne derler" endişesinden uzak durulmasını, cüretkâr ve yaratıcı olunmasını öğütledi. Ancak bu özgürlüğün, besteciye asla saçmalama veya anlamsızlaşma hakkı tanımadığını da ekledi.

Müzik dünyasında sıkça konuşulan "prozodi" kavramına da kendine has net bir tanım getirdi. Prozodiyi, konuşma dilinin tüm ahenk, telaffuz ve vurgu özelliklerinin en kusursuz biçimde müziğe yansıtılması olarak gördü. İçli’ye göre, bir bestecinin her şeyden önce kendi kültür dilini çok iyi konuşabilmesi gerekiyordu. İstanbul Türkçesini bilen ve bizzat kullanan bir besteci için ekstra prozodi kurallarına ihtiyaç kalmayacağını savundu. Yabancı melodilere Türkçe söz yazmanın ya da þnce beste yapıp sonra üzerine söz oturtmaya çalışmanın büyük bir hata olduğunu belirtti. Şiirden yola çıkmayan bestelerin dilin prozodisine uyum sağlayamayacağını, bunun da hafif müzik kulvarında Türkçeye ihanet eden niteliksiz eserlerin türemesine yol açtığını ifade etti.

Sıkça Sorulan Sorular

Selahattin İçli kimdir?

Selahattin İçli, 1923 İstanbul doğumlu hekim ve bestecidir. Ünlü sanatçı, Zeytin Gözlüm gibi 149 eseriyle Türk müziğine yenilikçi bir soluk getirmiştir.

Selahattin İçli ne zaman doğdu?

Selahattin İçli, 6 Ekim 1923 tarihinde doğdu.

Selahattin İçli nerede doğdu?

Selahattin İçli Beşiktaş, İstanbul doğumludur.

Selahattin İçli ne zaman vefat etti?

Selahattin İçli 14 Ekim 2006 tarihinde hayatını kaybetti.

Selahattin İçli hangi alanda tanınır?

Selahattin İçli, besteci olarak tanınır.