Türk sporunun erken dönemlerine yön veren Sedat Ziya Kantoğlu, hem sarı-kırmızılı formayı giyen bir futbolcu hem de aynı zamanda kulübe liderlik eden önemli bir yöneticidir. 1900 yılında Rize'de doğan başarılı spor adamının aile kökleri, Pazar'ın Örnek (Venek) Köyü'ne uzanmaktadır. Kendisi, Lazistan Mebusu Ziya Molla ile Şevkiye Hanım'ın oğludur. Eğitim hayatına Galatasaray Lisesi'nde başlayan başarılı spor adamı, ardından Almanya'daki Hannover Ticaret Mektebi'ni bitirmiştir. Spor dünyasındaki aktif yıllarının ardından 16 Kasım 1971 tarihinde İstanbul'da vefat etmiştir.
Köklü Aile Bağları ve Eğitim Yılları
Sedat Ziya Kantoğlu, nüfuzlu bir aile ortamında büyüdü. Kantoğlu'nun kayınpederi, Türkiye'yi tarihi Lozan Antlaşması'nda başarıyla temsil eden delegasyon ekibinde bulunmuş eski Trabzon Milletvekili Ahmet Muhtar Çilli gibi önemli bir devlet adamıydı. Genç yaşta spora gönül veren Kantoğlu, Galatasaray çatısı altında futbol oynayarak sporculuk kariyerine adım attı. Almanya'da aldığı ticaret eğitimi ise onun ilerleyen yıllarda sergileyeceği yöneticilik becerilerinin temelini oluşturdu.
Galatasaray Başkanlığı ve Yönetim Dönemi
Sedat Ziya Kantoğlu, 1937 yılında Saim Gogen'den devraldığı başkanlık koltuğuyla kulübün dümenine geçti. Galatasaray Spor Kulübü'nde üç dönem üst üste bu onurlu göreve layık görüldü. Sarı-kırmızılı kulübün efsanevi başkanlık yılları, Türk spor tarihinde Güneş kulübünün kuruluşuyla yaşanan büyük ayrışmaya ve camia içindeki son derece hareketli gelişmelere sahne olan kritik bir döneme rastlamıştır. Kantoğlu, 24 Eylül 1938 ve 21 Ekim 1939 kongrelerinde de güven tazeleyerek gücünü korumuştur. Onun döneminde yönetim kurullarında şu önemli isimler yer almıştır:
- İkinci Başkan: Yaşar Yazıcı
- Umumi Katip: Adil Yurdakul
- Muhasip: İhsan Belor
- Veznedar: Bedri Giritlioğlu
- Üyeler: Ömer Besim Koşalay, Ercüment Işıl, Mehmet Ali Aybar ve Saim Gogen
Sedat Ziya Kantoğlu, kulübü çalkantılı süreçlerden başarıyla çıkararak görevini 1939 yılında Nazmi Nuri Köksal'a devretmiştir. Onun sarı-kırmızılı camiaya kazandırdığı kurumsal vizyon, Türk futbol tarihinin ilk dönemlerinde kulübün ayakta kalmasında ve gelişmesinde çok kritik bir rol oynamıştır.
