Türkiye'de atletizm sporunun kurumsallaşması ve yaygınlaşmasında devrim yaratan Ömer Besim Koşalay, 1899 yılında İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Spor kariyerine minderde başlayıp yeşil sahalara, oradan da atletizm pistlerine uzanan çok yönlü bir başarı hikayesine imza atan Koşalay, ülkemizi uluslararası arenada temsil eden ilk öncülerden biri oldu. 1924 ve 1928 yıllarında düzenlenen Olimpiyat Oyunları'na katılarak adını tarihe yazdıran bu sıra dışı figür, getirdiği yenilikler ve kırdığı onlarca rekorla Türk sporunun modern çehresini şekillendirdi.
Minderden Yeşil Sahalara Uzanan Yolculuk
Koşalay'ın spor sevdası, koşu pistlerinden çok daha önce, güreş minderlerinde filizlendi. Genç yaşta başladığı güreş branşında kısa sürede rüştünü ispat etti. Henüz 18 yaşındayken, 1917 senesinde düzenlenen müsabakalarda 52 kilo kategorisinde İstanbul şampiyonluğu unvanını elde etmeyi başarıdı. Bu erken zafer onun spor disiplinini pekiştirdi. Minderdeki bu başarısının ardından yönünü futbola çeviren yetenekli sporcu, dönemin en köklü kulüplerinden Galatasaray Spor Kulübü'nün A futbol takımına kadar yükseldi. Sol açık pozisyonunda görev alarak takımın hücum hattına dinamizm kazandırdı. Atletizm kariyerine adım atmadan evvel futbol sahalarında gösterdiği bu performans, onun süratini ve atletik kapasitesini en üst seviyeye taşıdı.
Pistlerin Efsanesi ve Kırılan Rekorlar
Futbol sahalarındaki koşularını atletizm pistlerine taşımaya karar verdiğinde takvimler 1922 yılını gösteriyordu. 23 yaşında başladığı bu yeni serüven, Türk atletizm tarihinde adeta yeni bir devrin kapılarını araladı. Daha ilk yılında 1500 metre branşında Türkiye rekorunu kırarak büyük bir sansasyon yarattı. Bu başlangıç, gelecekte elde edeceği muazzam başarıların habercisi niteliğindeydi. Aktif spor hayatını sürdürdüğü 13 yıllık süreç boyunca pistlerde fırtına gibi esti. Tam 6 farklı mesafede mücadele ederek toplamda 29 kez Türkiye rekoru kırmayı başarıdı. Üstün performansı sayesinde uluslararası komitelerin de dikkatini çeken Koşalay, 1924 Paris ve 1928 Amsterdam Olimpiyat Oyunları'nda ay-yıldızlı formayı gururla taşıdı. Atletizm dünyasında bıraktığı bu derin izler, genç kuşaklar için kalıcı bir ilham kaynağı oluşturdu.
Kırmızı Eşofman Mirası ve Spor Yöneticiliği
Sadece pistlerdeki başarılarıyla değil, ülkeye kazandırdığı ilklerle de iz bırakan bir sporcuydu. 1924 yılında Türkiye'ye ilk defa eşofman getiren isim olarak tarihe geçti. Bu yenilikçi adımı, Türk spor kültürüne kazandırdığı en önemli değerlerden biri olarak kabul görmektedir. Bu tarihi jestin anısını yaşatmak adına, her yıl İstanbul'da onun ismiyle Kırmızı Eşofman Kros Yarışmaları organize edilmektedir.
Ömer Besim Koşalay'ın spor tarihindeki başlıca dönüm noktaları şunlardır:
- 1917 yılında elde ettiği 52 kilo İstanbul güreş şampiyonluğu,
- Galatasaray Spor Kulübü A futbol takımında sol açık mevkiinde oynaması,
- 1922 yılında 1500 metrede kırdığı Türkiye rekoru,
- 1924 ve 1928 yıllarında Olimpiyat Oyunları'na katılması,
- Türkiye'ye ilk kez eşofman getirerek adına yarışlar düzenlenmesine yol açması.
Sporculuk kariyerini 1935 yılında noktaladıktan sonra da spordan asla kopmadı. Çok sevdiği Galatasaray Spor Kulübü bünyesinde yöneticilik görevlerini üstlenerek kulübün gelişimine idari düzeyde katkı sağladı. Aynı zamanda kalemini de sporun hizmetine sunarak gazetecilik yaptı. Ülke sporuna yön veren bu değerli isim, 11 Kasım 1956 tarihinde, 57 yaşında hayata gözlerini yumdu.