Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde Trabzon'da dünyaya gelen Ermeni kökenli ressam Sarkis Erganyan, Karadeniz kıyılarından Paris akademilerine, oradan da Amerika Birleşik Devletleri'ne uzanan fırtınalı yaşamıyla Türk resim tarihinin en sıra dışı figürlerinden biridir. Sanatçının 1870 yılında Trabzon'da başlayan ve 1950'de St. Louis'de son bulan seksen yıllık ömrü, aynı zamanda göçler, savaşlar ve büyük sanatsal başarılarla şekillenmiştir. Erganyan, zorlu tarihi dönemeçlerin ortasında fırçasını elinden bırakmayarak uluslararası düzeyde kabul görmüş, hem Osmanlı'da hem de Amerika'da derin izler bırakmıştır.
Paris Güzel Sanatlar Akademisi'nden Paris Salonu'na
Trabzon'da geçen çocukluk yıllarının ardından sanat tutkusunun peşinden giden Sarkis Erganyan, 1884 yılında ilk ciddi eğitimini almak üzere İstanbul'un yolunu tuttu. Buradaki temel eğitim sürecini tamamladıktan tam on yıl sonra, dönemin sanat başkenti kabul edilen Paris'e geçiş yaptı. Fransa'da, o yıllarda akademik çevrelerde yakından tanınan Jean-Paul Laurens ve Jean-Joseph Benjamin-Constant gibi saygın isimlerden dersler alarak tekniğini geliştirdi. Yeteneği sayesinde Paris Güzel Sanatlar Akademisi'ne kabul edilen genç ressam, burada ünlü oryantalist ressam Gérôme'un atölyesinde öğrencilik yaptı. Aldığı bu üst düzey akademik eğitimin meyvelerini kısa sürede topladı. Sanatçının özgün yapıtları, 1897 ve 1898 yıllarında prestijli Paris Salonu sergilerinde sanatseverlerle buluştu.
Atlantik Ötesine Sığınış ve Amerikan Vatandaşlığı
Paris'teki parlak kariyer başlangıcına rağmen, memleketinden gelen acı haberler Erganyan'ın hayatını tamamen altüst etti. Hamidiye katliamları sırasında babasını ve erkek kardeşini kaybetmenin derin hüznünü yaşayan sanatçı, 1897 yılında yönünü Amerika Birleşik Devletleri'ne çevirdi ve New York'a sığındı. Amerika'daki ilk yıllarında geçimini sağlamak amacıyla New York Herald gazetesinde kadrolu sanatçı olarak görev yaptı. Sanatsal üretimini burada da sürdüren Erganyan, 1904 yılında düzenlenen St. Louis Dünya Fuarı'nda büyük bir başarı elde etti. Fuar kapsamında sergilenen eseriyle üçüncülük ödülüne layık görülen ressam, bu başarının ardından Amerikan vatandaşlığı hakkını kazandı. Vatandaşlık hakkı elde ettiği süreçte evlendi. Sanatçı, Amerika genelinde pek çok şehirde düzenlenen karma sergilere katılarak ödüller kazanmaya devam etti. Ayrıca bu dönemdeki en önemli sanatsal etkinliklerinden biri, 1905 yılında Oregon'un Portland kentinde düzenlenen sergide iki adet yağlıboya tablosunun sanatseverlerin beğenisine sunulması oldu.
Savaşlar, Göçler ve St. Louis'teki Son Yıllar
Amerika'daki başarılarına rağmen içindeki memleket özlemini dindiremeyen Sarkis Erganyan, 1912 yılında İstanbul'a dönmeye karar verdi. Sanatçı, bugün Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi olarak bilinen İmparatorluk Güzel Sanatlar Akademisi'nde öğretmenlik yaparak genç yetenekleri yetiştirmeyi amaçlıyordu. Ancak bu huzurlu dönem, 1914 yılında I. Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle ani bir şekilde kesintiye uğradı. Savaşın getirdiği güvensizlik ortamından kaçmak isteyen Erganyan, İstanbul'dan ayrılarak Tiflis'e göç etti. Tiflis'te bulunduğu dönemde Bolşevik yönetimine karşı açık bir tavır sergiledi. Ekim Devrimi'nin yarattığı kaos ortamında Rusya'dan da kaçmak zorunda kaldı. Önce İstanbul'a sığındı. Ardından St. Louis'e gitti.
Erganyan'ın yaşam yolculuğunda derin izler bırakmış olan en önemli şehirler şunlardır:
- Sanat eğitimine adım attığı ve yıllar sonra eğitmenlik yaptığı İstanbul
- Akademik çalışmalarını sürdürdüğü ve ünlü hocalardan ders aldığı Paris
- Uluslararası fuarda ödül aldığı, önemli restorasyonlar yaptığı ve son nefesini verdiği St. Louis
Erganyan, 1921 yılında St. Louis Belediye Binası'nda bulunan Frederick Lincoln Stoddard imzalı tarihi fresklerin restorasyon çalışmalarını üstlendi. Bu restorasyon projesini başarıyla tamamladı. Ömrünün geri kalan kısmını tamamen bu şehirde geçiren ve sanatsal çalışmalarına burada devam eden Erganyan, 1950 yılında hayata gözlerini yumdu. Cenazesi Bellefontaine Mezarlığı'na defnedildi. Eserlerinin büyük bir bölümü, bugün hâlâ St. Louis'deki özel ve resmi koleksiyonlarda özenle korunmaktadır.
