Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının üretken kalemlerinden Şahap Sıtkı İlter, 2 Nisan 1915 tarihinde Niğde'de dünyaya gelmiş ve ömrünü adadığı yazı yolculuğunun ardından 3 Eyül 1991'de İstanbul'da vefat etmiştir. Şiir, öykü, tiyatro oyunu ve roman gibi farklı edebi alanlarda eserler veren sanatçı, özellikle geçim sıkıntısı çeken insanların hayatını anlatarak geniş kitlelerce tanınmayı başardı. Yapıtlarında toplumsal eşitsizlikleri, sınıflar arası farkları ve modern şehir insanının iç dünyasındaki derin yalnızlığı ile iç çatışmalarını gerçekçi bir üslubla işledi. Bu temalar onun edebiyat dünyasındaki yerini belirledi.
Eğitim Hayatı ve Bürokrasi Yılları
Annesi Zahide Hanım ve babası A. Sıtkı Bey olan yazar, ilköğrenimine 1926 yılında Niğde Cumhuriyet İlkokulu'nda adım attı. Ortaokul eğitimini 1929 yılında Isparta Ortaokulu'nda tamamlayan İlter, lise eğitimini ise 1936 senesinde Antalya Lisesi bünyesinde başarıyla bitirdi. Yükseköğrenimini Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde sürdüren genç yazar, bu yükseköğretim kurumundan 1941 yılında mezun olmayı başardı. Mezuniyeti öncesinde ve sonrasında devletin çeşitli kademelerinde görev aldı.
Yazarın kariyeri boyunca hizmet verdiği resmi kurumlar şunlardır:
- 1936-1937 yılları arasında çalıştığı Matbuat Müdürlüğü,
- 1937-1940 yılları arasında görev yaptığı Ankara Radyosu,
- 1940-1947 yılları arasında memuriyet yaptığı Milli Eğitim Bakanlığı (MEB),
- 1951-1952 yıllarında görev aldığı Basın Yayın Genel Müdürlüğü,
- 1952-1954 yılları arasında çalıştığı Çocuk Esirgeme Kurumu,
- 1954-1961 yılları arasında hizmet verdiği Ziraat Bankası basım bürosu.
Ziraat Bankası basım bürosundaki görevini 1961 yılına dek sürdüren Şahap Sıtkı, bu tarihte emekliye ayrılarak İstanbul'a yerleşti. Böylece memuriyet hayatını sonlandıran yazar, çalışmalarını artık tamamen yazın dünyasına yönlendirme imkânı buldu.
Dergilerle Gelen Edebi Uyanış ve Başarılar
Yazarın edebiyat dünyasına ilk adımı, 1937 yılında Varlık dergisinde yayımlanan bir şiiriyle gerçekleşti. Şiir türündeki ilk denemelerinin ardından Yaratış, Doğuş ve Varlık dergilerinde kaleme aldığı şiir eleştirileriyle adından söz ettirmeyi başardı. Yayıncılık dünyasına da büyük bir ilgi duyan Şahap Sıtkı, 25 Haziran 1941 tarihinde Ankara'da çıkardığı ve sadece dört sayfadan oluşan Dikmen adlı kültür sanat dergisi ile adını duyurdu. Derginin ilk sayısını Ankara'da çıkardıktan sonra, yazılarını 1959 yılında haftalık olarak yayımlanan Büyük Doğu dergisine taşıdı. Edebi yönelimini zamanla roman ve hikâye türlerine kaydıran yazarın bu alandaki öyküleri Seçilmiş Hikâyeler dergisinde okurlarla buluştu. Bu dönemde yazdığı başarılı roman ve hikâyeler, okurlar ve eleştirmenler tarafından ilgiyle takip edilen yapıtlar arasına katıldı. Yazın hayatındaki en parlak dönemlerinden birini 1970 yılında yaşadı. Kaleme aldığı Acı isimli kitabı ile 1970 Türk Dil Kurumu Öykü Ödülü'nü kazanarak başarısını taçlandırdı. Yazar ayrıca tiyatro alanında da eser üretmeyi ihmal etmedi. Yazdığı Ayrı Dünyalar adlı oyun, 1961 yılında Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenerek izleyicilerle buluştu.
Edebi İzler ve Yazarlığa Veda
Şahap Sıtkı'nın ismi, çağdaşı olan pek çok değerli şair ve yazarın dizelerinde de kendine yer bulmuştur. Onun sanatsal kişiliği ve o dönemki edebiyat çevrelerindeki dostlukları bu şiirlerin ilham kaynağını oluşturdu. Dostlarının eserlerinde doğrudan anılması, edebi çevrelerde gördüğü saygının en açık kanıtlarından biri oldu. Ümt Yaşar Oğuzcan'ın yazdığı "Orhan Veli" şiirinde ve Cemal Süreyya'nın "Hanlar Hamamlar Kervansaraylar İçin Sürekli Şiir" adlı yapıtında adı geçmektedir. Ancak yazarın edebi kariyeri, beklenmedik bir tartışma ile son buldu. Daha önceleri Adnan Benk tarafından Türkçeye kazandırılmış olan bir Anton Çehov hikâyesinin altında Şahap Sıtkı imzasına rastlanması, onun edebiyat dünyasındaki aktif yazarlık kariyerinin tamamen sonlanmasına yol açtı. Bu olay, yazarın Türk edebiyatı sahnesinden sessizce çekilmesine neden olan en kritik dönüm noktası olarak kayıtlara geçti.