İçeriğe Atla
Saadet İshaki Çağatay fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Saadet İshaki Çağatay Kimdir?

Türkolog Saadet İshaki Çağatay, 1907'de Yaushirme'de doğdu. Finlandiya'ya kaçışıyla başlayan mücadelesini Türkoloji alanındaki başarılarıyla taçlandırdı.

Diğer adlar: Säğadät İsxaqi, Səgadət İsxakıy, Saadet İshaki, Saadet Çağatay

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Saadet İshaki Çağatay Hakkında

Saadet İshaki Çağatay, Tatar asıllı değerli bir Türkologdur. İdil-Ural bölgesinin Yaushirme köyünde 27 Temmuz 1907 tarihinde dünyaya gözlerini açan ve ömrünü adeta Türk dünyasının dil araştırmalarına adayan bu azimli Türkolog, eğitim mücadelesine çok genç yaşlarda atılmıştır. Milli hareket önderi Ayaz İshaki'nin kızı olan Saadet Hanım, Sovyet yönetiminin baskılarından sıyrılarak Avrupa'da akademik bir kariyer inşa etmiştir. Genç yaşta göze aldığı tehlikeli firar girişimiyle özgürlüğüne kavuşan Çağatay, Almanca ve Türkoloji eğitimleriyle bilim dünyasında kendine saygın bir yer edinmiştir. Hayatının son dönemine kadar sürdürdüğü bilimsel çalışmalarıyla Türk kültürüne önemli katkılar sağlayan aydın, 24 Haziran 1989 tarihinde vefat etmiştir.

Kazan'dan Berlin'e Tehlikelerle Dolu Bir Yolculuk

Saadet İshaki'nin yaşamındaki dönüm noktası, babası Ayaz İshaki'nin 1922 yılında onu Avrupa'ya çağırmasıyla başlar. Kızının Avrupa'da modern bir eğitim alarak yetişmesini arzulayan ve bunun için Berlin'den acil haber gönderen Ayaz İshaki'nin çağrısı üzerine genç kız, Kazan'da amcası ve yengesiyle pasaport dairesinin yolunu tutar. Fakat yetkililer onu tanımalarına rağmen pasaport vermeyi reddeder. Bu engelleme karşısında pes etmeyen Saadet Hanım, ülkesinden kaçmaktan başka çare bulamaz. Kazan'dan San Petersburg'a uzanan yolculuk, korku dolu anlara sahne olur. Genç kız, ölüm tehlikelerini aşarak tam 175 kilometrelik mesafeyi yürüyerek aşmak zorunda kalır. Büyük bir iradeyle sürdürdüğü bu meşakkatli yürüyüşün ardından, 1 Kasım 1922'de nihayet Finlandiya sınırını geçer.

Finlandiya'ya adım atan Saadet Hanım'ı burada da zorlu bir süreç beklemektedir. San Petersburg'daki kıtlık ve salgın hastalıklar nedeniyle Finlandiya yetkilileri onu bir kampta karantinaya alır. Tam bir ay süren bu bekleyişin ardından, Finlandiya'ya gelen babası Ayaz İshaki Bey ile kavuşarak Berlin'e doğru yola çıkar. Berlin'e yerleşmesinin ardından, dönemin Türk dünyasınında iz bırakan değerli fikir önderleri Sadri Maksudi ve Yusuf Akçura gibi isimlerin hayati önem taşıyan gizli desteklerini de arkasına alarak okul arayışına girişir. Bu kıymetli aydınların yardımıyla yabancı çocukların devam ettiği yatılı bir Alman lisesine (Realgymnasium) kaydolarak Almancayı kısa sürede öğrenir. Ardından, 1925 yılında Hamdullah Suphi Tanrıöver'in sunduğu destek sayesinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı hakkını kazanır.

Akademik Yükseliş ve Bilimsel Çalışmalar

Almanya'da lise eğitimini tamamlayan genç akademisyen adayı, Berlin Üniversitesi Türkoloji Bölümü'ne kaydolarak yükseköğrenimine başlar. Eğitimini başarıyla nihayete erdirerek 18 Temmuz 1931 tarihinde doktora başvurusunda bulunur. Ünlü dil bilimci Willi Bang-Kaup'un danışmanlığında hazırladığı doktora çalışması, Türk dillerinin yapısını aydınlatmayı amaçlamaktadır. "Denominale Verbbildungen in den Türksprachen" yani Türk Dillerinde İsimden Yapılan Fiiller başlıklı bu önemli tezle 15 Aralık 1933'te doktor unvanını elde eder. Bilimsel ilerleyişini sürdürürken özel hayatında da yeni bir sayfa açar. Hayat arkadaşı olacak Özbek Türkü Tahir Çağatay ile 27 Ekim 1932 tarihinde evlenerek yuva kurar.

Saadet İshaki Çağatay, akademik araştırmalarının yanı sıra milli mücadeleye de yazınsal alanda katkı sunar. Babası Ayaz İshaki'nin Varşova ve Berlin'de 1928-1939 yılları arasında çıkardığı "Yanga Milli Yul" dergisine büyük emek verir. Aynı dönemde Türk dünyasının kültürel miraslarına da eğilen Çağatay, önemli çalışmalar gerçekleştirmiştir:

  • Babasının yayınladığı Yanga Milli Yul (Yeni Milli Yol) dergisinin hazırlanmasına yardımcı olmuştur.
  • Polonya İlimler Akademisi tarafından basılan Çora Batır destanı çalışmasını hazırlamıştır.
  • Karl Heinrich Menges ile birlikte Qazakisch adlı monografiyi kaleme almıştır.

Bu kıymetli katkılar, bilim dünyasında geniş yankı uyandırmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti'nde Yeni Bir Dönem: DTCF Yılları

Avrupa'da patlak veren İkinci Dünya Savaşı, Saadet Çağatay ve eşi Tahir Çağatay için yeni bir göçün habercisi olur. Savaşın başlamasıyla birlikte 1939 yılında Türkiye'ye yerleşmeye karar verirler. Türkiye'de yarım kalan akademik hayatını yeniden canlandırmayı ve Türk kültürüne hizmet etmeyi isteyen Saadet Çağatay, İkinci Dünya Savaşı'nın gölgesinde 1 Aralık 1939 tarihinde Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi asistanlığına başvurur. Bu müracaatının neticesinde, 4 Nisan 1940'ta fakültenin Türkoloji Bölümü kütüphanesine memur vekili olarak tayin edilir. Kütüphanedeki memurluk görevi sırasında dahi bilimsel çalışmalarına ara vermez. Yoğun kütüphane mesaisi arasında, akademik kariyerinde yükselmek amacıyla doçentlik tezini hazırlamaya koyulur.

Azimli çalışmalarıyla tanınan akademisyen, doçent unvanını alabilmek için hazırladığı kapsamlı araştırmayı kısa sürede tamamlar. Türkçenin tarihi evrelerine ışık tutan "Eski Osmanlıca'da Fiil Müştakları" adlı bu çalışmasını 26 Aralık 1941 tarihinde Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dekanlığına teslim eder. Bu kıymetli tez, onun Türkiye'deki akademik kariyerinin ve Türkolojiye sunduğu değerli katkıların önemli bir belgesi niteliğindedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Saadet İshaki Çağatay kimdir?

Türkolog Saadet İshaki Çağatay, 1907'de Yaushirme'de doğdu. Finlandiya'ya kaçışıyla başlayan mücadelesini Türkoloji alanındaki başarılarıyla taçlandırdı.

Saadet İshaki Çağatay ne zaman doğdu?

Saadet İshaki Çağatay, 27 Temmuz 1907 tarihinde doğdu.

Saadet İshaki Çağatay nerede doğdu?

Saadet İshaki Çağatay Yaushirme, İdil-Ural doğumludur.

Saadet İshaki Çağatay ne zaman vefat etti?

Saadet İshaki Çağatay 24 Haziran 1989 tarihinde hayatını kaybetti.

Saadet İshaki Çağatay hangi alanda tanınır?

Saadet İshaki Çağatay, türkolog olarak tanınır.