İçeriğe Atla
Saadet İkesus fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Saadet İkesus Kimdir?

Opera sanatçısı Saadet İkesus (İstanbul, 1916), Türkiye'de operanın kurucularından olup ilk kadın şan pedagogu ve opera yönetmeni olarak tarihe geçmiştir.

Diğer adlar: Fatma Saadet İkesus, Saadet İkesus Altan, Fatma Saadet İkesus Altan, Hocaların Hocası

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Saadet İkesus Hakkında

Cumhuriyetin ilk kuşağından modern Türkiye'nin sanat meşalesini taşıyan Fatma Saadet İkesus Altan, Türk opera tarihinin en önemli mimarlarından biridir. Üç Mart bin dokuz yüz on altı tarihinde İstanbul'da dünyaya gelen ve ömrünün son yıllarını geçirdiği Ankara'da on iki Aralık iki bin yedi senesinde hayata gözlerini yuman değerli sanatçı, Türk opera sanatının kurumsal manada gelişmesindeki en temel taşları döşeyen isimlerden biridir. Berlin'de aldığı üstün şan eğitiminin ardından 1941 yılında ülkesine dönen İkesus; yorumcu, sahne yönetmeni ve eğitmen kimliğiyle ulusal operanın gelişimine yön vermiştir. Türk sahnesine kazandırdığı ilkler ve yetiştirdiği sayısız öğrenciyle hafızalarda derin izler bırakmıştır.

Sanatla Şekillenen Çocukluk ve Ankara Yılları

İstanbul'un köklü semtlerinden Üsküdar'da, varlıklı ve kültürel birikimi yüksek bir ailede doğan Saadet İkesus, küçük yaşlardan itibaren güzel sanatlarla iç içe büyüdü. Babası subay Mehmet Tevfik Bey, Birinci Dünya Savaşı'nın ardından Kurtuluş Savaşı'na katılarak şehit düştü. Yetim kalan Saadet ve kardeşlerini, annesi Fatma Mihri Nigar Hanım büyük fedakarlıklarla büyüttü. Annesinin Dışişleri Bakanlığı bünyesinde sekreter olarak çalışmaya başlamasıyla ailenin adresi Ankara oldu. 1934 senesinde Ankara Kız Lisesi'nin fen şubesinden başarıyla mezun olan genç Saadet, lise yıllarında Ankara Halkevi bünyesindeki sahne ve tiyatro faaliyetlerinde aktif roller üstlenerek sanat dünyasına ilk adımlarını atmıştı. Musiki Muallim Mektebi'nde görev yapan Nurullah Taşkıran'dan solfej ve şan dersleri alarak sesinin gücünü keşfetti. Mezuniyetinin ardından öğretmenlerinin yönlendirmesiyle Ankara Veterinerlik Fakültesi'ne girdi. Aynı yıl yürürlüğe giren Soyadı Kanunu ile ailesiyle birlikte 'İkesus' soyadını aldı. Ancak içindeki sanat aşkı ağır basınca, veterinerlik eğitimini yarıda bırakarak hayatının rotasını tamamen müziğe çevirdi.

Berlin'de Parlayan Bir Yıldız

Genç yeteneğin kaderi, 1935 yılında yapılan tarihi sınavla değişti. 1935 yılında Paul Hindemith, Paul Lohman, Ahmed Adnan Saygun, Necil Kazım Akses ve Ulvi Cemal Erkin gibi dönemin dev isimlerinden oluşan prestijli jüri, sergilediği üstün yetenek üzerine onu şan eğitimi alması amacıyla Berlin'e göndermeyi kararlaştırdı. Berlin Müzik Akademisi'nde Paul Lohmann, Profesör Solossnuss ve Maria Schulz gibi alanının en iyilerinden dersler aldı. Henüz öğrencilik yıllarında Berlin radyolarında programlar yaparak adını duyurmaya başladı. Wagner liedlerinden oluşan ilk resitalini yine Berlin radyosunda verdi. Büyük orkestralar eşliğinde Wagner'in Wesendanklied'lerini ve Verdi'nin ünlü Aida operasındaki Amneris partisini başarıyla seslendirdi. 1939 yazında Wagner festivali için Bayreuth ve Karkonosze Dağları'na yaptığı gezi sırasında, sınıf arkadaşı orkestra şefi Helmut Henze ile nişanlandı. Ancak faşist Almanya'nın ırkçı yasaları gereğince, bir Türk olarak 'Aryan belgesi' alamadığı için bu evlilik resmiyete dökülemedi. 1940 yılında konservatuvardan mezun olduktan sonra, Milli Eğitim Bakanlığı'nın onayıyla Almanya'da kalmaya devam etti. Duisburg Operası'ndan üç yıllık parlak bir sözleşme teklifi aldı. Alman sahnelerine çıkabilmesi için yine Aryan belgesi engeliyle karşılaştı. Duisburg Operası ile olan kontratı engellenen ve aldığı devlet bursu kesilen İkesus, Berlin Radyosu tarafından yapılan Türkçe parça seslendirme davetini, Alman yetkililerin Türklere karşı sergilediği olumsuz tavırlara tepki göstererek kararlı bir biçimde reddetti. Yaşanan bu gergin sürecin ardından Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı'nın diplomatik girişimleriyle Duisburg Operası ile olan kontratını hayata geçirmeyi başarıdı.

Türkiye'de Opera Devrimi ve Mirası

İkinci Dünya Savaşı'nın gölgesinde, 1941 yılında anavatanına geri dönen Saadet İkesus, Türk opera sanatının kurumsallaşması için kolları sıvadı. Tiyatronun öncü ismi Muhsin Ertuğrul'un teşvikiyle Wolfgang Amadeus Mozart'ın Cosi fan tutte operasını sahneye koydu. Bu başarı, ona ülkenin ilk kadın opera yönetmeni unvanını kazandırdı. Ankara Devlet Konservatuvarı'nın ilk kadın şan pedagogu olarak göreve başlayan sanatçı, yetiştirdiği pek çok başarılı opera sanatçısı nedeniyle 'Hocaların Hocası' olarak anılmaya başladı.

İkesus'un Türk sanat hayatına kazandırdığı önemli katkılar şunlardır:

  • Türkiye'de ses eğitimi alanında yazılmış ilk kitabın yazarıdır.
  • Sahnede eserlerin kendi dilimizde seslendirilmesini savunarak opera çevirilerine öncülük etmiştir.
  • İtalyanca, Almanca ve İngilizce dillerinden yaklaşık elli opera eserini Türkçeye başarıyla tercüme etmiştir.

Fatma Saadet İkesus Altan, hem sahnedeki dik duruşu hem de geride bıraktığı zengin repertuar ve eğitim mirasıyla Türk sanat tarihinin en saygın şahsiyetleri arasında yer almaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Saadet İkesus kimdir?

Opera sanatçısı Saadet İkesus (İstanbul, 1916), Türkiye'de operanın kurucularından olup ilk kadın şan pedagogu ve opera yönetmeni olarak tarihe geçmiştir.

Saadet İkesus ne zaman doğdu?

Saadet İkesus, 3 Mart 1916 tarihinde doğdu.

Saadet İkesus nerede doğdu?

Saadet İkesus İstanbul, Türkiye doğumludur.

Saadet İkesus ne zaman vefat etti?

Saadet İkesus 12 Aralık 2007 tarihinde hayatını kaybetti.

Saadet İkesus hangi alanda tanınır?

Saadet İkesus, opera sanatçısı olarak tanınır.