Dünya müzik tarihinin en etkileyici dönemlerinden biri olan Romantizm akımının öncülerinden Robert Schumann, melodileriyle ruhun en derin köşelerine dokunmayı başarmış efsanevi bir Alman besteci ve müzik eleştirmenidir. 8 Haziran 1810 tarihinde Almanya'nın Bonn kenti yakınlarındaki Zwickau bölgesinde dünyaya gözlerini açan bu sıra dışı dahi, babasının yönlendirmesiyle erken yaşta piyano tuşlarıyla tanışmış ve yaşamının son anına kadar melodilerin büyülü dünyasında var olmuştur. August Schumann ile Johanna Christiane Schnabel çiftinin en küçük evladı olan sanatçı, çocukluğunda attığı adımlarla adını müzik tarihine altın harflerle yazdırmıştır.
Hukuk Sıralarından Nota Defterlerine
Babasının desteği sayesinde çocuk yaşlarda piyano dersleri alarak minik besteler yapmaya başlayan Schumann, henüz yolun başındayken büyük bir acıyla sarsıldı. Kendisini sanata teşvik eden babasını 1826 yılında, 16 yaşındayken kaybetmesi onun hayatında önemli bir kırılma noktası yarattı. Annesinin ısrarlı yönlendirmelerine karşı koyamayarak 1831 yılında hukuk eğitimi almak amacıyla Leipzig’in yolunu tuttu. Ancak genç Schumann'ın kalbi kanun maddeleri için değil, notalar için atıyordu. Hukuk fakültesine kaydolmasına rağmen, vaktinin neredeyse tamamını Leipzig'in zengin müzik, edebiyat ve sosyal çevrelerinde değerlendirdi. Burada bir yandan piyano derslerine devam ederken, diğer yandan da yaratıcı besteler üretmeyi sürdürdü. En nihayetinde, piyanist olma hayalini gerçekleştirmek için annesini ikna etmeyi başardı.
Parmaklardaki Engel ve Gazetecilik Yılları
Büyük bir hırsla çalışan yetenekli genç, piyanoda virtüözlük seviyesine kadar ulaşmayı başardı. Tam hedeflerine yaklaştığı sırada pençesine düştüğü amansız bir hastalık, ellerini kullanmasına engel olarak piyanistlik kariyerini tamamen sonlandırdı. Karşılaştığı bu ağır darbeye rağmen müzikten kopmayan dahi isim, yönünü değiştirerek besteci ve müzik eleştirmeni kimliğine büründü. Bu karar onun için yepyeni bir dönemin kapısını araladı. 1834 yılında faaliyete geçirdiği Neue Zeitschrift für Musik isimli müzik gazetesi, sanat dünyasında derin bir iz bıraktı. Tam on yıl boyunca bu önemli yayının hem başyazarlığının hem de editörlüğünü üstlenen Schumann, yazılarıyla dönemin müzik anlayışını şekillendirdi.
Clara Wieck Aşkı ve Eşsiz Şarkıların Doğuşu
Robert Schumann’ın hayatındaki en belirleyici figürlerden biri, piyano öğretmeni Friedrich Wieck’in kızı Clara oldu. 1837 yılında Clara’ya büyük bir aşkla bağlanan bestecinin evlilik hayalleri, kızın babasının sert muhalefetiyle karşılaştı. Aşkını notalara döken sanatçı, sevgilisinin çalması amacıyla 1838-1839 yılları arasında meşhur C Major Arabesk, Op. 18 eserini kaleme aldı. Aşıklar, babanın çıkardığı tüm zorlukları aşarak nihayet 1840 yılında dünyaevine girdiler. Bu mutlu birliktelikten Felix ve Julie adını verdikleri iki çocukları dünyaya geldi.
Schumann, ömrü boyunca toplam 148 adet eser üretti ve bunların arasında en çok ses getireni Dichterliebe oldu. 1840 senesine kadar enstrümantal eserlerin vokal müzikten daha üstün olduğunu savunan ünlü müzisyen, bu tarihten sonra fikir dünyasında köklü bir değişim yaşadı. Schumann'ın fikir değiştirerek vokal eserlere yönelmesinin arkasında şu önemli nedenler bulunuyordu:
- Dichterliebe eserinin ünlü şairi Heinrich Heine'a duyduğu büyük hayranlık,
- Keşfedilmesine katkı sağladığı besteci Schubert'in şarkılarından derinden etkilenmesi,
- Sevgilisi ve eşi Clara'ya karşı hissettiklerini melodiler vasıtasıyla doğrudan aktarmak istemesi.
Kendi piyano dehasını besteciliği ile birleştiren Schumann, insan sesi ile piyanonun eşit derecede önem taşıdığı, dengeli ve duygu yüklü başyapıtlar üretti.
Hüzünlü Son ve Müzikal Miras
Başarılarla dolu kariyerinin arkasında Schumann, ömrü boyunca ruhsal hastalıklarla mücadele etmek zorunda kaldı. Zaman geçtikçe artış gösteren halüsinasyonları nedeniyle zihinsel dengesini korumakta zorlanan sanatçı, 1854 yılında intihar girişiminde bulundu. Bu trajik denemenin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, kendi isteğiyle bir akıl hastanesine yatırıldı. Hayatının son dönemini bu sağlık kurumunda geçiren İkizler burcu besteci, 29 Temmuz 1856 tarihinde Almanya'nın Endenich bölgesinde yer alan klinikte 46 yaşında hayata gözlerini yumdu. Geride bıraktığı zengin miras, Romantik dönemin en paha biçilemez hazinelerinden biri olarak yaşamaya devam etmektedir.
