Türk edebiyatına kazandırdığı ölümsüz Hababam Sınıfı eseriyle tanınan Mehmet Rıfat Ilgaz, resmi kayıtlara göre 7 Mayıs 1911 tarihinde Kastamonu'nun Cide ilçesinde dünyaya geldi. Ancak annesinin anlatımına göre yazarın doğumu 1910 yılının şubat ayına rastlamaktadır. Çocukluğu I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı'nın getirdiği derin yoksulluklar içinde geçen Ilgaz, hayatı boyunca toplumsal gerçekleri yalın bir dille aktarmayı gaye edinmiştir. Şiirden mizah öykülerine, romandan çocuk kitaplarına kadar edebiyatın pek çok alanında eser üreterek toplumun sesi olmayı başarmıştır.
Kastamonu'dan Ankara'ya Uzanan Zorlu Gençlik ve Öğretmenlik Yılları
Hüseyin Vehbi Bey ile Fatma Hanım'ın yedinci çocuğu olan Mehmet Rıfat'ın kökleri, kaptanlık yapan büyük babasının Sivastopol'dan Bartın'a göç ettiği denizci bir aileye uzanmaktadır. Babasının gemicilik ve memurluk yaptığı dönemlerde eğitimine başlayan Ilgaz, altı yıllık ilkokulu Cide ve Terme'de tamamladıktan sonra Kastamonu'daki ablasının yanında ortaöğretime adım atmıştır. 1928 yılında babasının vefatı ailenin mali durumunu derinden sarsınca, Kastamonu Muallim Mektebi'nde yatılı olarak eğitim almak zorunda kaldı. 1930 yılında bu okuldan mezun oldu.
Bolu Maarif Müdürlüğü tarafından Gerede'ye ilkokul öğretmeni olarak atanan genç eğitimci, daha sonra Akçakoca ve Gümüşova gibi farklı yerlerde de mesleğini sürdürdü. Gerede'deki öğretmenliği sırasında tanıştığı Nuriye Hanım ile evlendi ve 1932 yılında Gönül adında bir kız çocuğu dünyaya geldi. Ancak askere çağrılmasıyla birlikte 1933 yılında bu evlilik son buldu. 1934 yılında Soyadı Kanunu ile Ilgaz soyadını aldı. 1936'da Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümü'ne girdi. Enstitü yıllarında tanıştığı Rikkat Hanım ile 1939 yılında hayatını birleştiren yazarın bu evlilikten Aydın adında bir oğlu ve Yıldız adında bir kızı dünyaya gelmiştir.
Edebi Çıkış, Sanatoryum Odaları ve Hapisle Geçen Müadele Dönemi
Enstitüyü bitirdikten sonra Adapazarı'na tayini çıksa da, yakalandığı amansız verem hastalığı yüzünden görevine başlayamadan İstanbul'daki Yakacık Sanatoryumu'na yattı. Tedavi süreçlerinde Karagümrük Ortaokulu'na Türkçe öğretmeni olarak atanan Ilgaz, bir yandan da Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'ne devam etti. Bu yıllarda Varlık, Çığır ve Yücel gibi saygın edebiyat dergilerinde şiirleri yayımlandı. Ömer Faruk Toprak ile birlikte çıkardığı Yürüyüş dergisinde Nazım Hikmet, Orhan Kemal ve Sait Faik gibi büyük isimlerle omuz omuza çalıştı. 1943 yılında yayımlanan ilk şiir kitabı Yarenlik, edebiyat dünyasında büyük bir yankı uyandırdı.
Ocak 1944'te okuyucuyla buluşan ve geniş kitlelere hitap eden Sınıf isimli şiir kitabı toplatılınca, hakkında açılan dava sonucunda altı ay hapis yatan yazar, serbest kalmasının ardından sağlık durumu kötüleştiği için Heybeliada Sanatoryumu'nda tedavi görmeye başladı. Siyasi soruşturmalar ve üzerindeki yoğun baskılar sebebiyle 1946 yılında öğretmenlik görevinden tamamen uzaklaştırılan yazar, ailesinin ve eşinin zarar görmesini önlemek amacıyla 1949'da Rikkat Hanım'dan anlaşmalı olarak boşandı. Siyasi baskılar nedeniyle gazeteciliğe yönelen Ilgaz, 1947 yılında Aziz Nesin ile birlikte Türk mizah tarihine damga vuran Marko Paşa dergisini çıkarmaya başladı. Baskılar nedeniyle dergi ismi sık sık değişti. Fakat o yazmaktan asla vazgeçmedi. 1953 yılında yayımladığı Devam isimli şiir kitabı da toplatılınca yeniden cezaevine girdi. Hayatı boyunca kaleme aldığı muhalif yazılar ve toplumsal gerçekçi şiirler nedeniyle toplamda yaklaşık beş buçuk yıl demir parmaklıklar arkasında kaldı.
Hababam Sınıfı'nın Doğuşu ve Edebi Mirası
Yazar, siyasi engeller yüzünden kendi ismiyle yazamadığı 1950'li yıllarda, Dolmuş dergisinde Stepne takma adını kullanarak unutulmaz eserler kaleme aldı. Türk eğitim sistemini hicveden ünlü Hababam Sınıfı öyküleri de ilk kez bu takma isimle yayımlandı. 1959'da kitaplaşarak okuyucuyla buluşan bu büyük şaheser, kısa sürede geniş kitleler tarafından benimsenmiş, tiyatro sahnelerine başarıyla uyarlanmış ve Türk sinemasının en çok izlenen efsanevi komedi serilerinden birine dönüşmüştür. 1961 Anayasası'nın getirdiği özgürlük ortamında kendi adıyla yazmaya başlayan Ilgaz, Vatan ve Demokrat İzmir gibi gazetelerde köşe yazarlığı yaptı.
1970 yılında yazar Afet Hanım ile evlendi. Bu evlilikten Defne adında bir kızı doğdu. Aynı yıl prestijli Basın Şeref Kartı alan usta yazar, 1974'te emekli olup doğup büyüdüğü Cide'ye yerleşti. Ancak 12 Eylül 1980 askeri darbe döneminde, yetmiş yaşında olmasına rağmen gözleri bağlanarak sorgulandı ve bir ayı aşkın süre gözaltında tutuldu. Serbest kaldıktan sonra oğlu Aydın Ilgaz ile birlikte İstanbul'a yerleşti ve ömrünün son yıllarını burada sürdürdü. Edebi üretkenliğini kaybetmeyen yazar, 7 Temmuz 1993'te İstanbul'da vefat etti. Ustanın anısını yaşatmak adına her yıl doğduğu yerde Sarı Yazma Festivali düzenlenmektedir.
İşte edebiyat ustasının en çok ses getiren eserlerinden bazıları şunlardır:
- Hababam Sınıfı (Roman)
- Karartma Geceleri (Roman)
- Yarenlik (Şiir)
- Halime Kaptan (Roman)
- Kırk Yıl Önce Kırk Yıl Sonra (Anı)
