Cumhuriyet Reha İsvan, ömrünü eğitime, edebiyata ve toplumsal mücadeleye adamış değerli bir yazar ve öğretmendir. Kendisi 29 Ekim 1925 tarihinde İstanbul Fatih'in Şehremini semtinde doğdu. Askerlik ve siyaset dünyasının önemli simalarından Kemal Doğan ile Mevhibe Hanım'ın kızı olan İsvan, gençlik yıllarında aldığı nitelikli eğitim sayesinde hayatı boyunca toplumsal konulara duyarlı bir aydın olarak kalmıştır. Özellikle 12 Eylül askeri darbe dönemindeki Barış Derneği davasıyla geniş kitlelerce tanınmıştır. Reha İsvan, 8 Mayıs 2013 tarihinde Yalova'da vefat etti. Bu ölümün ardından hem eğitim hem de edebiyat dünyasında büyük bir boşluk oluştu.
Anadolu'da Geçen Çocukluk Yılları ve Eğitim Hayatı
Cumhuriyet Reha İsvan, çocukluk yıllarında babasının üstlendiği görevler dolayısıyla Anadolu'nun farklı kentlerini gezdi. Bu kapsamda yaşamının bir dönemini geçirdiği şehirler şunlardır:
- Konya
- Manisa
- Erzurum
- Kırklareli
Bu şehirlerde geçen çocukluk günlerinin ardından, ortaöğrenimini tamamlamak üzere İstanbul'a gelerek kentin köklü okullarından Robert Kolej'e kaydoldu. Kolej eğitimini başarıyla bitiren İsvan, yükseköğrenimini tamamlamak için Ziraat Fakültesi'ne girdi ve buradan mezun oldu. Ziraat alanında aldığı bu üniversite diploması, onun akademik ve mesleki birikiminin önemli bir parçası oldu.
Aile Yaşamı, Öğretmenlik ve Yazın Dünyasına Giriş
Reha İsvan, 15 Mayıs 1950 tarihinde Ahmet İsvan ile evlendi. Evliliğin ardından Yalova'nın Taşköprü köyüne yerleşen çiftin bu evlilikten üç çocuğu dünyaya geldi. Taşköprü'ye yerleşmesi, onun hayatında yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Meslek hayatına öğretmen olarak başlayan İsvan, uzun yıllar boyunca sürdürdüğü başarılı lise öğretmenliğinin ardından, bir dönem İstanbul Milli Eğitim Müdür Muavinliği gibi önemli bir idari görevi de üstlendi. Öğretmenlik mesleğinin yanı sıra edebiyata, okumaya ve yazmaya olan ilgisi de her geçen gün arttı. Yazma tutkusu, onu çeşitli yayın organlarında yazılar kaleme almaya yönlendirdi. 1968 yılından itibaren çeşitli dergilerde yazıları yayımlanmaya başlayarak yazın dünyasına adım attı. Yazar, Çağdaş gazetesinde kaleme aldığı köşe yazılarıyla da okurların beğenisini kazandı.
12 Eylül Dönemi ve Cezaevi Yılları
Türkiye'nin siyasi tarihinde derin izler bırakan 12 Eylül dönemi, onun hayatında zorlu bir sınavdı. Yöneticileri arasında bulunduğu Barış Derneği davasında sanık olarak yargılanma süreci başladı. Bu davanın tek kadın tutuklusu olması, onu dönemin simge isimlerinden biri haline getirdi. Hükümsüz tutuklu sıfatıyla Metris Askerî Cezaevi'nde toplam 38 ay boyunca hapis yattı. Cezaevinde geçirdiği bu uzun süre, onun yaşam öyküsünün toplumsal bellekte en çok yer eden kesitidir. Metris Cezaevi'ndeki ilk tutukluluk süreci 26 Şubat ile 23 Aralık 1982 tarihleri arasında gerçekleşirken, ikinci cezaevi dönemi ise 14 Kasım 1983 tarihinden başlayıp 17 Şubat 1986'daki tahliyesine kadar sürdü. Cezaevinden 17 Şubat 1986 tarihinde tahliye edilen İsvan, bu zorlu dönemi hiçbir zaman unutmadı. İsvan, cezaevinde geçirdiği bu zorlu ve sarsıcı günlerin anılarını daha sonra kaleme aldı. Yaşadığı tüm bu cezaevi deneyimlerini 'Ne Söylersen Bir Eksik' adlı kitabında samimiyetle paylaştı. Bu kıymetli yapıt, dönemin cezaevi koşullarına ışık tutan önemli bir belge niteliğindedir.
Yalova'da Son Yıllar ve Ebedi İstirahatgah
Cezaevinden tahliye edilmesinin ardından Reha İsvan, sakin bir yaşam sürmeyi tercih etti. Son yıllarını eşi Ahmet İsvan ile birlikte geçirdi. Çift, Yalova'nın Çiftlikköy ilçesine bağlı olan Taşköprü beldesindeki evlerinde huzurlu bir yaşam sürdü. Fikirleri ve onurlu duruşuyla tanınan yazar, 88 yaşında bu evde yaşama veda etti. Vefatının ardından cenazesi, Taşköprü Belde Mezarlığı'nda toprağa verildi. Geride bıraktığı onurlu yaşam mücadelesi ve edebi eserleri, eğitim dünyasında anılmaya devam etmektedir.