Kastamonu'nun Bozkurt ilçesine bağlı Çiçekyayla köyünde 1949 yılında dünyaya gözlerini açan Remzi Gür, tekstil sektörünün öncülerinden Ramsey markasını kurarak adını ulusal ve uluslararası iş dünyasına altın harflerle yazdıran bir girişimcidir. Londra'da 1970'lerde temellerini attığı markayı dev bir perakende zincirine dönüştüren iş insanı, siyaset dünyasındaki güçlü dostluklarıyla da tanınmaktadır.
Londra'dan Dünyaya Uzanan Moda İmparatorluğu
Gür'ün iş yaşamındaki en büyük dönüm noktası, 1970'li yıllarda İngiltere'nin başkenti Londra'da gerçekleştirdiği girişim oldu. Burada hayata geçirdiği Ramsey markası, kısa sürede sınırları aşarak büyük bir giyim imalat ve perakende zincirine evrildi. Türkiye'de üretim tesisleri kurarak istihdama katkı sunan ünlü modacı, yurt dışı ağını da hızla genişletti.
Ramsey markasının küresel yayılımı ve kurumsal faaliyetleri şu şekildedir:
- Türkiye genelinde kurulan modern giyim üretim fabrikaları
- Londra'dan başlayıp Dublin ve Almatı'ya kadar uzanan uluslararası mağaza zinciri
- Türk-İngiliz Ticaret ve Sanayi Odası çatısı altında yürütülen başkanlık faaliyeti
Enerji Sektörü ve Küresel Ortaklıklar
Tekstil sektöründeki başarısını farklı alanlara taşımak isteyen Kastamonulu iş insanı, 2013 yılında önemli bir stratejik adım attı. Gür, Azerbaycan'ın devlet petrol kuruluşu SOCAR ile masaya oturarak dev bir iş birliğine imza attı. Bu ortaklık kapsamında, Türkiye merkezli üç yeni şirketin kuruluşu gerçekleştirildi. Söz konusu hamle, Gür'ün enerji ve altyapı alanlarındaki yatırım iştahını da ortaya koymaktadır.
Siyaset Dünyasıyla Yakın İlişkiler ve Hukuki Süreçler
Remzi Gür, iş dünyasındaki kimliğinin yanı sıra siyaset sahnesinin en tepesindeki isimlerle olan yakınlığıyla da sık sık gündeme gelmiştir. Financial Times gazetesinin 2008 tarihli bir haberinde, Gür'ün Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile on yılı aşan derin dostluğuna vurgu yapılmıştır. Nitekim üretici iş insanı, Erdoğan'ın dört çocuğunun da yurt dışındaki yüksek öğrenim masraflarını üstlenerek bu yakın bağın finansal boyutunu da gözler önüne sermiştir. Hürriyet gazetesi ise 2013 yılındaki yayınlarında Gür'ü, o dönem başbakanlık koltuğunda oturan Erdoğan'ın yakın arkadaşı ve finansal sponsoru şeklinde tanımlamıştır.
Kariyeri boyunca sadece başarılarıyla değil, yargıya taşınan iddialarla da anılan Gür, 2008 yılının Mayıs ayında zorlu bir hukuki süreç yaşadı. Muhalif bir siyasetçiye rüşvet teklif ettiği iddiasıyla yargılanan iş insanı, mahkeme tarafından 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Gür ise bu iddiaları tamamen yalanladı.
Aile hayatıyla da basında yer bulan Gür'ün oğlu Ömer Gür, 2009 ile 2015 yılları arasında, dönemin Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın baldızı Didem Yurter ile evli kalmıştır.