Türk hukuk dünyasının en saygın ve öncü akademisyenlerinden biri olan Ord. Prof. Dr. Recai Galip Okandan, 20 Haziran 1908 tarihinde İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Mehmet Galip Bey ve Asiye Hanımın evladı olarak doğan Okandan, hem akademik çalışmaları hem de üstlendiği yöneticilik rolleriyle Türk yükseköğretim tarihine adını yazdırdı. Genç hukukçuların yetiştirilmesinde kritik roller üstlendi. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde uzun yıllar görev yapan değerli bilim insanı, genel kamu hukuku alanında çok sayıda öğrenci yetiştirdi.
Fransa'da Doktora ve Eğitim Hayatı
Genç yaşta eğitim hayatında büyük bir başarı gösteren Recai Galip Okandan, eğitim basamaklarını şu şekilde tamamlamıştır:
- 1926 yılında Ankara Lisesi'nden başarıyla mezun olmuştur.
- 1930 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni tamamlamıştır.
- 1934 yılında Strazburg Üniversitesi'nde doktora tezini savunarak hukuk doktoru olmuştur.
Lisans eğitimini bitirdikten hemen sonra, ayrıca akademik çalışmalarını derinleştirmek amacıyla Fransa'ya gitmeye karar verdi. Strazburg Üniversitesindeki doktora sürecini başarıyla noktaladı. Okandan, "L'évolution constitutionnelle en Turquie et l'organisation politique actuelle" isimli doktora tezini 1934 yılında savunarak hukuk doktoru unvanını elde etti.
Fransa Dönüşü ve Kürsü Çalışmaları
Fransa'daki akademik başarılarının ardından yurda dönen genç hukukçu, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde göreve başladı. Kürsüde asistan olarak çalışmaya başlayan Okandan, ünlü genel kamu hukukçusu Ord. Prof. Dr. Charles Crozat ile birlikte Türk kamu hukuku yazınının gelişimine katkıda bulundu. Bu kürsüdeki çalışmaları, akademik temelini oluşturdu. Asistanlık dönemindeki özverili çalışmaları, Türk kamu hukuku yazınına yapacağı büyük katkıların da ilk habercisi niteliğindeydi.
Akademik Yükseliş ve Yönetimsel Başarılar
Akademik basamakları emin adımlarla tırmanarak yükselen değerli bilim insanı, 1939 yılında doçentlik unvanını almaya hak kazandı. Başarılarını sürdüren Okandan, 1946 yılında profesörlük payesini de alarak akademik çalışmalarına daha güçlü bir şekilde yön verdi. Kendisi, üniversite senatosunun ve yönetiminin de takdirini kazanarak 28 Temmuz 1955 tarihinde ordinaryüs profesörlük unvanıyla onurlandırıldı. Bu başarı, onun emeğinin kanıtıydı.
Ordinaryüs unvanını almasıyla aynı zaman da yönetimsel sorumluluklar da üstlenen Okandan, 1955-1957 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı olarak görev yaptı. Bu zorlu görevi tek başına değil, seçkin bir kurul üyeleriyle birlikte yürüttü. Dekanlık kurulu, dönemin önde gelen diğer hukukçuları olan Sulhi Dönmezer, Ferit Hakkı Saymen, Hıfzı Timur ve Ragıp Sarıca gibi isimlerden oluşmaktaydı. Bu seçkin akademik yönetim, fakültenin eğitim kalitesinin artmasında ve modern standartlara ulaşmasında yıllarca önemli kararlara imza attı.
147'ler Olayı ve İadei İtibar
Türkiye'nin siyasi açıdan çalkantılı yıllarından biri olan 1960 yılında, Recai Galip Okandan da önemli sınavlar verdi. Ekim 1960'ta Millî Birlik Komitesi tarafından üniversitelerden uzaklaştırılan yüz kırk yedi öğretim üyesi arasında yer alması, başarılı kariyerinde beklenmedik bir kesintiye yol açtı. Bu olay, akademide büyük tartışmalar doğurdu. Yaşanan bu süreçten sonra, 1962 yılında çıkarılan yeni bir kanun ile üniversitedeki görevine geri dönerek derslerine devam etti. Yaş haddiyle birlikte 1978 yılında emekli oldu.
Akademik camiada ve tüm üniversite çevresinde ömrü boyunca büyük bir saygıyla anılan ordinaryüs profesör, 18 Eylül 1986 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini yumdu. Vefatı, başta İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi olmak üzere tüm hukuk camiasında derin bir üzüntüye sebep oldu. Kendisinin cenazesi, 19 Eylül 1986 tarihinde yapılan törenin ardından Edirnekapı Şehitliği'nde toprağa verilerek son yolculuğuna uğurandı. Geride bıraktığı değerli akademik miras ve yetiştirdiği başarılı hukukçular, onun Türk kamu hukukuna olan katkılarını yaşatmaya devam etmektedir.