Kıbrıs Türk siyasetinin ve kültür dünyasının en üretken ve özgün simalarından biri olan besteci ve siyasetçi Raif Denktaş, 26 Ocak 1951 tarihinde Lefkoşa'da hayata gözlerini açtı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kurucu lideri Rauf Denktaş ile Aydın Denktaş'ın oğlu olan Raif Denktaş, babasıyla girdiği fikirsel ayrılıklarla, kaleme aldığı yazılarla ve bağımsızlık yanlısı duruşuyla Kıbrıs Türk siyasi tarihine adını altın harflerle yazdırdı. Henüz 34 yaşındayken hayata veda etti. Ölümü, kendi otomobilinin askeri bir araçla çarpıştığı son derece tartışmalı kazayla gerçekleşti.
Kıbrıs'ın Fırtınalı Yıllarında Yetişen Bir Aydın
Raif Denktaş, çocukluk ve gençlik yıllarını Kıbrıs adasının en hareketli ve çatışmalı dönemlerinde yaşadı. İlköğretim eğitimi aldığı esnada, 1963 yılındaki toplumlararası çatışmalar sırasında ilkokul öğretmeninin hayatını kaybetmesi üzerine eğitimine Köşklüçiftlik İlkokulunda devam etmek zorunda kaldı. Okulun adı sonradan Şehit Tuncer İlkokulu yapıldı. Mücadeleye henüz 12 yaşındayken katıldı. 1963 yılındaki olaylarda aktif rol oynadı. Ortaöğrenim sürecinin bir kısmını babasının Türkiye'deki sürgün günleri sebebiyle Kadıköy Maarif Koleji'nde ve TED Ankara Koleji'nde sürdürdü. Türk Maarif Koleji'nden 1969'da mezun oldu. Lise öğrencisi olarak 1968-1969 yıllarında 22. Bölük bünyesinde askerlik yaptı. Yükseköğrenimini Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü'nde tamamlayan Denktaş, ardından akademik başarısını Oxford Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü'nde yaptığı yüksek lisans derecesiyle sürdürdü. Denktaş, Oxford bünyesinde siyaset sosyolojisi alanındaki çalışmalarına devam etme imkanını böylece geri çevirmiş oldu. Oxford'dan 1982'de siyaset sosyolojisi alanında doktora eğitimi alması yönünde bir teklif gelse de o, ülkesine dönerek aktif siyasi kariyer yapmayı tercih etti.
Siyasi Mücadele ve Muhalif Duruş
Ada topraklarına geri dönen ve hızlıca siyaset sahnesine adım atan Denktaş, 1976 Genel Seçimlerinde Ulusal Birlik Partisi listesinden Federe Meclis'e girmeyi başardı. Parti içerisinde Genel Sekreterlik görevini üstlenmesine rağmen, zamanla gelişen fikir ayrılıkları neticesinde 1981 yılında UBP'den istifa ederek yollarını ayırdı. Siyasi yaşamına bağımsız bir çizgide yön vermek isteyen aydın siyasetçi, birçok önemli organizasyonun kurulmasına ve gelişmesine ön ayak oldu. Raif Denktaş'ın Kıbrıs Türk siyasal yaşamında iz bıraktığı başlıca oluşumlar şunlardır:
- Ulusal Birlik Partisi (UBP): 1976 yılında milletvekili seçildiği ve genel sekreterlik yaptığı partidir.
- Yurtsever Aydınlar Birliği: 1982 yılında aydın çevrelerle birlikte kuruluşunu bizzat gerçekleştirdiği topluluktur.
- Sosyal Demokrat Parti (SDP): 30 Aralık 1982 tarihinde kurucu genel başkanı olduğu siyasi harekettir.
Bu partinin kuruluşundan 11 ay sonra, 1983 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edildi. Denktaş da bu yeni mecliste milletvekili olarak görev yaptı. Partisini Kurucu Meclis bünyesinde temsil etti. Siyasi yelpazedeki etkinliğini daha da genişletmek gayesiyle Sosyal Demokrasi Grubu ile olan bağlarını günden güne geliştirse de sonrasında ortaya çıkan yasal engeller nedeniyle bu birlikteliği tamamen sonlandırmak durumunda kaldı.
Çok Yönlü Bir Entelektüel ve Fikir İnsanı
Kıbrıs Türk siyasetinde Raif Denktaş, babası Rauf Denktaş'a karşı getirdiği sert eleştirilerle ve tavizsiz muhalif duruşuyla biliniyordu. Fikir dünyalarındaki bu derin ayrılıklara rağmen, 1985 yılında babası tarafından Cumhurbaşkanlığı görevine getirildi. Ülkenin anayasa hazırlıkları sürecinde de mevcut hükümete ve eski partisi Ulusal Birlik Partisi'ne karşı oldukça sert bir muhalefet yürüttü. Mustafa Kemal Atatürk'ün ilke ve inkılaplarını benimseyen bir Kemalist olarak, Atatürk'ün fikir dünyası üzerine çok sayıda makale kaleme aldı. Türkiye'nin adayı olası ilhak etme girişimlerine karşı son derece kararlı durarak Kıbrıs'ın bağımsızlığını güçlü bir biçimde destekledi. Kıbrıs Türklerinin bağımsızlığını savunan bu fikirlerini çeşitli yazılarında ve makalelerinde dile getirdi. Siyasi, toplumsal ve akademik çalışmalarının yanı sıra besteci kimliğiyle de Kıbrıs Türk sanat dünyasında iz bırakan eserler üretti. Entelektüel birikimiyle besteci, siyasetçi, akademisyen, gazeteci ve yazar sıfatlarını kendi şahsında bir araya getirdi. Eylül 1985 tarihinden aralık ayındaki trajik vefatına kadar geçen kısa sürede Doğu Akdeniz Üniversitesi'nde akademisyen olarak dersler verdi.
