ABD'nin hukuk tarihindeki en ses getiren isimlerinden biri olan Preet Bharara, New York Güney Bölgesi Başsavcısı olarak görev yaptığı dönemde hazırladığı sansasyonel iddianamelerle küresel ölçekte tanındı. 13 Ekim 1968 tarihinde Hindistan'ın Pencap eyaletine bağlı Firozpur kentinde dünyaya gözlerini açan ünlü hukukçu, çocuk yaşta ailesiyle birlikte göç ettiği Amerika Birleşik Devletleri'nde adalet sisteminin zirvesine tırmanmayı başardı. Sih bir baba ile Hindu bir annenin oğlu olan Bharara, özellikle Wall Street yolsuzlukları, mafya yapılanmaları ve uluslararası suç şebekelerine karşı tavizsiz duruşuyla Amerikan yargısında proaktif bir ekol yarattı.
Göçmenlikten Harvard ve Columbia Yıllarına
Bharara ailesinin Amerika macerası, küçük Preet'in çocukluk yıllarında New Jersey eyaletindeki Eatontown banliyösünde filizlendi. Eğitim hayatında üstün başarılar gösteren Bharara, 1986 yılında Tinton Falls'ta yer alan Ranney School'dan mezuniyet derecesini aldı. Yükseköğrenim için adımlarını hızlandıran genç hukukçu adayı, 1990 senesinde prestijli eğitim kurumu Harvard Koleji'ni başarıyla tamamladı. Akademik kariyerini hukuk alanında taçlandırmak isteyen Bharara, 1993 yılında Columbia Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden diplomasını alarak profesyonel meslek hayatına resmen adım attı.
Tarihi Başsavcılık Dönemi ve Küresel Davalar
Hukuk dünyasındaki yetkinliğini kanıtlayan Preet Bharara, 220'den fazla avukatın görev aldığı büyük bir özel hukuk bürosunu başarıyla yönetiyordu. Dönemin ABD Başkanı Barack Obama, 15 Mayıs 2009 tarihinde onu New York Güney Bölge Başsavcılığı koltuğuna aday gösterdi. Genç ve dinamik hukukçunun bu kritik göreve getirilmesi, 7 Ağustos 2009 tarihinde ABD Senatosu tarafından oybirliği ile resmen onaylandı. Başsavcılık makamına oturmasının ardından adeta organize suçların korkulu rüyası haline geldi.
Görev süresi boyunca çok boyutlu ve ses getiren dosyalara imza atan Bharara'nın hedefinde şu gruplar yer alıyordu:
- Güçlü çete liderleri ve organize suç örgütlerinin lider kadrosu
- Küresel finans merkezi Wall Street'in nüfuzlu üst düzey yöneticileri
- Uluslararası arenada dokunulmazlığına güvenen yabancı diplomatlar
11 Eylül terör saldırılarının ardından ABD yargısının suç şebekelerine karşı çok daha aktif mücadele etmesi gerektiğini savundu. Sınırları aşan bir vizyonla, 25 farklı ülkeye gönderdiği özel güvenlik güçleri sayesinde silah ve uyuşturucu kaçakçılığıyla suçlanan şüphelileri New York'a getirtip yargı önünde hesap vermelerini sağladı. Bu sınır ötesi operasyonların en büyüklerinden biri, 2011 yılında Interpol vasıtasıyla Tayland'da yakalanan Rus silah kaçakçısı Viktor Bout davası oldu. Moskova'da ikamet eden Bout, Bharara'nın ısrarlı takibi sonucu New York'a getirilerek 25 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı. Bu tarihi yargılama, Washington ile Moskova arasındaki diplomatik ilişkilerin gerilmesine yol açtı.
Zirvedeki Etki ve Reza Zarrab Davası
Başarılarıyla küresel medyanın da odağı haline gelen hukukçu, 2012 yılında dünyaca ünlü Time dergisinin kapağını süsledi. Dergi tarafından hazırlanan 'Dünyanın En Etkili 100 İnsanı' listesinde kendine yer buldu. Özel hayatında Dalya Bharara ile evli olan ve huzurlu bir aile yaşantısı sürdüren tecrübeli savcı, 2016 yılında Türkiye gündemini de sarsacak devasa bir soruşturmaya imza attı.
İran'a yönelik uluslararası ambargoları delmek ve milyarlarca dolarlık kara para aklamakla suçlanan Reza Zarrab hakkındaki iddianameyi bizzat hazırladı. Bharara'nın titizlikle yürüttüğü hukuki takibat neticesinde, Zarrab ailesiyle birlikte çıktığı Florida tatili sırasında Amerikan federal ajanları tarafından kıskıvrak tutuklandı. Bu tarihi hamle, Bharara'nın adını uluslararası diplomasi ve hukuk tarihine altın harflerle yazdırdı.
