Richard Henry Sellers ya da tüm dünyanın tanıdığı adıyla Peter Sellers, komedi sinemasının çehresini değiştiren efsanevi bir aktördür. 8 Eyül 1925 tarihinde İngiltere’nin Portsmouth şehrinde dünyaya gelen sanatçı, geriye altmıştan fazla unutulmaz sinema filmi bıraktı. Ailesinin şov dünyasında çalışması nedeniyle çocukluğunu tiyatro kulislerinde seyahat ederek geçiren Sellers, küçük yaşlardan itibaren bu ışıltılı dünyaya büyük bir sevgiyle bağlandı. Doğumda kaybettikleri kardeşinin anısını yaşatmak isteyen anne ve babası, ona hayatı boyunca taşıyacağı "Peter" ismiyle sesleniyordu. Genç yaşta adım attığı eğlence sektöründe sergilediği üstün taklit yeteneğiyle kısa sürede İngiliz mizahının en önemli figürlerinden biri haline geldi.
Radyodan Beyaz Perdeye Uzanan Sıradışı Başlangıç
Eğitim hayatına Katolik okulunda devam eden Sellers, öncesinde Southsea’de Miss Whitney’s ve Londra’da Madame Vacani’s dans okullarına gitmişti. Gençlik yıllarında müzikle de yakından ilgilenmiş, arkadaşlarıyla kurduğu caz grubunda davul, banjo ve gitar çalmıştı. Ancak onun bu gizli müzikal yeteneği, 1964 yılındaki meşhur Steve Allen Show programına kadar kamuoyu tarafından bilinmiyordu. 18 yaşına bastıktan hemen sonra İkinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle birlikte Krallık Hava Kuvvetlerinde havacı askeri olarak görev aldı. Askerlik döneminde arkadaşlarına sergilediği mini şovlar, onun gelecekteki büyük kariyerinin adeta habercisiydi. Bu süreçte hayatını değiştirecek olan ünlü komedyenler Spike Milligan, Harry Secombe ve Michael Bentine ile tanışma şansı yakaladı.
Savaştan sonra BBC Radyosu yapımcısı Roy Speer’ı "The Goon Show" programını hazırlamak için arayıp etkileyen Sellers, arkadaşlarıyla birlikte absürd mizah tarzını radyoya taşıdı. Bu program 1949 yılına kadar en çok dinlenen radyo şovlarından biri oldu. Radyodaki başarısının ardından televizyon dünyasına adım atan aktör, 1951 yılında Anne Howe ile dünya evine girdi. Sinemadaki ilk önemli sınavını 1955 yapımı "The Ladykillers" filminde veren aktörün küresel çapta tanınması ise biraz zaman aldı. George Pal imzalı büyük bütçeli "Tom Thumb" müzikali, Sellers’ın adını uluslararası arenaya taşıyan ilk büyük yapım oldu. Hemen ertesi yıl rol aldığı "I’m All Right, Jack" filmindeki üstün performansıyla İngiliz Film Akademisi tarafından en iyi erkek oyuncu seçildi. Aynı dönemde "The Mouse That Roared" filminde üç farklı karaktere can vererek izleyenleri kendine hayran bıraktı.
Stanley Kubrick Dönemi ve Pembe Panter Efsanesi
Takvimler 1960 yılını gösterdiğinde radyo günlerini tamamen geride bırakan Peter Sellers, kariyerine sadece beyaz perdede devam etme kararı aldı. Sophia Loren ile başrolü paylaştığı "The Millionairess" filminde canlandırdığı Hintli hekim rolüyle büyük beğeni topladı. Film için seslendirdikleri şarkı, müzik listelerini altüst ederek İngiltere’de dördüncü sıraya kadar tırmandı. 1962 yılında dahi yönetmen Stanley Kubrick tarafından fark edilen aktör, sinema klasikleri arasına girecek "Lolita" filminde oynadı. Kubrick ile ortaklığı süren Sellers, "Dr. Strangelove" filminde üç farklı rolü aynı anda üstlenerek ilk Oscar adaylığını kazandı. Sanatçı, bu kült yapımda şu karakterleri başarıyla canlandırmıştı:
- Amerikan Başkanı Merkin Muffley
- Dr. Strangelove
- Kaptan Lionel Mandrake
Sinema dünyasındaki yerini iyice sağlamlaştıran aktör, Woody Allen’ın ilk yapımı olan "What’s New, Pussycat" filminde de sahne aldı.
Aktörün adını sinema tarihine altın harflerle kazıyan en büyük rolü, Pembe Panter serisinde canlandırdığı sakar Dedektif Clouseau karakteridir. 1963 yılında başlayan bu efsanevi seri, onun dünya genelinde milyonlarca hayran edinmesini sağladı. Hemen ardından serinin ikinci filmi olan "Shot in The Dark" izleyiciyle buluştu. Aynı dönemde İsveçli ünlü aktris Britt Ekland ile hayatını birleştirdi. Blake Edwards yönetmenliğinde çekilen ve tamamen karakter komedisi üzerine kurulu olan 1968 yapımı "Party" filmi, Sellers’ın doğaçlama yeteneğini gözler önüne sererek kült yapımlar arasına girdi. Bu başarılı süreçlerin ardından üçüncü evliliğini Avustralyalı model Miranda Quarry ile gerçekleştirdi. 1970’lerin ortalarında sinemaseverlerin yoğun isteği üzerine Dedektif Clouseau rolüne geri dönerek serinin devam filmlerinde başrolü üstlendi.
Dramatik Dönüşüm ve Hüzünlü Veda
Peter Sellers, kariyerinin son döneminde sadece bir komedyen olmadığını kanıtlamak istiyordu. Polonyalı yazar Jerzy Kosinski’nin eserinden uyarlanan "Being There" filmindeki "Chance" karakteriyle izleyicileri şaşırttı. Dramatik derinliği yüksek olan bu film, sanatçıya ikinci kez Oscar adaylığı kazandırdı. Bu muazzam başarının ardından Lynne Frederick ile son evliliğini yaptı. Ancak yoğun iş temposu ve yıpratıcı yaşam tarzı, zaten zayıf olan sağlığını derinden etkilemişti. Henüz 39 yaşındayken geçirdiği ilk kalp krizinin ardından kalbi yıllarca alarm vermişti. 1980 yılında son filmi olan "The Fiendish Plot of Dr. Flu Manchu" çalışmasını tamamladıktan kısa süre sonra, 24 Temmuz 1980’de geçirdiği kalp kriziyle yaşama veda etti. Onun fırtınalı ve ilginıç yaşam öyküsü, 2004 yılında beyaz perdeye aktarılarak anısı yaşatılmaya devam etti.
