James Paul McCartney, 18 Haziran 1942 tarihinde İngiltere'nin Liverpool kentinde dünyaya gözlerini açtı. Tüm zamanların en büyük müzikal oluşumlarından The Beatles grubunu kurarak küresel müzik tarihini baştan yazdı. Müzik dünyasında elde ettiği eşsiz rekorlar ve geniş kitleleri etkileyen tarzıyla modern popüler kültürün yönünü belirledi. Sanatçı, İkizler burcunun belirgin özelliklerini taşımaktadır. Trompetle başladığı enstrüman yolculuğunu gitara taşıyarak, besteleriyle dünya genelinde yüz milyon barajını aşan bir satış başarısına ulaştı.
Liverpool Sokaklarından Efsaneye Dönüşen İlk Adımlar
Küçük yaşlarda annesi Mary'nin çalıştığı Walton General Hospital bünyesinde dünyaya gelen McCartney, çocukluğunu Liverpool'un işçi sınıfı sokaklarında geçirdi. Michael adında bir erkek kardeşi vardı. Stockton Wood Road İlkokulu ile başlayan eğitim hayatı, Joseph Williams Okulu ile devam etti. Ardından 1953 senesinde girdiği Liverpool Institute sıralarında, ömrü boyunca omuz omuza vereceği ve dünya müzik tarihini kökten değiştirecek olan kıymetli yol arkadaşı George Harrison ile ilk kez karşılaşma şansı buldu. Ailesiyle birlikte 1955 yılında Allerton bölgesine taşındıktan kısa bir süre sonra, henüz 14 yaşındayken annesi Mary'yi meme kanseri sebebiyle kaybetmesi onun genç dünyasında derin bir yara açtı. Müzikal anlamda kader ortağı olacağı John Lennon da benzer bir kaderi paylaşarak on yedi yaşında annesiz kalmıştı. Müziğe tutkuyla bağlı olan babasının yönlendirmesiyle enstrümanlara ilgi duymaya başlayan Paul, trompet hediyesiyle ilk adımını attı. Solak olduğu için ilk etapta çalmakta oldukça zorlansa da bu Zenith gitara alışarak ilk bestesi I Lost My Little Girl'ü tamamladı. Kulağının yeteneğine güvenerek akademik müzik eğitimi almayı reddeden McCartney, kendi kendini eğiterek yeteneğini sergilemeye devam etti.
The Beatles Efsanesinin Doğuşu ve Hamburg Serüveni
Müzik tarihinin seyrini değiştirecek olan Paul McCartney ve John Lennon buluşması, 6 Temmuz 1957 gününde gerçekleşti. Lennon'ın halasının bu samimiyete sıcak bakmamasına rağmen, iki gencin melodilere duyduğu ortak aşk her şeyin önüne geçti. The Quarrymen adı altında sahne alan topluluğa, yaşı küçük olduğu gerekçesiyle George Harrison'ın katılmasına başlangıçta Lennon karşı çıkmıştı. Fakat McCartney'nin kararlı ikna çabaları neticesinde Harrison, grubun baş gitaristi olarak kadrodaki yerini almayı başardı. Daha sonra aralarına Stuart Sutcliffe da katıldı. Ancak McCartney, Sutcliffe'i müzikal açıdan zayıf buluyordu. İsim arayışları sürecinde farklı alternatifleri eleyen grup, 1960 yılının ağustos ayında nihayet The Beatles isminde karar kıldı. Almanya'nın Hamburg şehrindeki Indra Club'da, menajer Allan Williams yönetiminde sahne alarak zorlu bir döneme adım attılar. Zorlu ve dar odalarda kalarak mücadele ettiler. McCartney'nin güvenlik güçleriyle yaşadığı tatsız bir hadise sonrası sınır dışı edilmesiyle birlikte, grubun diğer üyeleri de çalışma izni ve yaş engelleriyle karşılaşarak memleketlerine dönmek zorunda kaldılar. Grup 21 Mart 1961'de ilk konserini verdi. Diğer yerel grupların sürekli aynı yabancı eserleri çaldığını fark eden McCartney, özgün besteler üretmeleri gerektiği konusunda Lennon ile uzlaştı.
Zirveye Tırmanış, Solo Dönem ve Başarı Ağı
Grup Nisan 1961'de Hamburg'da My Bonnie'yi kaydetti. Sutcliffe'in gruptan ayrılmasıyla birlikte McCartney boşalan basgitar pozisyonuna geçerek grubun ritmik omurgasını devraldı. Menajer Neil Aspinall vasıtasıyla Decca Records'a yaptıkları başvuru reddedilince, Hamburg'da eski dostları Stuart'ın ölüm haberiyle yıkıldılar. Nihayet 9 Mayıs 1962'de Parlophone Records ile el sıkışarak müzik marketlerde yer alacak kapıyı araladılar. İlk Beatles albümü bir günde kaydedildi. Ringo Starr'ın da katılımıyla efsanevi kadro tamamlandı. McCartney, o dönem sevgilisi Jane Asher ile nişanlanırken, solo projelerle de adından söz ettirdi. 1966 yılında vizyona giren The Family Way isimli sinema yapıtının unutulmaz müziklerine imza atan dahi müzisyen, bu değerli çalışmasıyla prestijli Ivor Novello Ödülü kazanarak kariyerinde devasa bir adım attı. Grup içi anlaşmazlıklar ve Capitol Records sözleşme gerilimleri sonrasında, The Beatles 1970 senesinde tamamen dağıldı. Eşi Linda Eastman ile evlenen McCartney, solo albümlerinin ardından "Wings" adlı yeni grubunu kurdu. Bu yeni ekiple kaydettiği "Band on the Run" albümü, iki farklı Grammy Ödülü kazandırdı. Wings'in 1977 çıkışlı "Mull of Kintyre" plağı ise Birleşik Krallık'ta uzun yıllar en çok satan albüm unvanını korudu.
John Lennon'ın Kaybı, Klasik Yapıtları ve Özel Yaşamı
Eski kadim dostu John Lennon ile yetmişli yıllarda yıpranan ilişkilerini telefon görüşmeleriyle onarmayı başaran sanatçı, 9 Aralık 1980 tarihindeki korkunç cinayet haberiyle sarsılarak derin bir yasa boğuldu. Lennon'ın elim vefatının ardından, diğer Beatles üyeleri George Harrison ve Ringo Starr ile bir araya gelerek dostlarının anısına All Those Years Ago isimli eseri kaydettiler. 1982 tarihli solo albümü "Tug of War" içerisinde Stevie Wonder düeti olan "Ebony and Ivory" şarkısı yer alıyordu. Ayrıca efsanevi pop yıldızı Michael Jackson ile düetler yaptı. 90'lı yıllarda klasik müzik alanına yönelerek Carl Davis ile ortaklaşa "Liverpool Oratorio" projesini tamamladı. Sanatçının müzikal dehasını kanıtlayan ve dünya genelinde bilinen klasik türdeki diğer önemli albümleri şu şekilde sıralanmaktadır:
- A Leaf (Anya Alexeyev ile kaydedilen ve kraliyet ödülü getiren eser)
- Standing Stone (1997 yılında yayımlanan klasik albüm)
- Working Classical (1999 tarihli orkestral çalışma)
- Ecce Cor Meum (2006 yapımı ödüllü oratoryo)
Aynı zamanda yetenekli bir ressam olan Paul McCartney, doğaya olan sevgisiyle de tanınan aktif bir hayvan hakları savunucusudur. 2001 senesinde kaybettiği sevgili eşi Linda'nın anısına "Wingspan: An Intimate Portrait" isimli özel bir belgesel projesini sinemaseverlerle buluşturdu. Eşinin ölümünden sonra 11 Haziran 2002'de Heather Mills ile evlendi, ancak 2007'de yollarını ayırdı. Dünya sahnesinde iz bırakan efsane sanatçının geride bıraktığı geniş ailesinde Mary Anna, Stella Nina, James Louis, Beatrice Milly ve evlat edindiği Heather Louise olmak üzere toplam beş çocuğu yer almaktadır. Sanatçı bugün hâlâ tüm dünyada sevilmektedir.
.jpg?width=640)