Paul Hermann Müller, 12 Ocak 1899 tarihinde İsviçre’nin Olten kentinde dünyaya gelen ve 28 Ekim 1948’de DDT adlı bileşiğin güçlü böcek öldürücü etkilerini bulmasıyla Nobel Kimya Ödülü’ne layık görülen ünlü bir kimyagerdir. Yaşamını 12 Ekim 1965’te Basel kentinde yitiren bilim insanı, özellikle II. Dünya Savaşı sırasında yaygınlaşan sıtma ve tifüs gibi büyük salgınların önüne geçen çalışmalarıyla insanlık tarihine damga vurmuştur. Laboratuvarda geçirdiği uzun yıllar boyunca, tarımsal zararlılar ve vektör kaynaklı hastalıklarla mücadelede devrim yaratan formüller geliştirmeyi başarmıştır.
Eğitimi ve Laboratuvar Kariyerinin Başlangıcı
Müller, demiryolu taşımacılığında görev yapan babasının da doğduğu yer olan Lenzburg’da çocukluğunun ilk dönemlerini geçirdi. Eğitim hayatına İsviçre'nin Basel kentinde ilk ve ortaokul düzeyinde devam eden genç Paul, babasının teşvikiyle eczacılık dünyasına adım attı. Evinde kurduğu küçük düzeneklerle deneyler gerçekleştirdi. Bu deneylerinde fotoğrafik plakaları geliştirmeyi başardı.
Basel Üniversitesi’ne kaydolan Müller, 1916 yılında eğitimine ara vererek Dreyfus & Company bünyesinde laboratuvar asistanlığı yaptı. Bir yıl sonra kimya endüstrisinde önemli yeri olan Lonza AG bünyesine asistan kimyager olarak girdi. Burada edindiği tecrübeler, araştırmalarının temeli oldu. Bilim insanı, 1918'de okuluna geri döndü. İnorganik kimya alanında Profesör Friedrich Fichter ile birlikte ortak çalışmalar gerçekleştirdi. Organik kimyadaki çalışmalarını 1922'de Hans Rupe ile sürdürdü. Meta ksilidin ve belirli türevlerinin kimyasal ve elektrokimyasal oksidasyonunu inceleyen doktora tezini 1923 yılında bitirdi.
J.R. Geigy Dönemi ve DDT’nin Keşfi
Mezuniyetinden kısa süre sonra, 1925 yılında J.R. Geigy ilaç firmasında araştırmacı kimyager olarak işe başladı. Bu kurumda bitki koruma alanındaki bilimsel araştırmalarda genel müdürlük pozisyonunu üstlendi. Burada bitkisel boyalar ile doğal sepileme maddeleri üzerine araştırmalar yürüttü. Yapay yollarla beyaz üretilen ancak ışığa karşı dayanıksız olan bir sepilenmiş deri keşfetti. Hayatını 1927'de Friedel Rüegsegger ile birleştiren Müller'in bu evlilikten Henrich, Niklaus ve Margaretha adında üç çocuğu oldu.
Müller, 1930 yılında ışığa karşı yüksek direnç gösteren Irgatan FL ve Irgatan FLT maddelerini geliştirdi. Böcek ilaçlarına, dezenfektanlara ve güve geçirmeyen maddelere 1935 yılında yönelmeye başladı. Cıvasız bir dezenfektan olan Graminone bileşiğini keşfetti. Araştırmacının nihai amacı; ucuz, kalıcı ve kimyasal kararlılığı yıksek bir böcek ilacı bulmaktı. Dört yıl sıren yoğun bir çabanın ve başarısızlıkla sonuçlanan tam 349 deneyin ardından hedefine ulaştı. Kloroform gibi böcekler üzerinde öldürücü etkisi olan CCl3 gruplu bileşikleri inceleyerek DDT’yi keşfetti.
Aslında DDT ilk kez 1874 senesinde Alman kimyager Othmar Zeidler tarafından laboratuvar ortamında sentezlenmiş olmasına karşın, böcek öldürücü bir ilaç olarak taşıdığı büyük değer o dönemde hiç fark edilememişti. Müller, sıcakkanlı canlılara ve bitkilere zarar vermeyen, kalıcı ve son derece güçlü bu maddeyi sentezledi. Keşif sırecinde İsviçre'deki besin kıtlığı ile Rusya'daki ölümcül tifüs salgını başat rol oynadı. DDT sayesinde sivrisinek popülasyonu kontrol altına alınarak sıtma ve tifüs gibi salgınların önlenmesinde devasa adımlar atıldı. Bakteri ve böcek öldürücü nitelikteki rodonit ile siyanür sentez teknikleri için 1937'de patent aldı. DDT'nin patentini sırasıyla 1940'ta İsviçre’de, 1942'de ABD’de ve bir yıl sonra Avustralya’da tescilledi. Bu gelişmeyle birlikte 1942 yılından itibaren Gesarol ve Neocide markalarının üretimine geçildi.
Akademik Başarıları, Ödülleri ve Mirası
Müller’in DDT üzerindeki güçlü toksik etkileri ortaya koyan çalışmaları, ona 1948 yılında Nobel Kimya Ödülü'nü kazandırdı. Aynı yıl Yunanistan’daki Thessalonica Üniversitesi tarafından kendisine fahri doktora unvanı verildi. Bilim dünyasında büyük saygı uyandıran Müller, 1949'da Paris Endüstriyel Kimya ve İsviçre Doğa Araştırma topluluklarına fahri üye seçildi. Ayrıca Reale Accademia Internazionale del Parnaso tarafından da fahri üyelikle onurlandırıldı. Congrès Internationale de Phytopharmacie et Phytiatrie tarafından 1952 yılında onur madalyasıyla ödüllendirildi. Kendisine 1963 yılında Selanik şehrinin altın madalyası takdim edildi.
Müller kariyeri boyunca pek çok prestijli kurumdan unvanlar almıştır:
- Universidad Nacional Eva Perón fahri doktorası,
- Thessaloniki Aristoteles Üniversitesi fahri doktorası,
- Escuela Superior Tecnica e Investigacion Cientifica fahri profesörlüğü.
DDT'nin II. Dünya Savaşı sonrasından 1962 yılına kadar süren büyük popülaritesi, Rachel Carson’un "Silent Spring" isimli kitabıyla sarsıldı. Carson bu yayında, ilacın kansere yol açtığını ve kuş türlerinin neslini tehlikeye attığını iddia etti. Doğada son derece dayanıklı olması ve aşırı kullanımı nedeniyle hayvanlar için büyük tehlike oluşturduğu anlaşılan DDT, besin zincirini bozduğu gerekçesiyle 1970'lerde yerini daha az zararlı maddelere bırakmıştır. Geigy şirketindeki görevinden 1961 yılında emekli olan Müller, evinde kurduğu laboratuvarında çalışmalarını sürdürdü. Makalelerini Helvetica Chimica Acta bilim dergisinde yayımladı. Ücç çocuk babası olan Müller, 12 Ekim 1965'te 66 yaşındayken Basel'de yaşama gözlerini yumdu.
