Türk bilim dünyasının önemli isimlerinden yüksek jeofizik mühendisi Övgün Ahmet Ercan, 10 Kasım 1947 tarihinde Aydın’ın Nazilli ilçesinde dünyaya gözlerini açtı. Selanik kökenli bir aileden gelen ve Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın soyundan olan Ercan, özellikle 1999 Gölcük depremi sonrasında Türk halkının afetler konusunda bilinçlenmesi amacıyla yürüttüğü özverili çalışmalarla ülke genelinde geniş kitlelerce tanındı. Eğitim hayatına Ege bölgesinde başlayan araştırmacı, hem ulusal hem de uluslararası alanda edindiği akademik birikimi Türkiye'nin jeolojik yapısını anlamaya adadı.
Eğitim Hayatı ve Akademik Kariyeri
Ercan, temel eğitim basamaklarını Nazilli'de tamamlayarak 1960 ile 1963 yılları arasında Nazilli Ortaokulu'nda okudu. Ardından Nazilli Lisesi bünyesinde eğitim alan Ercan, 1966 yılında liseden mezun oldu. Yükseköğrenimini tamamlamak üzere İstanbul'a giderek İstanbul Üniversitesi Jeofizik-Jeoloji bölümüne kaydoldu ve 1970 senesinde diploma aldı. Aynı yıl eğitimini sürdürmek amacıyla Amerika Birleşik Devletleri'ne gitti. Kaliforniya eyaletindeki Stanford Üniversitesi bünyesinde yüksek lisans eğitimini 1973 yılında başarıyla tamamlayan genç mühendis, doktora derecesini ise 1975'te Colorado Madencilik Okulu mezuniyetiyle alarak ülkesine döndü.
Türkiye'ye dönüşünün hemen ardından, 1975 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi Jeofizik Mühendisliği bölümünde kadrolu olarak göreve başladı. Bilimsel birikimini artırmak amacıyla çalşmalarını durdurmayan Ercan, 1980 yılına kadar Massachusetts Institute of Technology bünyesinde doktora sonrası araştırmalar yürüttü. Uzun akademik mesaisinin ardından, 2011 yılında Maltepe Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nde öğretim üyesi sıfatıyla ders vermeye başladı.
Bilimsel Çalşmaları ve Mesleki Alanları
Övgün Ahmet Ercan, meslek hayatı boyunca son derece üretken bir profil sergiledi. Kaleme aldığı 17 farklı kitap ve yayımlanan 420 bilimsel makalenin yanı sıra Türkiye'nin çeşitli yapısal sorunlarını çözmeye odaklanan 905 araştırma tasarımı hazırladı. Jeofizik alanındaki uzmanlığını sadece akademiyle sınırlamayan bilim insanı, 1983 yılında Yeraltı Aramacılık Araştırma Kuruluşu adını verdiği özel bir şirketi hayata geçirdi. Bu girişiminin yanı sıra, 2002 ile 2004 yılları arasında Türkiye Jeofizik Kurumu Derneği Kurucu Genel Başkanlığı görevini üstlenerek kurumsal alanda da öncülük etti.
Ercan'ın derin jeofizik bilgisi, sınırlar ötesinde de ilgi gördü. Kendisi 2006-2007 yılları arasında İran Devleti'ne petrol konusunda danışmanlık yaptı. Küresel ölçekteki bu tecrübelerinin ardından, 2010 yılında Ülkeler Deprem Ağı Türkiye Başkanlığı makamına getirildi. Hemen sonrasındaki dönemde, 2011 ile 2012 yılları arasında TMMOB bünyesinde başdanışman olarak hizmet verdi.
Araştırmacının ilgi alanları oldukça geniş bir yelpazeye yayılmaktadır. Ercan'ın uzmanlaştığı temel çalşma başlıkları şu şekilde sıralanabilir:
- Kentsel dönüşüm süreçleri, yapılaşma pratikleri ve yapı jeofiziği çalşmaları,
- Deprem kestirimleri ve jeotermal kaynak aramaları,
- Su, petrol, doğalgaz, madenler ile taş ocakları gibi yeraltı zenginliklerinin tespiti,
- Arkeojeofizik araştırmaları ve Türk dili çalşmaları.
Siyasi Hayatı, Yazarlığı ve Kişisel Yaşamı
Akademik ve teknik çalşmalarının yanı sıra toplumla olan bağını daima güçlü tutan Ercan, medya organlarında düzenli olarak yazılar kaleme aldı. Kendisi; Senato ile Şantiye dergilerinde, aynı zamanda Beşiktaş, Türksolu ve Yeşil Dünya gazetelerinde sürekli köşe yazarı olarak kamuoyunu bilgilendirmeye devam etmektedir. Doğa sevgisiyle bilinen Ercan, ağaç dikmeyi çok sever.
Toplumsal fayda sağlamak adına siyasete de adım atan Ercan, 2002 yılında gerçekleştirilen Türkiye genel seçimlerinde şansını denedi. Seçimlere İstanbul Anadolu Yakası'ndan bağımsız aday olarak katıldı. Ancak bu siyasi girişiminde sandıktan yeterli oy alamayarak parlamentoya girmeyi başaramadı.