Balkan Türkleri edebiyatının en seçkin temsilcileri arasında yer alan Nusret Dişo Ülkü, 24 Mart 1937 tarihinde Prizren'de dünyaya gözlerini açmış, ömrünü Türk kültürürünün bu topraklarda yaşamasına adamış müstesna bir yazar, şair ve öykücüdür. Hayatının dönüm noktası olan 1964 senesinde Üsküp'e yerleşen Ülkü, yarım asrı aşan edebi serüveni boyunca kaleme aldığı şiir ve hikayelerle Balkanlar'daki Türk varlığının edebi sesi olmayı başarmıştır. 16 Ocak 2022'de aramızdan ayrılan usta kalem, sadece yazdığı eserlerle değil, kurduğu yayınevleri ve kültür dernekleriyle de Türk-İslam kültürünün korunması yolunda adeta bir köprü vazifesi görmüştür.
Prizren'den Üsküp'e Uzanan Edebi Bir Ömür
Prizren'de doğup büyüyen Nusret Dişo Ülkü, takvimler 1964 yılını gösterdiğinde hayatının geri kalanını şekillendireceği Üsküp şehrine taşınmıştır. Bu göç, onun sanat hayatında yepyeni kapılar aralamıştır. Üsküp onun adeta ikinci vatanı olmuştur. Şehre olan derin bağlılığını her fırsatta dile getiren yazar, bu sevgisini şu unutulmaz sözlerle perçinlemiştir: 'Prizren'siz yaşayabilirim ama Üsküp'süz yaşayamam.' Bu ifadeler, onun Üsküp sokaklarına ve insanına duyduğu büyük aşkın en samimi kanıtıdır. Şehirle kurduğu bu ruhsal bağ, edebi üretiminin de en büyük motivasyon kaynağı olmuştur.
Balkanlar'da Türkçe ve Türk-İslam Kültürünün Muhafızı
Yarım asrı geride bırakan yazı hayatı boyunca Nusret Dişo Ülkü, çok sayıda dergi ve gazetede aktif rol üstlenmiştir. Yazarlık ve yayıncılık faaliyetlerini sürdürürken, yürüttüğü çalışmalarla genç kuşakların Türkçe ile buluşmasında son derece etkili olmuştur. Usta yazar, Balkan coğrafyasında şu önemli gazete ve dergilerde aktif olarak yayıncılık ve yazarlık yapmıştır:
- Sevinç Dergisi
- Tomurcuk Dergisi
- Kuş Dergisi
- Tan Gazetesi
- Birlik Gazetesi
Bu yayınlarda hem yönetici hem de yazar olarak görev alarak edebi üretkenliğini sürdüren sanatçı, elli yıl boyunca durmaksızın şiir ve hikaye kitapları neşretti. Yazmaktan asla vazgeçmedi. Eserlerinde Türkçe sevgisini, Türklük bilincini, Allah aşkını ve İslam ahlakını büyük bir hassasiyetle yoğurmuştur. O, milli ve manevi değerleri harmanlamıştır. Yugoslavya döneminden itibaren Balkanlar coğrafyasında Türk ve İslam medeniyetinin izlerinin silinmemesi için adeta tek başına mücadele etmiştir. 1992 senesinde resmi olarak emekliye ayrılan Ülkü, edebi üretimden ve yayıncılık dünyasından asla kopmamıştır. Emeklilik günlerinde de şiir yazmaya ve kitaplar yayınlamaya kararlılıkla devam etmiştir. Özellikle yaşamının son dönemlerinde Türkçe dili, Osmanlı İmparatorluğu'nun tarihi mirası ve İslam dininin esasları üzerine yoğunlaşarak bu konularda önemli eserler neşretmiştir.
Türk kültürünün kurumsallaşması gerektiğine inanan yazar, Üsküp'te Yahya Kemal Beyatlı Derneği'nin kurulmasına öncülük ederek edebiyatçıların bir araya gelmesini sağlamıştır. Bununla da yetinmeyerek, yine bu şehirde kendi kurduğu Dişo Türk Anaç Türk Yayıncılık markası altında kitap yayıncılığı faaliyetlerini ömrünün sonuna dek kararlılıkla sürdürmüştür. Bu yayınevi vasıtasıyla çok sayıda eseri okurlarla buluşturmuş ve Balkanlar'da Türkçe yayıncılığın yaşatılmasına büyük bir katkı sunmuştur. Kendi kitaplarının yanı sıra kurucusu olduğu yayıncılık çatısı altında diğer edebi eserlerin de basılmasını ve dağıtılmasını üstlenmiştir.
Edebi Mirası ve Aile Yaşamı
Nusret Dişo Ülkü, ardında zengin bir edebi miras bırakmanın yanı sıra sıcak bir aile yuvası da kurmuştur. Yaşamı boyunca kendisine yoldaşlık eden ailesinde, Ülker ve Türker adında iki erkek evladı ile Sevil adında bir kız çocuğu babası olmuştur. Yazarın oğulları, babalarının edebiyat yolculuğundan farklı olarak üretim sektöründe faaliyet göstererek iş dünyasında yer almaktadırlar. Balkan Türk edebiyatının unutulmaz çınarı Nusret Dişo Ülkü, ömrünü adadığı Türkçe ve Türk-İslam kültürü davasıyla nesiller boyu anılmaya devam edecektir.
