Nurşen Girginkoç, 1939 yılında Türkiye'nin başkenti Ankara'da dünyaya gelen, tiyatro sahnelerinden seslendirme stüdyolarına kadar uzanan geniş bir yelpazede ülkenin kültür sanat hayatına yön vermiş son derece saygın bir Türk oyuncu, yönetmen ve seslendirme sanatçısıdır. Sanatçının Ankara'da başlayan yaşam serüveni tiyatroyla doluydu. Hem tiyatro sahnelerindeki canlı performansları hem de sinema perdesi ile televizyon ekranlarındaki rolleriyle tanınan usta isim, aynı zamanda dublaj dünyasındaki unutulmaz ses tonu ve yönetmenlik vizyonuyla da sanat tarihimizde derin izler bırakmıştır. Sanata adanmış bu benzersiz kariyer akademik adımlarla başladı.
Eğitim Hayatı ve Devlet Tiyatroları Yılları
Sanat dünyasına adım atarken işin eğitim kısmını her zaman en ön planda tutan Nurşen Girginkoç, oyunculuk yeteneğini akademik bir disiplinle birleştirmeyi amaçladı. İlk durağı ise konservatuvar oldu. Bu hedef doğrultusunda ilk olarak Devlet Konservatuvarı Tiyatro Yüksek Bölümü'nde eğitim görerek buradan başarıyla mezun oldu. Aldığı bu üst düzey eğitimi daha geniş bir entelektüel vizyonla desteklemek isteyen sanatçı, bunun ardından Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'ni de tamamladı. Bu çift yönlü eğitim büyük katkı sağladı. Her iki köklü kurumda edindiği kuramsal ve pratik birikim, onun ilerleyen yıllarda sergileyeceği güçlü sahne duruşunun en sağlam temellerini oluşturdu.
Akademik donanımını tamamlayan Girginkoç, vakit kaybetmeden profesyonel sahne yaşamına geçiş yaptı ve 1959 yılında Devlet Tiyatroları kadrosuna resmi olarak kabul edildi. Bu kabul kariyerinde dönüm noktasıydı. Kurum bünyesinde aktif olarak görev aldığı çok uzun yıllar boyunca birbirinden tamamen farklı karakterlere hayat veren tecrübeli aktris, sergilediği sahne performanslarıyla tiyatroseverlerin büyük takdirini topladı. Rol aldığı sayısız tiyatro eseriyle hem dram hem de komedi türündeki üstün yeteneğini kanıtlarken, Ankara sanat ortamının en üretken ve aranan yüzlerinden biri haline geldi.
Yönetmenlik Koltuğu ve Altın Kızlar ile Seslendirme Çalışmaları
Sahnede uzun yıllar boyunca edindiği oyunculuk birikimini farklı bir boyuta taşımak ve sanatsal yönünü zenginleştirmek isteyen Nurşen Girginkoç, 1983 yılından itibaren tiyatroda yönetmenlik çalışmalarına da ağırlık vermeye başladı. Bu yeni adımı tiyatroseverlerden tam not aldı. Oyuncu kimliğinin yanına eklediği bu yeni ve zorlu unvanla birlikte, sahne arkasındaki yaratıcı süreçleri de başarıyla yönetti ve oyunlara kendi estetik yorumunu kattı. Devlet Tiyatroları çatısı altında hem oyuncu hem de yönetmen olarak çok yönlü bir sanat portresi çizmeyi başardı.
Nurşen Girginkoç'un sanat dünyasındaki başlıca uzmanlık alanları şunlardır:
- Tiyatro oyunculuğu
- Tiyatro yönetmenliğu
- Sinema ve dizi oyunculuğu
- Seslendirme sanatçılığı
Kariyerini sadece sahneyle sınırlamayan usta sanatçı, televizyon dünyasında da geniş kitlelerce tanınan bir ses haline geldi. Yabancı televizyon yapımlarının Türkiye'de fırtınalar estirdiği dönemde, ekranların efsanevi dizilerinden biri olan Altın Kızlar kadrosunda yer aldı. Onun seslendirdiği Doroty karakteri çok sevildi. Dizinin bu en popüler figürünü yıllar boyunca kendine has ses tonuyla seslendirerek, Türk izleyicisinin zihnine bu karakteri kendi sesiyle kazımayı başarıdı. Seslendirme sanatçılığındaki bu büyük başarısı, onun çok yönlü sanat yeteneğinin en önemli kanıtlarından biri oldu.
Devlet Sanatçısı Unvanı ve Ölümsüz Sanat Mirası
Türk tiyatrosuna, sinemasına, dizilerine ve seslendirme dünyasına ömrünü adayan usta sanatçının bu olağanüstü emekleri devlet nezdinde de en üst düzeyde kabul gördü. Sanatçı başarılarını prestijli unvanla taçlandırdı. Uzun yıllar hizmet verdiği kurumdan emekli olmasının ardından, ülkemizin sanat alanındaki en prestijli ödüllerinden biri olan Devlet Sanatçısı unvanına layık görüldü. 1998 yılında resmi olarak seçildiği bu onurlu unvan, onun sanatsal kariyerinin, yarattığı karakterlerin ve sahnede geçirdiği her bir anın en anlamlı taçlandırılması oldu. Emekliliği sanat dünyasında yeni dönem başlattı. Emekliliğinin ardından da saygınlığını koruyan Nurşen Girginkoç, Türk tiyatro tarihinin altın sayfalarında adından övgüyle söz ettiren, gelecek nesil genç tiyatroculara ilham kaynağı olmaya devam eden kalıcı bir miras bırakmıştır.