Osmanlı İmparatorluğu'nun son hükümdarı Sultan VI. Mehmet Vahdettin'in dördüncü eşi olan Nevvare Hanım, 1901 yılında İzmit'in Hikmetiye Köyü'nde dünyaya gözlerini açmış ve sarayda fırtınalı bir yaşam sürmüştür. Saray hayatına küçük yaşta adım atan bu Abhaz kızı, hanedanın son günlerine tanıklık etmiş önemli figürler arasında yer alır. Eğitimini Dolmabahçe Sarayı çatısı altında tamamlayan Nevvare Hanım, fırtınalı bir dönemde padişahın eşi unvanını alarak tarihe geçti.
Saray Koridorlarından Çengelköy Köşküne
Nevvare Hanım'ın babası Mustafa Bey, Abhaz kökenli bir bey olup annesi ise Hafize Hanım'dır. Genç kız, Vahdettin'in üçüncü eşi Meveddet Kadınefendi'nin amcasının kızı olması sebebiyle saray çevresiyle erken tanıştı. Kuzeninin evliliğinin ardından nedime olarak Çengelköy Sarayı'na çağrıldı. Padişahın kendisine aşık olması ise genç kadının hayatını tamamen değiştirecektir. Nevvare Hanım, kuzeni ile arasının bozulmasından çekindiği için bu izdivaca başlangıçta sıcak bakmadı. Vahdettin'in ısrarlı tutumu karşısında ise evlilik kaçınılmaz hale geldi. Çift, 20 Temmuz 1918 tarihinde Dolmabahçe Sarayı'nda düzenlenen görkemli bir törenle hayatlarını birleştirdi. Vahdettin ile evliliğinden hiç çocuğu olmayan Nevvare Hanım, sarayda zorlu ilişkiler de yaşadı. Özellikle padişahın dördüncü eşi olan Nevzad Hanım ile aralarında ciddi bir soğukluk mevcuttu. Bu süreçte Nevvare Hanım'ın erkek kardeşi Şükrü Bey de sarayda yaverlik ve Ser Duhani görevlerini üstlendi.
Hanedanın Sürgüne Uğraması ve Boşanma Kararı
1924 yılına gelindiğinde Osmanlı hanedan mensupları için zorunlu sürgün dönemi başladı. Bu kritik eşikte Nevvare Hanım, sürgüne gitmek yerine kendi özgür iradesiyle Vahdettin'den boşanma kararı aldı. Bu esnada eski padişah San Remo'da sürgün hayatı yaşamaktaydı. Boşanma işlemlerinin tamamlanmasıyla birlikte Nevvare Hanım, saray unvanlarından feragat ederek İstanbul'da yeni bir hayata başladı.
Cumhuriyet Dönemi ve İkinci Evliliği
Eski eşi Vahdettin'in vefatının ardından Nevvare Hanım, İstanbul'da Mevlud Sönmezler adında bir tüccar ile ikinci evliliğini gerçekleştirdi. Bu dönemde hayatında yeni bir sayfa açmak isteyen Nevvare Hanım, adını Leyla olarak değiştirmeyi tercih etti. Bu ismin seçilmesinde, yakın arkadaşı ve Emine Nazikeda Başkadınefendi'nin nedimesi olan Leyla Açba'nın büyük etkisi vardı. Çift, önce Feneryolu'ndaki köşkte yaşadı, daha sonra ise Şişli'ye taşındı.
Mevlud Sönmezler ile olan evliliğinden de çocuğu olmayan Nevvare Hanım, eşinin 1974 yılındaki vefatının ardından yalnızlaştı. İlerleyen yaşlarında doğduğu topraklara, İzmit'in Hikmetiye Köyü'ne geri dönmeye karar verdi. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlık kanunu kapsamında Ayşe Sönmezler adını alan Nevvare Hanım, 22 Nisan 1992 tarihinde doğduğu köy olan Hikmetiye'de 91 yaşında hayata veda etti.
Unvanları ve Saraydaki Konumu
Nevvare Hanım'ın saraydaki unvansal konumu hakkında değişik iddialar bulunmaktadır:
- Resmi kayıtlarda dördüncü eşi olarak geçen Nevvare Hanım, üçüncü kadınefendi veya başikbal unvanını taşımıştır.
- Padişahtan çocuk doğurmadığı gerekçesiyle kadınefendi unvanını fiilen kullanamadığı ve ikbal olarak kaldığı da aktarılan bilgiler arasındadır.
- Cumhuriyet döneminde ise tüm bu unvanları geride bırakarak vatandaşlık kayıtlarına Ayşe Sönmezler olarak kaydolmuştur.
