Cumhuriyet döneminin yetiştirdiği en önemli bilim insanlarından biri olan matematikçi Nazım Terzioğlu, ülkedeki akademik altyapının kurulmasında ve genç nesillere matematik sevgisinin aşılanmasında öncü roller üstlenmiş seçkin bir şahsiyettir. 1912 yılında Kayseri'de dünyaya gelen ve ömrünü bilimin gelişimine adayan bu kıymetli akademisyen, 20 Eylül 1976 tarihinde İstanbul'un Silivri ilçesinde hayatını kaybetmiştir. Eğitim hayatını yurt dışındaki saygın üniversitelerde tamamladıktan sonra ülkesine dönerek İstanbul Üniversitesi başta olmak üzere pek çok kurumda dekanlık ve rektörlük gibi üst düzey idari vazifeler yürütmüştür. Bilimsel faaliyetlerini sadece teorik çalışmalarla sınırlamayan Terzioğlu, kurduğu enstitüler, laboratuvarlar ve düzenlediği ulusal yarışmalarla Türk matematik ekolünün temellerini sağlamlaştırmıştır.
Almanya'da Parlayan Bir Yıldız ve İlk Akademik Adımlar
Terzioğlu'nun eğitim yolculuğu doğduğu şehir olan Kayseri'de başladı. İlk mektebi burada bitirdi. Sonrasında ortaöğrenimi için İstanbul ve İzmir yollarına düştü. Dönemin en yetkin riyaziye muallimlerini kadrosunda barındıran İzmir Atatürk Lisesi'nden 1930 yılında başarıyla mezun oldu. Mezuniyetinin ardından devletin sunduğu imkanları değerlendirmek isteyen genç Nazım, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açılan zorlu sınavda üstün başarı göstererek yükseköğrenim için Almanya'ya gitme hakkı kazandı. Avrupa'nın önde gelen bilim merkezlerinden Göttingen Üniversitesi ile Münih Ludwig Maximilian Üniversitesi'nde yüksek eğitimini tamamladı. Dünyaca ünlü matematikçi Konstantin Karatodori'nin danışmanlığında hazırladığı "Finsler Uzayı Hakkında" konulu doktora teziyle bilim dünyasında rüştünü ispat etti.
Kurumlar Kuran ve Bilime Yön Veren Bir Lider
Doktora derecesini alarak 1937 yılında vatanına dönen idealist araştırmacı, İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Enstitüsü'nde asistan olarak göreve başladı. Burada akademik basamakları hızla tırmandı. Aynı zamanda hayatının en anlamlı birlikteliğine imza attı. 1941 senesinde, İstanbul Tıp Fakültesi Genel Fizyoloji Enstitüsü'nde asistanlık yapan biyofizyolog Meliha İnay ile dünya evine girdi. Mutlu evlilikleri, bir yıl sonra oğulları Tosun'un dünyaya gelişiyle taçlandı. Gelecekte babasının izinden giderek matematikçi olacak Tosun Terzioğlu'nun doğduğu 1942 yılında, Nazım Terzioğlu doçentlik unvanını elde etti. Bir sonraki yıl, Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi bünyesinde yeni kurulan Matematik Enstitüsü'ne profesör unvanıyla tayin edildi. Başkentteki bu kuruluş çalışmalarına sunduğu katkıların ardından, 1944 yılında yeniden İstanbul Üniversitesi'ndeki yuvasına geri döndü.
Nazım Terzioğlu, yalnızca ders veren bir hoca değil, aynı zamanda vizyoner bir bilim mimarıydı. 1950-1952 yılları arasında dekanlık yaptı. Fen Fakültesi bünyesinde önemli idari sorumluluklar üstlendi. Bu dönemde ve sonrasında, Türkiye'nin bilimsel çeşitliliğini artıracak çok sayıda stratejik kuruma öncülük etti. Ülkenin araştırma kapasitesini genişletmek amacıyla hayata geçirdiği bazı önemli yapılar şunlardır:
- İstanbul Üniversitesi Jeofizik Enstitüsü
- İstanbul Baltalimanı'nda konumlanan Hidrobiyoloji Enstitüsü
- Bursa Uludağ'da kurulan Kozmik Işın Araştırmaları Laboratuvarı
Bu devasa adımların ardından 1953 senesinde, İstanbul Üniversitesi bünyesindeki Matematik Enstitüsü Analiz Kürsüsü Başkanlığı görevine getirildi. Akademik örgütlenmeye büyük değer veren Terzioğlu, kurucu kadrosunda yer aldığı Türk Sırfî ve Tatbikî Matematik Derneği'nin (sonraki adıyla Türk Matematik Derneği) tam yirmi yıl boyunca başkanlığını yürüterek derneğin kurumsallaşmasını sağladı.
Matematiği Gençlere Sevdiren Reformcu ve Son Yılları
Terzioğlu, yükseköğretimin yanı sıra ortaöğretim seviyesindeki matematik eğitimine de derin bir hassasiyetle eğildi. Lise sıralarındaki genç yetenekleri keşfetmek amacıyla 1961 yılında Türkiye genelinde geniş kapsamlı bir matematik yarışması düzenledi. Bu hamlesini pekiştirmek için 1963 ile 1969 yılları arasında, liseli gençlerin istifade edebileceği tam 34 adet matematik kitabının basılmasına ön ayak oldu. Onun bu eğitim hamleleri, ülkemizde bilimin popþlerleşmesinde kritik bir dönüm noktası teşkil etti. Uluslararası alanda da saygın bir figür olan ünlü akademisyen, 1966-1972 yılları arasında Balkan Matematikçiler Birliği'nin başkanlığını üstlenerek Türkiye'yi yurt dışında başarıyla temsil etti.
Matematik alanındaki birikimini ülkenin farklı yörelerine taşımayı borç bilen Terzioğlu, 1965-1967 yılları arasında Karadeniz Teknik Üniversitesi'nin kurumsal yapısının tesis edilmesi yönünde yoğun mesai harcadı. Buradaki görevini başarıyla tamamladıktan sonra 1967'de İstanbul Üniversitesi'ndeki asıl kürsüsüne geri döndü. Kampüsteki liderlik vasıfları ve tecrübesi sayesinde 1969-1974 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Rektörü olarak en üst düzey idari makamda üniversiteyi yönetti. Rektörlüğü esnasında üniversite bünyesinde Matematik Araştırma Enstitüsü'nü kurarak bilimsel araştırmaların kurumsal bir çatı altında toplanmasını sağladı. Matematik tarihi ve genel bilim kültürü sahalarında kıymetli eserler ve incelemeler ortaya koyan Terzioğlu, ardında silinmez izler ve zengin bir akademik miras bırakarak 1976 yılında aramızdan ayrıldı.
