Türk plastik sanatlar tarihinin en üretken dönemlerine tanıklık eden Nasip Özçapan İyem, ressam, heykeltıraş ve seramik sanatçısı olarak ülkemizin kültürel mirasında çok yönlü izler bırakmış seçkin bir sanat insanıdır. 1950'li yıllarda ülkemizde yükselişe geçen soyut resim dalgalanmalarının içinde yer alarak sanat yolculuğuna başlayan İyem, 1960'lı yıllardan itibaren ise yaratıcılığını seramik çamuruyla buluşturarak bu alanda derinleşmiştir. Türk resminin öncülerinden Nuri İyem'in eşi olan sanatçı, eşiyle birlikte açtığı ve katıldığı ortak karma sergiler vasıtasıyla sanatın toplumla buluşmasına öncülük etmiştir. Sanat onun en büyük tutkusuydu. Modern sanat anlayışını geleneksel formlarla harmanlayan sanatçı, heykelden tuvale uzanan geniş yelpazede eserler üreterek Cumhuriyet dönemi sanat kuşağının simge isimlerinden biri haline gelmiştir.
1950'lerin Soyut Arayışlarından Seramiğin Estetiğine
Sanat serüvenine adım attığı ilk yıllarda, özellikle 1950'li yılların yenilikçi ve deneysel ortamında soyut resim çalışmalarına yoğunlaşan Nasip İyem, renklerin ve lekelerin özgür dilini tuvale aktarmıştır. Dönemin çağdaş sanat akımlarını yakından takip eden ressam, kompozisyonlarındaki estetik dengeyle kısa sürede kendi dilini oluşturmayı başarmıştır. Kendisi durmaksızın üreten bir arayışçıydı. Yaratıcılığını tek bir disiplinle sınırlamayan sanatçı, heykeltıraş kimliğiyle de formların hacimsel gücünü araştırmıştır. Takvimler 1960'lı yılları gösterdiğinde ise onun sanatsal dilinde köklü ve verimli bir dönüşüm yaşanmıştır. Çamur artık onun yeni tuvaliydi. Bu dönemden itibaren ana odak noktası olarak seramik sanatını seçen İyem, toprağa ve çamura biçim vererek üç boyutlu dünyada yeni ifade yolları keşetmiştir. Seramik sanatının Türkiye'deki öncü dönemlerinde aktif bir şekilde yer alan heykeltıraş, çamurdan süzülen estetiği modern formlarla bütünleştirmiştir.
Sanatla Yoğrulan Bir Birliktelik ve Karma Sergiler
Nasip İyem'in sanat yaşamını ve kişisel tarihini, Türk sanat tarihinin duayen isimlerinden olan eşi Nuri İyem ile olan güçlü bağı olmadan düşünmek mümkün değildir. Hayatı paylaştıkları gibi sanatsal üretim süreçlerini de paylaşan bu iki değerli isim, birbirlerinin sanatını besleyen ortak bir iklim yaratmışlardır. Birlikte imza attıkları ve katıldıkları çok sayıdaki karma sergi, çiftin sanatsal üretkenliğini geniş kitlelerle buluştururken dönemin sanat ortamına da yön vermiştir. Bu ortak sergiler büyük ilgi gördü. Karma sergilerde sergilenen seramik heykeller, soyut resimler ve özgür formlar, Nasip İyem'in disiplinlerarası geçiş yeteneğini gözler önüne sermiştir. Sanatçı, üretken kariyeri boyunca hem kendi özgün çizgisini korumuş hem de eşiyle omuz omuza vererek Türk plastik sanatlarının kurumsallaşması ve gelişmesi yönünde büyük çaba harcamıştır.
Sanat Disiplinleri ve Öne Çıkan Alanlar
- Soyut Resim: 1950'li yıllarda tuval üzerinde gerçekleştirdiği çalışmalarla modern sanatın öncülerinden biri olmuştur.
- Seramik Sanatı: 1960'lı yıllardan itibaren çamura şekil vererek bu disiplinde derin izler bırakmıştır.
- Heykel: Üç boyutlu formların gücünü araştırarak sanatını heykeltıraş kimliğiyle de zenginleştirmiştir.
Türkiye'nin Çok Yönlü Sanat Mirası
Plastik sanatların farklı dallarında yetkinleşen Nasip İyem, sadece bir ressam veya seramikçi olmanın ötesinde, malzemeyle kurduğu samimi ve derin bağla öne çıkmıştır. Tuval üzerindeki soyut arayışlarını seramik çamurunun fiziksel gerçekliğiyle birleştiren sanatçı, Türk heykel ve seramik sanatına kalıcı eserler armağan etmiştir. Sanatçı, yaratıcı üretimi hiç bırakmadı. Sanat tarihi sayfalarında, eşi Nuri İyem ile birlikte yürüdükleri estetik yolculuk ve katıldıkları ortak sergilerle anılan İyem, modern Türk sanatının gelişim çizgisine yön veren en değerli kadın sanatçılardan biridir. Hem tarihsel bağlamı hem de malzeme çeşitliliğiyle zenginleşen bu eşsiz miras, geleceğin sanatçı kuşakları için de yol gösterici bir kaynak olma niteliği taşımaktadır.