İçeriğe Atla
Anasayfa Varlık

Mustafa Şekip Tunç Kimdir?

Türk psikoloji akademisyeni Mustafa Şekip Tunç, 1886 İstanbul doğumludur. Ülkeye modern pedagoji ve ruhiyat bilimini kazandıran öncü bir ordinaryüstür.

Diğer adlar: Mustafa Sekip Tunç, Mustafa Şekip

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Mustafa Şekip Tunç Hakkında

Türk akademi dünyasının önde gelen isimlerinden biri olan Mustafa Şekip Tunç, 1886 yılında İstanbul’da dünyaya gelmiştir. Felsefe ve psikoloji alanlarının kurumsallaşması amacıyla akademik çalışmalar yürüten değerli bilim insanı, 17 Ocak 1958 tarihinde yine doğduğu şehir olan İstanbul’da yaşamını yitirmiştir. Çocukluk yıllarından itibaren babasının devlet görevleri nedeniyle imparatorluğun farklı şehirlerinde eğitim alan Tunç, insan ruhunun derinliklerini bilimsel yöntemlerle analiz etme arzusuyla hareket etmiştir. Eğitim hayatını tamamladıktan sonra öğretmenlik ve idarecilik yapan aydın, Avrupa’da aldığı pedagoji eğitimini ülkesine taşıyarak üniversite reformunun mimarlarından biri olmuştur. Yazdığı özgün eserler ve yaptığı tercümelerle yerli düşünce dünyasını zenginleştirmeyi başarmıştır.

İmparatorluk Topraklarında İlk Gençlik ve Eğitim Yılları

Mustafa Şekip Tunç’un babası Nevşehirli Nüfus Nazırı Yusuf Besim Bey, annesi ise Bulgaristan göçmenidir. Düşünürün doğumundan kısa süre sonra babasının Halep’e tayini çıkmış, böylece geleceğin akademisyeni ilk tahsiline bu sınır şehrinde başlamıştır. Üç yıl sonra ailenin Manastır’a taşınmasıyla eğitim hayatı bu bölgede devam etmiş, genç Şekip bir dönem askeri rüştiyede de okumuştur. Yusuf Besim Bey’in Manastır’daki görev süresinin yedinci yılında Vali Abdülkerim Paşa ile yaşadığı idari anlaşmazlık sonucu azledilmesi, ailenin kaderini değiştirmiştir. O sırada Manastır Askeri İdadisi birinci sınıfında öğrenim gören Mustafa Şekip, ailesiyle birlikte payitaht İstanbul’a göç etmek durumunda kalmıştır.

İstanbul’da eğitimine Vefa İdadisi’nde devam eden genç, burayı 1905 senesinde başarıyla tamamlamıştır. Ardından Mekteb-i Mülkiye’ye devam eden Tunç, lise sıralarında öğrenmeye başladığı Fransızca eğitimini bu süre zarfında tamamlamış ve İkinci Meşrutiyet’in ilanından sadece bir gün önce bu okuldan mezun olmuştur. Kosova vilayeti maiyet memurluğuna tayin edilerek buradaki görevine beş yüz kuruş maaşla başlamıştır. Kısa süre sonra Palanga kazasında kaymakam vekilliği vazifesini de üstlenmiştir.

Sınıftan Kürsüye Uzanan Eğitmenlik Serüveni

Kosova’nın merkezi Üsküp’te bulunduğu dönemde idari işlerden ziyade maarif meselelerine ilgi duymuştur. Üsküplü gençlerin kurduğu Sübhan-ı Vatan Kulübünün açtığı deneysel okulda fahri olarak öğretmenlik yapmıştır. Bu dersler onun için önemliydi. Burada alfabe öğreterek mesleğe başlamıştır. Bu ilk öğretmenlik tecrübesi, onda insan ruhuna bilimsel olarak nüfuz etme fikrini doğurmuştur. Avrupa’da eğitim görme hayaliyle memuriyetini terk ederek İstanbul’a gelmiştir. Ancak annesinin evlilik baskıları sebebiyle bu amacına ilk etapta ulaşamayarak Üsküp’e geri dönmüştür.

Savaş yıllarında ve öncesinde pek çok farklı bölgedeki eğitim kurumlarına tayin edilmiş veya buralarda dersler vermiştir. Düşünürün meslek hayatı boyunca atandığı veya görev yaptığı başlıca kurumlar şunlardır:

  • Üsküp Öğretmen Okulu (Muallim Mektebi)
  • Harput Sultanisi
  • Yanya Sultanisi
  • Balıkesir Sultanisi
  • Darülmuallimat-ı Aliyye (Yüksek Kız Öğretmen Okulu)

Balkan Savaşları’nın sonuna kadar Üsküp Öğretmen Okulunda görev yapan idealist öğretmen, 1912 yılının Ağustos ayında Harput Sultanisi edebiyat hocalığına atanmış olsa da kısa süre sonra tayini Yanya Sultanisi şeklinde değiştirilmiştir. Fakat savaş şartları nedeniyle oraya gidememiştir. Nihayet 1913 yılında Balıkesir Sultanisinde edebiyat öğretmeni olarak yeni görevine başlayabilmiştir. Balıkesir’de çalışırken Maarif Nezareti tarafından yurt dışına gönderilecek yetenekli on beş öğretmen arasına seçilmiştir.

Bakanlık kendisini Fransız Edebiyatı Tarihi tahsili için Lozan’a göndermiştir. Fakat o, yeni açılan Jean-Jacques Rousseau Pedagoji Enstitüsünü görmek amacıyla Cenevre’ye gitmek istemiştir. Bakanlıktan aldığı özel izinle bu kurumda eğitim görerek diplomasını başarıyla almıştır. Aynı dönemde Cenevre Üniversitesi’nden psikoloji sertifikası da alarak 1916’da ülkeye dönmüştür. Döner dönmez Darülmuallimat-ı Aliyyede pedagoji ve psikoloji dersleri vermeye başlamıştır. Birinci Dünya Savaşı sebebiyle 1917’de silah altına alınmış, terhis olunca eski görevine geri dönmüştür. Bu süreçte ayrıca Maarif Nezareti bünyesinde Orta Tedrisat Şube Müdürlüğü görevini de yürütmüştür.

Üniversite Reformu ve Akademik Mirası

Terbiye Mecmuasında kaleme aldığı makaleler, dönemin Darülfünun hocaları ile ünlü sosyolog Ziya Gökalp’in dikkatini çekmiştir. Ziya Gökalp, kendisine üniversitede doçentlik görevini kabul edip etmeyeceğini sordurmuştur. Bütün idari görevlerini bırakarak 1919’da Edebiyat Fakültesi Müderris Muavinliğine geçiş yapmıştır. Bu akademik kurumda müderris muavinliğinden muallimliğe ve nihayet 1924 yılında müderrisliğe yani profesörlüğe terfi etmiştir. 1933 yılında gerçekleştirilen üniversite reformuyla birlikte ordinaryüs profesör unvanını almıştır. Psikoloji ve pedagoji alanındaki kürsünün başına getirilerek bu kadroda çalışmalarını sürdürmüştür. Devlete ve bilime uzun yıllar hizmet eden Tunç, 1953 yılında yetmiş yaşını doldurmasıyla emekliye sevk edilmiştir.

Emeklilik yıllarında da ilmi çalışmalarını sürdüren ve üretkenliğini kaybetmeyen değerli ordinaryüs, telif ettiği ve tercüme ettiği sayısız kitap ve yüzlerce makale sayesinde Türk felsefesinin gelişip genişlemesine imkan tanımıştır. Toplumsal meselelerle de yakından ilgilenmiştir. Haber gazetesine verdiği bir röportajda, Alman bilim insanının sunduğu kalıtsal hastalık taşıyan bireylerin kısırlaştırılması fikrini desteklediğini ifade etmiştir. Ancak bu kararın kesinlikle doktorlar tarafından verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Soyun korunması amacıyla yapılacak bu uygulamanın toplum yararına olacağını savunmuştur. Kısırlaştırılan kişilerin enerjilerini kaybederek daha sakin bir yaşam süreceklegen yetenekli on beş öğretmen arasına seçilmiştir.

Sıkça Sorulan Sorular

Mustafa Şekip Tunç kimdir?

Türk psikoloji akademisyeni Mustafa Şekip Tunç, 1886 İstanbul doğumludur. Ülkeye modern pedagoji ve ruhiyat bilimini kazandıran öncü bir ordinaryüstür.

Mustafa Şekip Tunç ne zaman doğdu?

Mustafa Şekip Tunç, 1886 tarihinde doğdu.

Mustafa Şekip Tunç nerede doğdu?

Mustafa Şekip Tunç İstanbul doğumludur.

Mustafa Şekip Tunç ne zaman vefat etti?

Mustafa Şekip Tunç 17 Ocak 1958 tarihinde hayatını kaybetti.

Mustafa Şekip Tunç hangi alanda tanınır?

Mustafa Şekip Tunç, akademisyen olarak tanınır.