Türk opera sahnesinin en özel yeteneklerinden biri olan, kadife sesiyle dinleyenlerin belleklerinde derin izler bırakan bariton Mustafa İktu, 12 Haziran 1938 tarihinde Manisa'nın Salihli ilçesinde dünyaya gözlerini açtı. Müzik dünyasında adını altın harflerle yazdıracak bu yetenekli çocuk, 1950'li yıllarda Ankara Devlet Konservatuvarı'na adım atarak Türk operasının gelişimine yön verecek yolculuğuna başladı. Hataylı babası Ramazan Bey ve annesi Güneş Hanım'ın destekleriyle sanata yönelen genç yetenek, korno eğitiminden opera solistliğine uzanan benzersiz bir serüvenle adından söz ettirmeyi başardı. Sanatçının erken yaşta elde ettiği bu başarılar, sadece ailesinin değil, tüm ülkenin gurur kaynağı haline gelecekti.
Demir Atölyesinden Opera Sahnesine Uzanan Eğitim Yılları
Mustafa İktu'nun eğitim hayatındaki ilk duraklar oldukça şaşırtıcı detaylar barındırır. Gençlik yıllarında Erkek Sanat Enstitüsü bünyesinde yer alan Demir Bölümü'nde eğitim alan İktu, buradaki teknik çalışmalarının ardından asıl tutkusu olan müziğe yöneldi. Ortaokul yıllarını geride bıraktıktan sonra, 1952 yılında girdiği Ankara Devlet Konservatuvarı giriş sınavlarını üstün başarıyla kazanmayı bildi. Konservatuvardaki ilk dört yılında üflemeli çalgılar alanına yönelerek korno eğitimi alan sanatçı, buradaki disiplinli çalışmalarının ardından sesindeki cevheri keşfedecekti.
Kornodan yükselen tınıları geride bırakıp kendi sesinin güçlü tınısını keşfetmek isteyen yetenekli sanatçı, 1956 senesinde konservatuvarın Opera Bölümü'ne geçiş yaptı. Bu karar, onun tüm geleceğini şekillendirecek en büyük dönüm noktalarından biri oldu. Opera bölümündeki eğitim süresince, tam dört yıl boyunca İtalya'nın yetiştirdiği dünyaca ünlü baritonlardan Cario Galleffi ile çalışma şansı buldu. Galleffi'den aldığı şan dersleri sayesinde ses tekniğini mükemmelleştiren İktu, aynı dönemde Türk opera tarihinin öncülerinden Saadet İkesus Altan ile de yollarını birleştirdi. Altan ile yürüttüğü titiz çalışmalar neticesinde, Alman Lied sanatı üzerine derinlemesine araştırmalar yaptı ve bu alanda uzmanlaştı.
Eğitim hayatını taçlandırmak adına yoğun bir çalışma içerisine giren genç bariton, 1962 yılında konservatuvardan başarıyla mezun oldu. Mezuniyet sürecine kadar dünyaca ünlü bestecilerin eserlerinden oluşan devasa bir repertuar hazırlamıştı. Bu repertuarda şu önemli bestecilerin başyapıtları yer alıyordu:
- Franz Schubert
- Robert Schumann
- Johannes Brahms
- Hugo Wolf
- Richard Strauss
Hazırladığı bu zengin repertuar, mezuniyetinin hemen ardından profesyonel sahnelerde sergileyeceği göz kamaştırıcı performansların da habercisi niteliğindeydi.
Türk Operasında Zirveye Tırmanış ve Uluslararası Başarılar
Konservatuvardan mezun olduğu 1962 yılında, vakit kaybetmeden Devlet Operası bünyesinde kadrolu sanatçı olarak göreve başlayan Mustafa İktu, profesyonel kariyerine hızlı bir giriş yaptı. 1962 ve 1963 sezonlarında sahnelenen dünyaca ünlü opera yapıtlarında üstlendiği rollerle sanat camiasının ve dinleyicilerin dikkatini çekmeyi başardı. Özellikle şu yapıtlarındaki üstün performansı, onun adını opera dünyasında kalıcı hale getirdi:
- Il Trovatore
- La Boheme
- Andrea Chenier
Bu eserlerde canlandırdığı karakterlerle elde ettiği başarılar, genç sanatçıya yeni kapılar araladı.
Kariyeri boyunca ülkenin farklı şehirlerindeki prestijli sahnelerde görev alan Mustafa İktu, İstanbul Şehir Operası, Ankara Devlet Operası ve İstanbul Devlet Operası kadrolarında sanatının icra etti. Sahne performansı sadece Türkiye sınırları içinde kalmadı; Türk kültürünü yurt dışında temsil etme görevini de büyük bir başarıyla üstlendi. Bu doğrultuda, 1978 yılında dönemin SSCB topraklarına giderek orada düzenlenen çeşitli opera temsillerine solist olarak katıldı. Dünya çapında tanınan operalarda da çalışma fırsatı bulan sanatçı, Türkiye'nin pek çok köşesinde resitaller ve konserler vererek klasik müziği geniş kitlelerle buluşturdu.
Tarihi Prömiyer, Yöneticilik Dönemi ve Trajik Veda
Mustafa İktu, Türk operasının gelişimine sadece sesiyle değil, üstlendiği idari görevlerle de katkı sağladı. Sanatçı, 1981 yılında ünlü besteci Okan Demiriş tarafından bestelenen tarihi IV. Murat Operası'nın dünya prömiyerini gerçekleştiren kadronun başrolündeydi. Bu tarihi temsilin hemen ardından, aynı yıl içerisinde büyük bir takdir toplayarak İstanbul Devlet Operası Müdürlüğü görevine atandı. Kurumun yöneticiliğini üstlenerek Türk sanat dünyasında yön vermeyi sürdürdü.
Mustafa İktu'nun özel yaşantısı da tıpkı kariyeri gibi sanatla iç içeydi. Kendisi gibi opera sanatçısı olan soprano Ayşe İktu ile hayatını birleştiren sanatçının bu evlilikten dünyaya gelen kızı Aslı İktu da ailenin sanat geleneğini sürdürerek tiyatro sahnesini seçti. Aynı zamanda Mustafa İktu'nun kardeşi Mesut İktu da opera sanatçısı olarak Türk kültür hayatına değerli katkılar sunmuştur. Sanatla örülü bu güzel yaşam, ne yazık ki çok erken gelen acı bir olayla son buldu.
İkizler burcu olan ve çevresinde yaydığı pozitif enerji sebebiyle 'Mutluluk veren ses' olarak adlandırılan değerli sanatçı, henüz 44 yaşındayken, 1 Ekim 1982 tarihinde Balıkesir'de geçirdiği elim bir trafik kazası sonucu aramızdan ayrıldı. Çok genç yaşta gelen bu trajik veda, Türk opera dünyasında derin bir boşluk yaratsa da bıraktığı eşsiz miras ve kadife sesi, klasik müziğimizin en parlak sayfalarında yaşamaya devam ediyor.
