Mustafa Elkatipzade, Türk futbol tarihinin gidişatını kökten değiştiren en önemli spor adamlarından biri olarak kabul edilir. Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde, 1889 yıllında Cerbe Adası'nda dünyaya gözlerini açan bu vizyoner yönetici, Kadıköy'deki eğitim yıllarının hemen ardından bütün hayatını sarı-lacivertli renklerin başarısına ve gelişimine adamıştır. İstanbul'da genç yaşta başladığı spor yöneticiliği kariyerinde, Türk futbolunun ilk sistemli altyapı organizasyonunu kurarak adını tarihe altın harflerle yazdırmıştır. Fenerbahçe Spor Kulübü'nün iki numaralı üyesi sıfatını taşıyan Elkatipzade, aynı zamanda kulübün tarihindeki üçüncü teknik adamı olma şerefine de erişmiştir. Onun Türk sporuna kazandırdığı pırıl pırıl gençler, 1923 yılında ilk milli maça çıkan Türkiye A Milli Futbol Takımı'nın ana omurgasını oluşturmuştur. Bu büyük futbol adamı, ömrünün sonuna dek spora hizmet ettikten sonra 4 Mart 1967 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini yummuştur.
Saint-Joseph'ten Kadıköy Çayırlarına Uzanan Gençlik Yılları
Mustafa Bey'in babası Yusuf Bey, 1890'lı yıllarda ailesiyle birlikte İstanbul'a yerleşen son derece başarılı bir tüccardı. Tarihi Aşir Efendi Caddesi üzerinde toptan fes ticareti yapan Yusuf Bey, oğlunun iyi bir eğitim almasını arzuluyordu. Bu amaçla Mustafa Bey, dönemin en saygın eğitim kurumlarından biri olan Saint-Joseph Fransız Lisesi'ne gönderildi. Kadıköy'deki bu okulda eğitim gördüğü sırada meşin yuvarlağa gönül veren genç Mustafa, futbolla ilk yakın temasını da burada kurdu. Lisedeki arkadaş çevresi ve spor aşkı, onun gelecekteki büyük kariyerinin ilk tohumlarını ekti. Futbol o yıllarda henüz emekleme aşamasındaydı. Ancak Mustafa Bey, bu sporun gelecekte kitleleri peşinden sürükleyeceğini çok erken fark etmişti. Kendini tamamen sporun birleştirici gücüne adayan vizyoner genç, Kadıköy çayırlarında yeni bir dönemin kapısını aralıyordu.
Kuşdili Birleşmesi ve Fenerbahçe'nin Dönüşümü
Mustafa Bey spor yöneticiliğine ilk olarak kurucu başkanlığını üstlendiği Kuşdili Kulübü ile adım attı. 1911 yılına gelindiğinde ise Türk spor tarihi için devrim niteliğinde bir karar aldı. Kendi kulübünü Fenerbahçe bünyesine katarak güç birliği oluşturdu. Bu birleşme, kulübün sadece futbol oynanan bir oluşumdan çıkıp gerçek bir spor kulübüne dönüşmesini sağladı. Mustafa Bey bu süreçte birçok parlak yeteneği de beraberinde getirdi. Kulübe kazandırdığı isimler arasında Türk futbolunun efsaneleri yer alıyordu:
- Zeki Rıza Sporel
- Hasan Kâmil Sporel
- Sait Selahattin Cihanoğlu
- Hikmet Topuzer
Bu birleşmenin ardından kulüpte idareci olarak görev üstlenen Mustafa Bey, futbol dışı branşların kurulmasına da öncülük etti. Ayrıca 1914 yılında kulüp bünyesinde Keşşaf Ocağı adıyla ilk izcilik faaliyetlerini başlatan isim oldu. Siyasi arenada da aktif rol üstlenen ve vatansever kimliğiyle tanınan başarılı yönetici, Osmanlı'nın son yıllarında iktidarda olan İttihat ve Terakki Cemiyeti üyesi olarak önemli sorumluluklar üstlendi.
Türk Futbolunda Altyapının Temelleri ve Milli Takım Omurgası
Spor dünyasındaki asıl büyük devrimini ise 1913 yılında gerçekleştirdi. Türkiye'nin ilk planlı altyapı sistemini kurarak gençleri sistematik bir eğitime tabi tuttu. Onun 1912 ve 1913 yılları arasında sıfırdan kurup büyük bir titizlikle çalıştırdığı genç takım, 1914 yılında düzenlenen ilk resmi gençler şampiyonasında bütün rakiplerini geride bırakarak şampiyonluk kupasını müzesine götürmeyi başarmıştır. Bu sistemden yetişen futbolcular, ilerleyen yıllarda Türk sporunun gurur kaynağı haline geldiler. 1923 yılında kurulan ilk Türk Milli Takımı'nın temelini doğrudan bu altyapı oyuncuları oluşturmuştur. Sahaya çıkan kadrodaki altı milli oyuncu bizzat Mustafa Bey'in tedrisatından geçmişti. Bu tarihi başarı, onun altyapıya verdiği önemin en somut göstergesiydi.
Milli takımın ilk dönemlerinde forma giyen şu isimler Mustafa Bey'in altyapı sisteminde yetişmişti:
- Cafer Çağatay
- Zeki Rıza Sporel
- Alaaddin Baydar
- Bekir Refet
- Fevzi Baron
- Refik Osman Top
Mustafa Bey, Soyadı Kanunu çıktıktan sonra Elkatipoğlu soyadını alarak yaşamını sürdürdü. Fenerbahçe Spor Kulübü'nün yüksek divan kurulu üyesi iken 1967 yılında vefat eden bu spor çınarının mezarı Karacaahmet Mezarlığı'nda bulunmaktadır. Onun attığı sağlam temeller, günümüzde de Türk futbol altyapısının ilham kaynağı olmaya devam etmektedir.
