Türk sporunun erken dönemlerine damga vuran en sıra dışı figürlerden biri olan Sait Selahattin Cihanoğlu, 1893 yılında İstanbul'da hayata gözlerini açtı. Saint-Joseph Lisesi'ndeki öğrencilik yıllarında sporla tanışan Cihanoğlu, Fenerbahçe Spor Kulübünün 16 numaralı üyesi olarak sarı-lacivertli renklerin kaderini değiştirdi. Cihanoğlu; futbol sahalarından tenis kortlarına, su topundan Afrika savanlarındaki avcılık serüvenlerine uzanan geniş ilgi alanıyla tam anlamıyla komple bir atlet portresi çizdi. Yaşamı boyunca sarı-lacivertli kulüpte sadece sporcu olarak değil, aynı zamanda idareci ve başkan sıfatıyla da derin izler bıraktı. İstanbul'da 1975 yılına kadar süren 82 yıllık ömründe, ülkedeki modern spor branşlarının kurumsallaşması adına öncü adımlar attı.
Yeşil Sahalardan Tarihi Şampiyonluğa Uzanan Kariyer
Sait Selahattin Bey, spor hayatına ciddi anlamda adım attığı 1911 yılından itibaren Fenerbahçe bünyesinde futbol oynamaya başladı. Kulübün birinci futbol takımında 1911 ile 1917 yılları arasında aralıksız yedi sene boyunca ter döktı. Bu süreçte sarı-lacivertli forma altında çıktığı 114 karşılaşmada rakip fileleri tam 94 kez havalandırarak müthiş bir gol ortalaması yakaladı. Türk futbol tarihinin en unutulmaz anlarından biri de yine onun ayağından çıktı. 31 Mart 1912 tarihinde, İstanbul Futbol Ligi'nin son maçında Stragglers takımına karşı oynanan müsabakanın son dakikalarında attığı muhteşem röveşata golü, kulübün tarihindeki ilk İstanbul ligi şampiyonluğunu müjdeledi. Kaleci Demirci Vilami'yi çaresiz bırakan bu gol, kulübün şanlı tarihinin başlangıç noktalarından biri oldu.
Genç yıldız, 6 Mayıs 1917 tarihinde Almanya Ordu Karması ile yapılan ve sarı-lacivertlilerin 4-0 kazandığı dostluk maçında da sahneye çıkarak bir gol kaydetti. Ancak bu prestijli mücadelenin sertliği içinde yaşadığı ağır sakatlık, onun çok sevdiği futbol kariyerini erken yaşta noktalamasına sebep oldu. Futboldan uzaklaşsa da spora olan tutkusunu asla kaybetmedi. Cihanoğlu, Türkiye'de ilk kez 1915 yılında düzenlenen hokey liginde İstanbul şampiyonluğuna ulaşan Fenerbahçe hokey ekibinin de kaptanlığını üstlenmişti. Bununla da yetinmeyerek kriket branşında üstün bir performans sergiledi ve bu alanda ülkenin en yetenekli ismi olarak nam saldı. Ayrıca tenis, kürek, yelken ve yüzme gibi su sporlarında da ulusal düzeyde başarılar kazanarak çok yönlülüğünü kanıtladı.
Fenerbahçe çatısı altında üstün başarılar elde ettiği ve öncülük ettiği başlıca spor branşları şunlardır:
- Futbol (1911-1917 yılları arasında birinci takım forveti)
- Hokey (1915 yılı İstanbul şampiyonu takımın kaptanı)
- Avcılık (Afrika'da safariye katılan ve aslan avlayan ilk Türk)
- Yüzme ve Sutopu (İstanbul'da birincilikler alan yüzücü ve sutopu takım kaptanı)
- Kriket (Türkiye'deki ilk dönem kriket takımlarının en başarılı sporcusu)
Safari Tutkusu ve Kül Olan Tarihi Miras
Avcılık sporuna çocukluğundan beri özel bir ilgi duyan Sait Selahattin Bey, bu tutkusunu uluslararası boyuta taşıdı. O, her alanda zirveyi hedefleyen bir liderdi. Cihanzade Salahaddin Bey'in oğlu olan ünlü sporcu, 1925 yılının Ekim ayı ile 1926 yılının Mayıs ayı arasında Afrika kıtasında geniş çaplı bir safari turuna çıktı. Safari turlarında aslan avlayan ilk Türk oldu. Vahşi doğada gerçekleştirdiği safari turlarındaki av seferlerinden elde ettiği 22 farklı yaban hayvanının bedenini Londra'daki profesyonel atölyelerde doldurtarak sergilenmeye hazır hale getirdi. İstanbul'a dönüşünde bu değerli koleksiyonu gururla Fenerbahçe Müzesi'ne bağışladı. Ne yazık ki bu eşsiz parçalar, 1932 yılında meydana gelen meşhur Kuşdili Yangını'nda kulübün tarihi belgeleriyle birlikte tamamen kül oldu. Bu yangın tüm müzeyi harabeye çevirdi.
Su sporlarındaki yetkinliğiyle de bilinen Cihanoğlu, bir dönem Heybeliada Deniz Lisesi bünyesinde jimnastik öğretmenliği vazifesini yürüttü. Bu süreçte İstanbul genelinde tertip edilen resmi ve amatör yüzme müsabakalarının çoğunu birincilik kürsüsünde tamamladı. Aynı zamanda sarı-lacivertli sutopu takımının kaptanlığını yürüterek havuzda da liderliğini gösterdi. Yaşamının ilerleyen dönemlerinde bu zengin tecrübelerini satırlara dökmeye karar verdi. Kaleme aldığı "Sporculuk ve Avcılık Hatıralarım" isimli eser, Türkiye'nin erken dönem spor ve avcılık kültürüne ışık tutan kıymetli bir kaynak haline geldi. Bu kitap spor camiasında büyük ilgi uyandırdı.
Fenerbahçe Yönetiminde Triumvira Dönemi ve Yöneticilik Yılları
Sarı-lacivertli kulüp, 1923 yılında gerçekleştirdiği tüzük değişimiyle klasik başkanlık sistemini rafa kaldırarak üç kişilik bir yönetim kurulu modeli olan triumvira sistemine geçiş yaptı. Bu idari yapılanmanın en hareketli dönemlerinden birinde, 1932-1933 yılları arasında yönetim kurulu başkanı olarak Sait Selahattin Cihanoğlu görev aldı. Onun vizyoner yönetimi altında kulüp, tarihinin en parlak dönemlerinden birini yaşadı. Kulüp bu hamleyle çağ atladı. Takımın başına kulüp tarihinin ilk yabancı teknik direktörü olan József Schweng'i getirdi. Bu hamle meyvesini hemen verdi. Fenerbahçe'nin birinci, ikinci ve üçüncü futbol takımlarının tamamı aynı sezon içerisinde tek bir yenilgi dahi almadan şampiyonluk ipini göğüsleyerek kırılması güç bir rekora imza attı.
İdari başarıları bununla da sınırlı kalmadı. Başkanlık görevinin ardından Türkiye Futbol Federasyonu bünyesinde genel sekreterlik gibi kritik bir sorumluluk üstlendi. Ülke sporunun altyapısının gelişmesi adına 1950 ile 1960 yılları arasında tam on yıl boyunca Beden Terbiyesi İstanbul Bölge Müdürlüğü vazifesini başarıyla sürdürdü. Yaşamının son anına kadar spor camiasının içinde yer alan bu efsanevi isim, 3 Mayıs 1975 tarihinde hayata veda etti. Cenazesi, kendisi gibi kulübün unutulmaz isimlerinden olan en yakın dostu Galip Kulaksızoğlu'nun hemen yanına, Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildi. Onun geride bıraktığı asil miras, Türk sporunun kurumsallaşma adımlarında yol gösterici olmaya devam etmektedir.
