İstanbul'un tarihi sokaklarında yetişen ve Türk futbol tarihinin altın harflerle yazılmış sayfalarına yön veren efsanevi golcü Zeki Rıza Sporel, 28 Şubat 1898 tarihinde dünyaya gözlerini açtı. Babası Müzika-i Hümayun Kolağası Ali Rıza Bey'dir. Yetenekli sporcu çocuk yaşlarda futbolla tanıştı. Kariyeri boyunca kırdığı inanılmaz gol rekorları, milli takımdaki öncü rolleri ve sahalardan yöneticiliğe uzanan çok yönlü kişiliğiyle ülkemizin spor vizyonunu şekillendiren en önemli figürlerden biri haline geldi. Kulüp düzeyinde sergilediği muazzam performansıyla tribünlerin sevgilisi olan başarılı santrafor, yeşil sahalardaki üstün yetenekleri ve liderlik vasıfları sayesinde hem Fenerbahçe hem de ay-yıldızlı forma altında silinmez izler bıraktı.
Kuşdili Çayırı'ndan Profesyonel Sahalara Uzanan Yolculuk
Genç yaşta spor sevdasıyla yola çıkan yetenekli oyuncunun futbol serüveni, İstanbul'un meşhur Kuşdili Çayırı üzerinde filizlendi. İlk filizlerini burada veren yeteneği, kısa sürede ülkenin en köklü camialarından birinin radarına girdi. Futbol yaşamına Fenerbahçe çatısı altında devam etme kararı alan Sporel, sarı-lacivertli renklerin genç takımında uzunca bir dönem ter döktü. Kendisi bu dönemde azimle çalıştı. Yüksek gol vuruşu becerisi sayesinde dikkatleri üzerine çekerek henüz 18 yaşındayken Fenerbahçe A Takımı kadrosuna dahil edildi. 1915-1916 sezonunda yaşanan bu gelişmeyle birlikte profesyonel futbol dünyasına adım atan Zeki Rıza, tam 19 sene boyunca aralıksız olarak sarı-lacivertli formayı taşıdı. Kardeşleri de tanınan futbolculardan oluşmaktaydı. Hasan Kamil Sporel ve Arif Sporel de sarı-lacivertli kulübün değerli üyeleri arasında yer almaktaydı. Aileden gelen bu spor tutkusu, Zeki Rıza'nın sahadaki her anında kendisini gösterdi.
Rekorlarla Dolu Altın Harfli Bir Kariyer
Futbol oynadığı dönemde kırılması neredeyse imkansız olan istatistiklere imza atan başarılı forvet, oynadığı 352 lig mücadelesinde tam 470 veya bazı kayıtlara göre 473 kez fileleri havalandırıp adını zirveye yazdırdı. Fenerbahçe tarihinde en çok gol atan isimdir. Olağanüstü skor gücünü gösteren bazı önemli başarıları şunlardır:
- 12 Şubat 1931 tarihindeki Anadolu lig mücadelesinde rakip kaleye tam 8 gol atarak bir maçta en çok gol atan futbolcu unvanını aldı.
- Ezeli rakipler Galatasaray ve Beşiktaş karşısında dörder gollü mücadeler sergileyerek derbi tarihindeki 70 yıllık aşılamayan skorların tek sahibi olmuştur.
- Ay-yıldızlı formayla çıktığı 16 milli karşılaşmada 15 gol atıp, bu maçların 10 tanesinde sahaya kaptan olarak adım atmıştir.
- 26 Ekim 1923 tarihindeki Romanya deplasmanında iki gol birden kaydederek Türk Milli Takımı'nın uluslararası arenadaki ilk gollerine adını yazdırmayı başarmıştir.
- San Marino karşısında gerçekleşen maçta 4 gol birden kaydederek bir milli maçta en fazla gol/şöhret bulan futbolcu unvanını günümüze kadar taşımıştır.
Milli takım düzeyinde sergilediği üstün golcülük yeteneği ile yalnızca futbol sahalarında değil, aynı zamanda tenis branşında da ülkemizi temsil ederek çok yönlü bir sporcu portresi çizmiştir. Kendine has oyun stiliyle tanınan Zeki Rıza Sporel, yeşil sahalardaki aktif kariyerini 1934 senesinde noktalama kararı aldı. Cumhuriyet döneminin bu önemli yıldızının başarıları devletin zirvesi tarafından da takdir edildi. Soyadı bizzat Atatürk tarafından verilmiştir. Soyadı Kanunu yürürlüğe girdiğinde kendisine verilen bu değerli soyadı, adeta attığı gollerin tescili niteliğindeydi.
Yeşil Sahalardan İdari Kadrolara ve Siyasete
Aktif futbolculuk dönemini tamamladıktan sonra da spordan ve topluma hizmet etmekten hiçbir zaman uzak kalmadı. Kendisi idari yöneticilik rolleri üstlendi. Bu kapsamda Su Sporları Federasyonu başkanlığı görevini yürüttü. Bunun yanı sıra efsane olduğu Fenerbahçe Spor Kulübü bünyesinde de başkanlık makamına gelerek kulübüne yönetim düzeyinde de değerli hizmetler sundu. Spor yöneticiliğindeki başarılarının ardından siyaset sahnesine de adım atan Sporel, ülke yönetiminde aktif rol almak amacıyla çalıştı. 1950 senesinde gerçekleştirilen genel seçimlerde Demokrat Parti listelerinden aday olarak Rize Milletvekili seçildi ve parlamento bünyesinde bir dönem boyunca bölgesini başarıyla temsil etti.
Hayatını hem spor sahalarında hem de meclis çatısı altında milletine adamış olan ve gösterdiği ülke sevgisiyle bilinen bu değerli spor insanı, balık burcunun özelliklerini taşımaktaydı. Kendisi İstanbul'da hayata gözlerini yumdu. Hayatının önemli dönüm noktalarına birçok başarı sđğdıran efsane santrafor, 3 Kasım 1969 tarihinde 71 yaşında aramızdan ayrıldı. Geride bıraktığı kırılmaz rekorları, öncü kimliği ve hiçbir zaman unutulmayacak olan golleri ile adını Türk spor tarihine silinmeyecek bir biçimde kazımıştır.
