Mustafa Ayaz, 1938 yılında Trabzon'un Çaykara ilçesinde dünyaya gözlerini açmış ve ömrünü fırçasına adamış çok yönlü bir Türk ressamı ve saygın bir akademisyendir. 17 Eylül 2024 tarihinde Ankara'da hayatını kaybeden usta sanatçı, ardında bıraktığı binlerce özgün eseri ve kurduğu modern müzesiyle Türk plastık sanatlar tarihine adını altın harflerle yazdırmıştır. Sanata olan tutkusu henüz çocukluk yıllarında öğretmenleri tarafından keşedilen usta isim, yerel düzeyde başladığı eğitim serüvenini zamanla akademisyenliğe kadar taşımıştır.
Çocukluk Yıllarından Akademisyenliğe Uzanan Sanat Yolculuğu
İlköğrenimini memleketi olan Çaykara Merkez İlkokulu bünyesinde tamamlayan Ayaz, yetenek sınavı ile kazanarak girdiği Pulur İlköğretim Okulu'nda üç sene boyunca eğitim görmüştür. Bu süreçte resim öğretmenlerinin dikkatini çekmeyi başaran genç yetenek, onların yönlendirmesiyle İstanbul Çapa İlköğretmen Okulu Resim Semineri sđnavlarına katılmıştır. Başarıyla tamamladığı bu sđnavın ardından başladığı seminer eğitimini 1959 yılında dereceyle bitirmiştir. Henüz mezun olduğu bu ilk dönemde, iki çalışmasının Devlet Resim ve Heykel Sergisi'ne seçilmesi onun gelecekteki parlak kariyerinin ilk habercisi olmuştur.
Resim dünyasında sağlam adımlarla ilerlemek isteyen Ayaz, 1960 senesinde özel yetenek sđnavını vererek Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü resim bölümüne adım atmıştır. Buradaki lisans eğitimini 1963 yılında başarıyla nihayete erdirmiştir. Mezuniyetinden kısa süre sonra, 1966 yılında eğitim gördüğü bu köklü kuruma asistan olarak geri dönmüştür. Akademik kariyerinin bu ilk basamağında Arkaik, Klasik ve Barok sanat üslupları üzerine hazırladığı kapsamlı asistanlık tezini sunarak okulun öğretmen kadrosuna resmen atanmıştır.
Akademik Başarılar ve Üretkenlik Dolu Yıllar
Akademik alandaki yetkinliğini farklı kurumlara da taşıyan Mustafa Ayaz, 1973 yılından itibaren üç sene boyunca Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve İdari Bilimler Fakültesi bünyesinde ek görev üstlenmiştir. Takvimler 1985 yılını gösterdiğinde ise aynı üniversitenin Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü'ne öğretim görevlisi unvanıyla tayin edilmiştir. Buradaki görevini bir yıl sürdürdükten sonra kendi isteğiyle emekliye ayrılma kararı almıştır. Ancak sanattan ve eğitimden kopmayan ressam, 1987 yılında profesörlük unvanını elde etmiş ve aynı dönemde Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi kadrosunda öğretici olarak yer almaya başlamıştır. Buradaki akademik mesaisini ise 1988 yılında noktalamıştır.
Usta fırçanın sanat üretkenliği sadece akademik dünya ile sınırlı kalmamıştır. Yurt içinde ve sınır ötesinde sayısız kişisel sergiye imza atan sanatçı, çok sayıda prestijli karma sergi ve bienalde ülkemizi temsil etmiştir. Sanatçının üstün üretkenliğini gösteren en somut veri ise eserlerinin dağılımıdır. Nitekim Mustafa Ayaz'ın 400'den fazla tablosu yurt dışındaki seçkin koleksiyonlarda sergilenirken, 4000 civarında yapıtı ise yurt içindeki sanatseverlerin ve koleksiyonerlerin envanterinde baş köşede yer almaktadır.
Ödüller ve Kendi Adını Taşıyan Kültür Mirası
Mustafa Ayaz, uzun yıllara yayılan bu muazzam sanat kariyeri boyunca pek çok saygın ödüle de layık görülmüştür. Bu ödüller arasında en prestijlilerinden biri ÇAĞSAV Onur Ödülü olmuştur. Sanat dünyasının bu özel ödülünü daha önceki yıllarda şu isimler ve kurumlar kazanmıştır:
- 2001 yılında Ressam Prof. Adnan Turani ile İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi
- 2002 senesinde Ressam Nuri Abaç ile Gazi Eğitim Resim-İş Bölümü
- 2003 yılında Ressam ve Sanat Eğitimcisi Turan Erol ile Türkiye İş Bankası
- 2004'te Seramikçi Hamiye Çolakoğlu ile Anadolu Üniversitesi
- 2005 yılında Prof. Mürşide İçmeli ile Eczacıbaşı Topluluğu
- 2006 senesinde ise Ressam Kayıhan Keskinok ile Sabancı Topluluğu
Mustafa Ayaz ise bu seçkin ödüle 2007 yılında değer görülmüş ve ödülü Yaşar Holding ile paylaşmıştır.
Sanat üretimi yünündeki çalışmalarını aralıksız sürdürdüğü başkent Ankara'da kalıcı bir iz bırakmak isteyen ressam, 2003 senesinde büyük bir projenin temelini atmıştır. Toplamda 5000 metrekarelik devasa bir kullanım alanına sahip olan ve daha sonra vakıf statüsüne kavuşturulan Mustafa Ayaz Vakfı ve Plastik Sanatlar Müzesi kapılarını 2007 yılında sanatseverlere açmıştır. Bu görkemli kültür merkezi, sanatçının gelecek nesillere bıraktığı en büyük miraslardan biri olarak varlığını sürdürmektedir.