Cumhuriyet döneminin en önemli kültür insanlarından biri sayılan Fatma Müjgân Cunbur, kütüphanecilik alanında gerçekleştirdiği yenilikçi tasnif çalışmaları ve Türk edebiyatı üzerine yaptığı derinlikli incelemeleriyle tanınan seçkin bir araştırmacıdır. 12 Ocak 1926 tarihinde İstanbul'un Fatih ilçesinde dünyaya gelen Cunbur, yaşamı boyunca Türk yazılı mirasının korunması ve gelecek nesillere aktırılması amacıyla büyük bir özveriyle çalışmıştır. Ankara Kız Lisesinin ardından Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinde yüksek öğrenimini tamamlayan Cunbur, kütüphane genel müdürlüğü görevine kadar yükselerek Türk kütüphaneciliğinin kurumsal gelişimine yön vermiştir. 25 Eylül 2013'te Ankara Çankaya'da hayata gözlerini yuman bu kıymetli isim, ardında yüzlerce yazma eserin gün yüzüne çıkarılmasını ve tasnif edilmesini sağlayan devasa bir bibliyografya mirası bırakmıştır.
Eğitim Hayatı ve Kütüphanecilikle İlk Temas
Dr. Müjgân Cunbur, ilk okul eğitimine 1933 yılında Ankara'da başlamıştır. Araştırmacı, eğitim gördüğü Ankara Dumlupınar İlkokulundan başarıyla mezun olmuştur. İstanbul Karagümrük Ortaokulunda başladığı orta tahsilini Ankara İkinci Ortaokulunda bitiren Cunbur, 1945 yılında Ankara Kız Lisesinden başarıyla mezun olmuştur. Yüksek öğrenimini Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde 1948 senesinde tamamlayan Cunbur, 1952 yılında edebiyat doktoru unvanını almaya hak kazanmıştır. Yüksek öğrenimi esnasında, özellikle 1947-1948 döneminde, Adnan Ötüken'in Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi bünyesinde açtığı Kütüphanecilik Kursu'na düzenli olarak devam etmiştir. Doktora derecesini almasının ardından girdiği mesleki sınavı başarıyla kazanarak fakülte kütüphanesinde yazma eserlerin musannifliği görevinde çalışmaya hak kazanmıştır.
Millî Kütüphane Dönemi ve Modern Gelişimler
Başarılı araştırmacı, 1954 yılında Millî Kütüphane bünyesine kütüphaneci olarak atanmıştır. Kütüphanede gösterdiği üstün başarılar neticesinde 1959 ile 1960 yılları arasında kurumda müdür vekilliği yapmıştır. Kurucu müdür Adnan Ötüken'in Batı Almanya'daki Kültür Ataşeliğinden dönmesi üzerine istifa ederek uzman olarak eski görevine geri dönmüştür. Adnan Ötüken'in Kültür Bakanlığı müsteşarı olarak atanması üzerine 1965 yılında ikinci kez Millî Kütüphane genel müdlüğüne getirilmiştir. Bu dönemde kütüphaneyi görevlerine uygun modern bir binaya kavuşturmak amacıyla arsa sağlanması ve inşaatın başlatılması için çalışmıştır.
Yeni kütüphane binasının temeli 1973 yılında törenle atılırken, başarılı uzman 1978 senesinde Kültür Bakanlığı müşavirliği kadrosuna atanmıştır. Türkiye kütüphanelerindeki yazma eserlerin kataloglarının hazırlanması projesinde Anadolu sorumluluğunu üstlenen Cunbur, Amasya ve Antalya'daki kütüphanelerde çalışmıştır. Müşavirlik kadrosuyla 1980'de Millî Kütüphane binasının inşaatını tamamlamak üzere yeniden müdür vekilliğine getirilmiş ve bir yıl sonra yeni binaya yerleşilmiştir. Millî Kütüphane başkanı olarak 1984'te unvanı değişen Cunbur, kurumdaki ilk bilgisayar donanımını kurduktan sonra 1986'da emekli olmuştur. Kütüphane başkanlığının yanı sıra 1960 ile 1982 yılları arasında Ankara Üniversitesi DTCF Kütüphanecilik Bölümünde çeşitli dersler vermiştir.
Kültür Hayatı, Eserleri ve Yazın Yaşamı
Yazın hayatına 1948 yılında Kırşehir gazetesinde yayımlanan "Üç Kırşehirli Dost" başlıklı yazısıyla adım atan Müjgân Cunbur, bazı eserlerinde "Müjde Nasiboğlu" ve "Salim Şehidoğlu" imzalarını kullanmıştır. Az sayıdaki şiirlerini "Atatürk Yolu" ile "Türk Kadını" dergilerinde yayımlayan araştırmacı, bibliyografya çalışmalarıyla genel olarak tanınmıştır. Õzellikle 1959 yılında yayımladığı "Batıya Kaçırılan Kitaplarımız" başlıklı makalesi ile el yazması eserlerin kaçırılış öyküleriyle ilgili bilgi vermiştir. Değerli kütüphaneci, ömrü boyunca pek çok önemli esere imza atmıştır. Yazarın öne çıkan kitaplarından bazıları bunlardır:
- Türk Kadın Yazarlar Bibliyografyası (1955)
- Yunus Emre'de Namaz (1956)
- Türk Kadınının Şiiri (1970)
- Karacaoğlan-Hayatı ve Şiirleri (1972)
- Ali Kuşçu Bibliyografyası (1974)
Türk kütüphaneciliğine ömrünü adayan ve el yazmalarının kataloglanmasında yeni yöntemler geliştiren Cunbur, arkasında büyük bir kültür mirası bırakmıştır. Cenazesi Ankara'daki Cebeci Asri Mezarlığı'na defnedilen bu kıymetli araştırmacı, Türk bilim ve edebiyat dünyasında daima saygıyla anılacaktır.