Ayşe Muhibbe Darga, Türkiye'nin yetiştirdiği en önemli bilim insanlarından biri olup, çivi yazıları ve hiyeroglif metinlerin çözülmesi alanında dünya çapında kabul görmüş bir arkeologdur. 13 Haziran 1921 tarihinde İstanbul'da dünyaya gözlerini açan Darga, yaşamı boyunca yürüttüğü saha çalışmaları ve akademik araştırmalar sayesinde Anadolu'nun karanlıkta kalmış pek çok tarihsel dönemini gün yüzüne çıkarmayı başarmıştır. Kafkas kökenli köklü bir aileye mensup olan Darga'nın babası hekimlik yapan Sait Darga, annesi ise Sabiha Darga'dır. Çocukluk günlerini Osmanlı sarayının önemli figürlerinden II. Abdülhamid'in başmabeynciliğini yürüten Darugazade Mehmet Emin Bey'in Acıbadem semtindeki büyük köşkünde geçirmiştir. İlk ve orta öğrenim hayatına sırasıyla Kadıköy sınırları içinde yer alan Gazi İlkokulu'nda ve Erenköy Kız Lisesi'nde devam etmiştir. Eğitim hayatına büyük bir titizlikle yön veren Darga, liseden sonra hedefini belirleyerek arkeoloji biliminde uzmanlaşmaya karar vermiştir. Tarihe adını altın harflerle yazdıracak bu değerli araştırmacı, 6 Mart 2018 tarihinde yine doğduğu şehir olan İstanbul'da vefat etmiştir.
Akademik Eğitim ve Üniversite Yılları
Darga, 1939 yılında liseden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi bünyesindeki arkeoloji bölümüne kaydolarak yükseköğrenimine başlamıştır. Üniversitede eğitim aldığı dönemde, arkeoloji dünyasının önde gelen usta isimlerinin derslerini takip etmiştir:
- Helmuth Theodor Bossert
- Arif Müfid Mansel
- Clemens Emin Bosch
Bu seçkin profesörlerin dersleri ve çalışmaları sayesinde kendisini geliştirme fırsatı bulmuştur. Darga, öğrencilik yıllarında Arif Müfid Mansel'in ekibine katılmıştır. Bu ekiple birlikte bugün Küçükçekmece'nin yüksek bölgelerinde konumlanan Rhegion antik kentindeki çalışmalara ve çeşitli Anadolu araştırma gezilerine katılmıştır. Lisans derecesini 1943 yılında elde etmesinin hemen ardından akademik kadrolara girmek amacıyla aynı kurumda doktora eğitimine başlamıştır. Bilimsel yeteneği sayesinde 1945 yılında eski Ön Asya dilleri ve kültürleri kürsüsünde asistanlık kadrosuna atanmıştır. Tez çalışmalarını büyük bir titizlikle yürüterek 1947 yılında "Muvattaliş Dillerindeki Tanrı Adları Üzerine Araştırmalar" başlıklı doktora tezini tamamlamış ve doktor unvanını almaya hak kazanmıştır.
Anadolu Sahasında İlk Kazılar ve Öğretmenlik Dönemi
Doktora derecesini almasının ardından üniversitedeki asistanlık görevinden ayrılan Darga, daha sonra 1947 ile 1951 yılları arasında Adana'da sürdürülen saha çalışmalarına katılmıştır. Helmuth Theodor Bossert başkanlığındaki ekipte yer alarak meşhur Karatepe keşif kazılarında görev üstlenmiştir. Burada kazandığı arazi deneyimleri, onun Hitit uygarlığı ve dilleri konusundaki uzmanlığını pekiştiren en önemli dönüm noktalarından biri olmuştur. Kazı çalışmalarının tamamlanmasının ardından Anadolu'nun iç kısımlarına yönelen Darga, 1958-1959 yıllarında öğretmenlik mesleğine adım atmıştır. Darga, Elazığ ve Muş illerindeki liselerde öğretmenlik yapmıştır. Anadolu'daki bu lise öğretmenliği görevinin ardından, 1960 yılında İstanbul Üniversitesi'ndeki eski asistanlık pozisyonuna geri dönmüştür. Fakültedeki kürsüsünde ağırlıklı olarak şu dersleri vermiştir:
- Kültepe-Kaneş uygarlığı
- Asur Koloni Çağı
- Hitit sanatı ve Hitit dili
Uzmanlık alanındaki bilimsel çalışmalarını hız kesmeden sürdüren araştırmacı, 1965 yılında tamamladığı "Hitit Bayram Ritüali Metinlerinde Huvaşi, Tarnu ve Kutsal Koruluk" başlıklı teziyle doçent unvanını almaya hak kazanmıştır. Darga, 1973 yılında profesörlük kadrosuna yükseltilmiştir.
Kazı Başkanlıkları ve Bilimsel Mirası
Profesörlük unvanını aldıktan sonra saha çalışmalarındaki etkinliğini artıran Muhibbe Darga, Keban Barajı kurtarma kazıları çerçevesinde yürütülen Değirmentepe çalışmalarında yer almıştır. Kendisi, 1975 yılında Türk Tarih Kurumu üyesi olmuştur. Aynı süreçte Ankara Müzesi'nde muhafaza edilen çivi yazılı Hitit tabletleri üzerinde kapsamlı tasnif ve deşifre çalışmaları gerçekleştirmiştir. Saha yöneticiliğindeki tecrübesiyle 1978 yılında Elazığ'da bulunan Şemsiye Tepe kazı alanının başkanlığına getirilmiştir. Bu kazıların başkanlığını 1990 yılına kadar yürütmüştür. Başarılı arkeolog, 1985 yılında emekliye ayrılmıştır. Emekli olduktan sonra da saha çalışmalarının dışına çıkmamış, 1989 yılında Eskişehir'deki Şarhöyük-Dorylaion kazı alanının başkanlığını üstlenerek araştırmalarını sürdürmüştür. Darga'nın antik Hitit belgelerini çözümleyerek kaleme aldığı ve en geniş kitleye ulaşan meşhur eseri Eski Anadolu'da Kadın (veya Eski Anadolu Kadını) başlığını taşımaktadır. Bu kitap, eski uygarlıklarda kadının toplumsal yaşamdaki önemini belgelerle açıklayan çığır açıcı bir çalışmadır.