Mesut Barzani, 16 Ağustos 1946’da İran topraklarında, kısa ömürlü Mähäbad Kürt Cumhuriyeti’nde dünyaya geldi. Kürt siyasi tarihinin en önemli isimlerinden biri olan babası Mustafa Barzani’nin gölgesinde yürüttüğü mücadele, zamanla Kuzey Irak’ın siyasi dengesini bizzat şekillendiren bir kariyer haline geldi. On yıllarca süren özerklik mücadelesinin ardından Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin başına geçen Barzani, 2017 yılına dek bu makamda kaldı.
Sürgünden Siyasete: Erken Yıllar
Mesut Barzani’nin doğduğu cumhuriyet, SSCB desteğiyle kurulmuş bağımsız bir Kürt devleti olma hedefi taşıyordu. Ne var ki bu girişim başarıya ulaşamadı; İran ordusu bölgeye girince Mustafa Barzani ve ailesi Moskova’ya sığınmak zorunda kaldı. Uzun yıllar süren sürgün, 1958’de Irak’ta monarşinin Abdülkerim Kasım liderliğindeki darbe ile yıkılmasının ardından son buldu; yeni hükülmetin daveti üzerine Barzani ailesi Irak’a döndü.
1970’li yıllara girildiğinde genç Mesut, babası ve ağabeyi İdris Barzani ile birlikte Kuzey Irak’ta Kürt siyasi hakları için yoğun çaba harcamaya başladı. Silahlı özerklik mücadelesi, 11 Mart 1970’de Baas iktidarının Kürt özerkliğini tanıyan bir antlaşmayı imzalamasıyla geçici bir durağa geldi.
Partinin Başına Geçiş ve Koalisyon Siyaseti
Mustafa Barzani’nin 1975’te ABD’ye iltica etmesiyle birlikte Kürdistan Demokrat Partisi (KDP), İdris ve Mesut Barzani kardeşlerin yönetimine girdi. 1979’daki babanın ölümüyle partinin tek ismi haline gelen Mesut Barzani, aynı yıl gerçekleşen İran Devrimi’nin ardından ailesiyle birlikte İran’a taşındı.
1980’de başlayan Irak-İran Savaşı, KDP’ye Kuzey Irak’taki Kürt nüfusun yoğun olduğu sınır bölgelerinde etkisini genişletme fırsatı tanıdı. Bununla birlikte Barzani, İran rejiminin Saddam karşıtı güçleri İslamı bir çizgiye çekme politikasından hiç memnun olmadı. 1987’de İdris Barzani’nin vefatıyla kadın ve erkek tüm sorumluluğu üstlenen Mesut, aynı yıl altı partinin bir araya gelmesiyle kurulan Irak Kürt Cephesi çatısı altında rakip gruplarla kalıcı olmayan bir uzlaşı zemini oluşturdu.
1991’deki Körfez Savaşı sürecinde Barzani, Bağdat’ta Kürt ayaklanmalarını teşvik etti. Batılı devletlerin müdahalesiyle Kürtler için güvenli bölgeler oluşturuldu. Aynı yıl, dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın kararıyla Barzani’ye Türkiye kırmızı pasaportu verildi. 1992’de batılı güçlerin gözetiminde yapılan seçimlerde KDP lideri Barzani, Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) lideri Celal Talabani ile birlikte bölgede ortak bir yönetim kurdu.
Ancak bu işbirliği uzun sürmedi. 1994’te iki parti arasında anlaşmazlıklar patlak verdi. 31 Ağustos 1996’da Irak birlikleri ortak başkent Erbil’e girip şehrin denetimini KDP’ye devretti; Barzani, bu hamleyle Talabani karşısında bölgede üstünlük kurdu. Ekim 1996’da ilan edilen ateşkes, 1997’de Türkiye-KDP yakınlaşmasıyla gündemdeki yerini korudu. 1998’de ABD’nin arabuluculuğuyla iki parti arasındaki gerilim geçici olarak yatıştırıldı; antlaşma 4 Ekim 2002’de yenilendi.
Bölgesel Başkanlık ve Son Dönem
2003’te ABD liderliğindeki koalisyon güçleri Saddam Hüseyin rejimini devirince Irak’taki siyasi denge köklü biçimde değişti. Haziran 2005’te bölgesel konseyin oylamasının ardından Talabani ile varılan uzlaşmayla Mesut Barzani, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanlığı’na getirildi ve bu makamda 20 yılı aşkın bir süredir süregelen liderliğini kurumsal bir çerçeveye taşıdı.
Barzani, Türkiye-Kürt ilişkileri söz konusu olduğunda da etkin bir rol üstlendi. Ekim 2012’de AKP kongresine katıldı; akabinde başlayan barış sürecine destek verdi ve geri çekilen PKK mensuplarının Kürdistan Özerk Bölgesi’ne yerleşebileceğini açıkladı. Kasım 2013’te ise Diyarbakır’da düzenlenen bir etkinlikte Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında yer alarak sürece destek mesajı verdi.
29 Ekim 2017’de, Görev süresinin dolmasına iki gün kala, başkanlık görevini bırakacağını kamuoyuyla paylatı; 1 Kasım 2017’de resmen ayrıldı. Farsça, Kürtçe ve Arapçayı akıcı düzeyde konuşan Barzani, sekiz çocuk babasıdır. “Barzani ve Kürt Kurtuluş Hareketi” başlığını taşıyan dört ciltlik bir eseri de bulunmaktadır.
