Türk sinema tarihinin en pırıltılı ve aynı zamanda en hüzünlü öykülerinden birine sahip olan Mesut Engin, gerçek ismiyle Mesut Kundak, 6 Nisan 1953 tarihinde Aydın'da dünyaya gözlerini açtı. 1970'li yılların başlarında Yeşilçam dünyasına adım atan ünlü oyuncu ve manken, kariyeri boyunca sayısız yapımda rol alarak Türk izleyicisinin kalbinde yer edinmeyi başardı. 1973 ile 2002 yılları arasında beyaz perdede adeta fırtınalar estiren usta aktör, hem etkileyici fiziksel görünümü hem de üstün oyunculuk performansıyla sinema camiasında uzun yıllar boyunca konuşulan bir isim olmuştur. Hayatının son dönemlerinde yaşadığı büyük trajedilerle sarsılan aktör, 19 Aralık 2011'de İstanbul'da aramızdan ayrıldı. Onun yaşam öyküsü, şöhret basamaklarının ne denli kaygan ve acımasız olabileceğini gösteren ibretlik bir süreç olarak hafızalara kazındı.
Yeşilçam Sahnesine Görkemli Giriş ve Altın Yıllar
Gençlik yıllarında göz alıcı fiziğiyle dikkatleri üzerine çeken sanatçı, profesyonel kariyerine mankenlik ve fotomodellik yaparak ilk adımı attı. Asıl büyük çıkışını ise prestijli bir sinema yayını vasıtasıyla gerçekleştirdi. 1973 senesinde düzenlenen Ses Dergisi sinema artisti yarışması, onun hayatının en büyük dönüm noktalarından biri oldu. Bu yarışmada dönemin birbirinden yetenekli genç aktör adayları arasından sıyrılarak birincilik kürsüsüne oturdu. Yarışmada geride bıraktığı rakipleri şunlardı:
- Cemil Şahbaz
- Cem Erman
- Salih Kırmızı
- Mahmut Hekimoğlu
Bu büyük başarının ardından Yeşilçam kapıları genç oyuncuya sonuna kadar aralandı. Sektöre hızlı bir giriş yapan aktör, kısa sürede yapımcıların ve yönetmenlerin gözdesi haline geldi. 1973 yılından itibaren kameranın karşısına geçmeye başlayan sanatçı, oyunculuk serüvenini tam yirmi dokuz yıl boyunca hiç ara vermeden sürdürerek adını Yeşilçam tarihine altın harflerle yazdırmıştır. Bu dönemde aşk, macera ve dram türündeki pek çok filmde başrol oynadı. Ayrıca yardımcı oyuncu olarak da önemli karakterlere hayat vererek sinemadaki yerini sağlamlaştırdı. Sanatçı, mankenlik kariyerindeki zarafetini beyaz perdeye de yansıtarak dönemin en popüler figürlerinden biri olmayı başardı.
Kırılma Noktası: Trafik Kazası ve Yaşam Mücadelesi
Her şey yolunda giderken, 1976 yılında yaşanan feci bir trafik kazası ünlü aktörün hayatını altüst etti. Bu görünmez kaza sonucunda sağ el bileğinin sinirleri kesilen sanatçı, çok sevdiği mesleğini yapmakta zorlanmaya başladı. Yaşadığı bu fiziksel kayıp onu derin bir psikolojik bunalıma sürükledi. İçine düştüğü ruhsal boşluk nedeniyle alkol bağımlılığı ile tanışan aktör, uzun yıllar bu karanlık alışkanlıkla mücadele etmek zorunda kaldı. Büyük çabalar göstererek bu bağımlılığından nihayet kurtuldu. Ancak hayatın getirdiği zorluklar bununla sınırlı kalmadı. İş hayatına yeniden dönmeyi denedi. Güzellik salonu açarak ticari başarı yakalamayı hedefledi ancak bu girişim hüsranla sonuçlandı.
Zaman içinde özel hayatında da sarsıntılar yaşayan yıldız oyuncu, eşinden boşandıktan sonra yalnızlığa mahkum oldu. Büyük felaket adeta kapıyı çalmıştı. Bu ayrılığın ardından kaldığı evin alt katındaki kahvehanede çıkan yangın, onun tüm hayatını tamamen değiştirdi. Alevlerin kendi dairesine de sıçraması üzerine evsiz kalan sanatçı, yaşamını sokaklarda idame ettirmek zorunda kaldı. Bir zamanlar lüks içinde yaşayan ve kameraların odağında olan ünlü aktör, artık sokaklarda yaşayan kimsesizler arasına karışmıştı. Çevredeki esnafın sevgiyle yaklaştığı ve zamanla "dede" olarak hitap etmeye başladığı Mesut Engin, kaderin acı bir cilvesi olarak hayatta kalma savaşı veriyordu.
Sokaklardan Sıcak Bir Yuvaya: Darülaceze Yılları ve Vedası
Yıllarca sokakların soğuk yüzüyle mücadele eden ve sağlığını büyük ölçüde yitiren sanatçının hayatı, 21 Mayıs 2009 tarihinde mucizevi bir şekilde değişti. Tiyatro oyuncuları Mehmet Esen ve Mustafa Turan, onu Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde bitkin, halsiz ve çaresiz bir durumda buldu. Bu iki vefalı dostun girişimiyle, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kayışdağı Darülaceze Müdürlüğü kapılarını Yeşilçam'ın bu solan yaprağına ardına kadar açtı. Yaklaşık 720 sakinin barındığı bu sıcak yuvaya yerleşen aktör, burada geçmişte kalan fırtınalı günlerini hüzün dolu sözlerle paylaştı. Darülaceze ona huzurlu günler sundu.
Uzun yıllar boyunca sokaklardaki zorlu yaşam mücadelesinde esnafın yardımlarıyla hayata tutunabildiğini dile getiren usta oyuncu, bu ağır dış ortam koşullarının tetiklediği çeşitli amansız hastalıklarla da boğuştuğunu samimiyetle itiraf etmiştir. Darülaceze günlerinde yaptığı açıklamalarda, bir dönem hayata olan inancını ve sevincini kaybettiğini, hatta sessizce ölümü beklemeye koyulduğunu samimiyetle ifade etti. Darülaceze kapılarının açılmasını kendisi için yepyeni ve temiz bir sayfa olarak nitelendiren tecrübeli sanatçı, zamanın akıp giden amansız süratine ve acelesine karşı ne yazık ki yenik düştüğünü hüzünlü ifadelerle beyan etmiştir. Kendisine sunulan bu huzurlu ortamda ömrünün son demlerini geçiren Mesut Engin, 19 Aralık 2011 tarihinde hayata veda ederek İstanbul'da son nefesini verdi. Arkasında unutulmaz roller, derin bir hüzün ve hayatın geçiciliğine dair büyük bir ibret bıraktı. Yeşilçam önemli bir değerini yitirdi.
