Türk kamu yönetiminin ve yargı dünyasının saygın isimlerinden olan Mesut Güney; cumhuriyetin kuruluş yıllarını da kapsayan geniş bir dönemde savcılık, hâkimlik ve milletvekilliği görevleriyle ülkesine hizmet etmiş önemli bir devlet adamıdır. O, tam bir görev insanıydı. Artvin'in Arhavi ilçesinde dünyaya gözlerini açan Güney, yükseköğrenimini tamamladıktan sonra Anadolu'nun en ücra köşelerinden metropollere uzanan geniş bir coğrafyada adalet dağıtarak mesleğini icra etmiştir. Cumhuriyet döneminin adalet mekanizmasını şekillendiren kadrolar arasında yer alan deneyimli isim, edindiği derin bürokratik birikimi daha sonra parlamento çatısı altında millet menfaatine sunmuştur.
Hukuk Eğitimi ve Anadolu'da Adalet Mesaisi
Geleceğini hukuk alanında inşa etmeye karar veren Mesut Güney, dönemin en prestijli eğitim kurumlarından biri olan İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni başarıyla bitirmiştir. Onun için eğitim, hizmetin ilk adımıydı. Diplomasını aldıktan sonra doğrudan adalet hizmetine giren Güney, Türkiye'nin farklı bölgelerinde bidayet mahkemelerinde çok yönlü görevler üstlenmiştir. Kırklareli ve Alaşehir'de savcı yardımcılığı yapan idealist hukukçu, başarılarının ardından İspir ve Ödemiş'te bidayet mahkemesi başkanı olarak görevlendirilmiştir. Mesleki tecrübesi arttıkça sorumluluk alanı da genişlemiş, Saruhan'da savcılık (müddei umumi) ve Trabzon'da sulh hâkim yardımcılığı yaparak yargı sisteminin farklı kademelerinde deneyim kazanmıştır.
Kürsüden Yüksek Yargıya Uzanan Kariyer
Görev yaptığı her ilde adil kararlarıyla takdir toplayan Mesut Güney, Doğu Anadolu'dan Marmara'ya kadar uzanan geniş bir görev hattına sahipti. Adalet onun için en yüce değerdi. Ardahan'da bidayet hâkimliği ve asliye mahkemesi başkanlığı yapan Güney, Artvin'de de cinayet mahkemesi başkanı olarak adaletin tesisi için çalışmıştır. İstanbul'a tayin edilerek Üsküdar'da sorgu hâkimliği (müstantik) görevini yürüten tecrübeli adliye insanı, daha sonra Kayseri Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına atanmıştır. Bu önemli görevin ardından sırasıyla Balıkesir'de adli ihtisas hâkimliği, Muğla ile Kütahya'da ağır ceza mahkemesi başkanlığı yapmış, Muğla hâkimliği görevinin akabinde ise kariyerini ülkenin en yüksek yargı organı olan Temyiz Mahkemesi (Yargıtay) üyeliğiyle taçlandırmıştır.
Siyaset Yılları ve Milletvekilliği
Uzun yıllar boyunca adliye kürsülerinde edindiği tecrübeyi ülke yönetimine aktarmak isteyen Mesut Güney, bürokrasiden siyasete geçiş yapmıştır. Bu geçiş onun için yeni bir başlangıçtı. Türkiye'nin çok partili siyasi hayata geçiş dönemine denk gelen 1950 genel seçimlerinde, memleketi Artvin'den aday olmuş ve seçimi kazanarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne girmiştir. TBMM 9. Dönem Artvin Milletvekili olarak parlamentoya giren Güney, özellikle hukuki düzenlemeler ve bölge sorunları üzerinde aktif çalışmalar yürütmüştür. Milletvekilliği süresince yargı kökenli bir bürokrat olmanın getirdiği derin vizyonla hareket ederek kanun yapım süreçlerinde aktif roller üstlenmiştir.
Özel Yaşamı ve Vefatı
Mesleki ve siyasi kariyerinde disiplinli duruşuyla bilinen Mesut Güney, aile yaşamında da örnek bir profil sergilemiştir. Kendisi örnek bir aile babasıydı. Evli ve beş çocuk babası olan Güney, Artvin'in kültürel değerlerine bağlı kalmış ve yöre halkının dili olan Lazca'yı da konuşmuştur. Adaletle geçen uzun ve üretken bir ömrün ardından, takvimler 7 Mart 1964 tarihini gösterdiğinde hayata gözlerini yuman siyasetçi ve hukukçu arkasında derin bir iz bırakmıştır. Onun mirası her zaman yaşayacaktır.