Meral Orhonsay, 1951 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Sanat yaşamına Ankara'da Ziya-Ahmet Demirel'in kurduğu Kardeş Oyuncular topluluğunda adım atan sanatçı, yalnızca Türk sinemasıyla sınırlı kalmayarak Alman devlet televizyonu ZDF'de sunuculuk da yaptı. 1973'te Saklambaç Gazetesi Sinema Güzeli seçilmesiyle adını geniş kitlelere duyuran Orhonsay, ardından onlarca sinema filmi ve televizyon dizisinde iz bıraktı.
Yeşilçam'daki Yükselişi
Sinemadaki ilk büyük rollerinden birini 1973 yapımı Kara Murat Fatih'in Fermanı'nda Cüneyt Arkın'ın karşısında başrol oynayarak aldı. Sonraki yıllarda çekimlerine katıldığı filmler, Yeşilçam'ın altın dönemini belgeleyen yapıtlar arasına girdi. 1978'de Yavuz Özkan'ın yönettiği Maden'de Tarık Akan, Hale Soygazi ve Halil Ergün ile birlikte kamera önüne geçti; bu performansı ona aynı yılki 15. Antalya Film Şenliği En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülünü kazandırdı. Üç yıl sonra, 1979 yapımı Derya Gülü'ndeki rolüyle 18. Antalya Film Şenliği En İyi Kadın Oyuncu ödülüne layık görüldü.
1976'da Ben Sana Mecburum filmiyle 1. İstanbul Film Festivali En İyi Kadın Oyuncu ödülünü de kazanan Orhonsay, bu ödülü daha sonra iade etti. 1982'de ise uluslararası arenada yankı uyandıran Yol filminde rol aldı; senaryosunu Yılmaz Güney'in kaleme aldığı, yönetmenliğini Şerif Gören'in üstlendiği bu yapımda Tarık Akan, Şerif Sezer ve Halil Ergün ile birlikte göründü.
Televizyon Kariyeri ve Uzun Soluklu Yolculuk
Sinema filmlerindeki yoğun tempoyu televizyon dizileriyle de sürdüren Orhonsay, 1990'da Orhan Kemal'in romanından uyarlanan Hanımın Çiftliği dizisinde Gülben Ergen, Fikret Hakan ve Erol Taş gibi köklü isimlerle ekrana taşındı. 2009'da ise Parmaklıklar Ardında'da Serra Yılmaz ve Selda Alkor'un yanı sıra geniş bir oyuncu kadrosuyla izleyicinin karşısına çıktı.
Kariyeri boyunca biriktirdiği ödüllere 2015'te bir yenisi eklendi: 17. Uluslararası Eskişehir Film Festivali Onur Ödülü ve ÇASOD Emek Onur Ödülü ile Türk sinemasına katkıları tescillendi. 1973'ten 2013'e uzanan filmografi çizgisiyle Orhonsay, Yeşilçam'ın hem kalabalık hem de köklü temsilcilerinden biri olarak sinemamızdaki yerini koruyor.
