Doğu Türkistan davasının simge isimlerinden emekli tuğgeneral Mehmet Rıza Bekin, 1925 yılında Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nin kadim şehri Hotan'da dünyaya gözlerini açtı ve çocuk yaşta gurbet yollarına düşmesine rağmen sergilediği azimle Türkiye'de son derece saygın bir askeri kariyer inşa etmeyi başardı. Ömrünü ata yurdunun mücadelesine adadı. Bu değerli asker, aynı zamanda geniş çevrelerce saygı duyulan önemli bir kanaat önderiydi. TSK bünyesinde tuğgeneralliğe kadar yükselen Bekin, emekliliğinin ardından 1986'dan vefat ettiği 2010 yılına dek Doğu Türkistan Vakfı'nın liderliğini yürüterek davasını uluslararası platformlara taşıdı. Ankara'da hayata gözlerini yuman şahsiyet, geride Türk milletine ve tüm Türk dünyasına hizmetle dolu paha biçilemez bir miras bıraktı.
Zorlu Göç Yollarıdan Türk Silahlı Kuvvetlerine
Küçük Mehmet Rıza, hayatının ilk sekiz yılını doğup büyüdüğü Hotan topraklarında geçirdi. Ancak bölgedeki siyasi baskılar ve zorlu yaşam koşulları sebebiyle ailesi, ata topraklarını terk etmek zorunda kaldı. Ailece önce Hindistan'a sığındılar. Ardından Afganistan topraklarına yöneldiler. Eğitim hayatına bu ülkede adım atan genç Mehmet Rıza, burada Farsça ve İngilizce dillerini ana dili gibi konuşacak düzeyde öğrendi. Kaderini değiştiren dönüm noktası ise Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti kurucularından olan eniştesi Mehmet Emin Buğra'nın çabalarıyla gerçekleşti. Türkiye'nin Kabil Büyükelçisi Memduh Şevket Esendal'ın da sunduğu kıymetli diplomatik katkılar vesilesiyle, henüz 1937 yılındayken askeri öğrenci statüsüyle genç yaşta Türkiye'ye adım atarak ömrünün sonuna kadar bu topraklarda yaşama şansına erişti.
Askeri okullardaki eğitimini 1946 yılında Harp Okulu'ndan mezun olarak tamamladı. Harp Okulu sonrasında topçu sınıfına katılarak mesleki uzmanlığını pekiştirdi. Türk ordusunun genç bir teğmeni olarak göreve başladıktan kısa bir süre sonra, dünya tarihinin en kritik çatışmalarından biri olan Kore Savaşı patlak verdi. Mehmet Rıza Bekin, Birinci Türk Tugayı Topçu Taburu bünyesinde teğmen rütbesiyle cepheye sevk edildi. Cephede gösterdiği üstün cesaret ve fedakarlıklarla dolu kahramanlıklar neticesinde, savaştan sonra kendisine hem Türk devleti tarafından Gazilik Madalyası hem de Birleşmiş Milletler makamlarınca dünyaca prestijli Üstün Hizmet Madalyası takdim edildi. Bu başarılar, askeri dehasının ilk somut kanıtları niteliğindeydi.
Ordu İçinde Yükseliş ve Diplomatik Görevler
Kore dönüşü TSK bünyesinde çeşitli kıta ve görevlerde bulunan deneyimli subay, aynı zamanda askeri diplomaside de kendine yer buldu. Komşu ülke İran'da askeri ataşelik yaptı. 1965 yılında Harp Akademisi'ni bitirerek kurmay subay unvanını kazandı. Ordu kademelerindeki bu istikrarlı yükseliş, 1973 yılında tuğgeneralliğe terfi etmesiyle taçlandı. General rütbesiyle, dönemin önemli bölgesel güvenlik paktı olan CENTO Askeri Planlama Karargâhı bünyesinde Kurmay Başkan Yardımcılığı koltuğuna otururken, bu görevin hemen ardından Plan Daire Başkanlığı gibi ordu içi son derece kritik karar mekanizmalarını yönetti. 1977 yılında TSK'dan emekli olduktan sonra Başbakanlık bünyesinde uzman kadrosuyla göreve başlayarak bu vazifeyi 1986 yılına dek başarıyla yürüttü.
Doğu Türkistan Vakfı ve Küresel Mücadele
Kariyerindeki en büyük dönüşüm, 1986 yılında Başbakanlıktaki görevinden ayrılarak Doğu Türkistan Vakfı başkanlığına seçilmesiyle gerçekleşti. 1978 yılında kurulmuş olan bu vakfın başına geçen Bekin, ömrünün son çeyreğini tamamen bu davaya adadı. Başkanlığının ilk döneminde, Birleşmiş Milletlerin resmi talebi ve dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necip Torumtay'ın nazik daveti doğrultusunda, Afganistan'a yönelik insani ve ekonomik yardım faaliyetleri yürütmek üzere Pakistan'da faaliyete geçen Mayın Tanıtım ve Temizleme Eğitim Merkezi'nin liderliğini üstlendi. Bu görev uluslararası alanda büyük başarı sağladı.
Mehmet Rıza Bekin, dünyadaki tüm Doğu Türkistan faaliyetlerini tek bir merkezde birleştirmek istedi. Bu amaçla Doğu Türkistan Milli Merkezi'nin kuruluşuna öncülük etti. Ayrıca davanın sesini küresel boyutta duyurabilmek amacıyla uluslararası sempozyumlar organize etti. Vakıf başkanlığını ölümüne kadar sürdürdü. Anılarını bir kitapta topladı. 16 Şubat 2010 tarihinde yaşama veda eden değerli general, askeri törenle Ankara'daki Karşıyaka Gaziler Mezarlığı'nda ebedi istirahatgâhına tevdi edildi. Aziz hatırası her zaman yaşayacaktır.