Necip Torumtay, Türk askeri tarihinin en fırtınalı dönemlerine tanıklık etmiş ve aldığı kritik kararlarla ülkenin siyasi seyrini etkilemiş seçkin bir komutandır. 15 Ağustos 1926 tarihinde dünyaya gelen Torumtay, genç yaşta adım attığı ordu saflarında en yüksek kademeye kadar yükselerek Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde 20. Genelkurmay Başkanı unvanını elde etmiştir. Kararlı duruşu, stratejik hamleleri ve özellikle de Körfez Savaşı sırasındaki tavizsiz askeri duruşuyla tanınan efsanevi paşa, 28 Ağustos 2011 günü tedavi gördüğü Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisi hastanesinde hayata gözlerini yummuştur. Bilecik Ortaokulu eğitiminin ardından askeri yönelimini belirleyen Torumtay, 1944 yılında Harp Okulu mezuniyetini asteğmen rütbesiyle taçlandırarak profesyonel askerlik hayatına adım atmıştır.
Harbiyeden Genelkurmay Başkanlığına Uzanan Yolculuk
Askeri eğitimini kararlılıkla sürdürdü. 1946 yılında Topçu Sınıf Okulunu başarıyla bitirdi. Farklı topçu birliklerinde takım komutanlığı görevini yerine getiren Torumtay, askeri bilgisini ve yeteneğini kanıtlayarak Topçu Okulunda öğretmenlik de yaptı. Mesleğinde daha da derinleşmek amacıyla sınavlara girdi ve 1954 yılında Harp Akademisi eğitimini tamamlayarak kurmay subay rütbesini kazandı. 1970 yılına kadar geçen süreçte ordunun farklı karargahlarında önemli görevler üstlendi. Bu dönemde Tokyo Kara Ataşe Muavinliği ve TMR Kara Plan Subaylığı gibi kritik diplomatik ve askeri temsil makamlarında Türkiye’yi başarıyla temsil etti.
Torumtay'ın kariyer basamaklarındaki tırmanışı kesintisiz sürdü. 1970 yılında tuğgeneralliğe terfi eden başarılı asker, sırasıyla 1974'te tümgeneral, 1978'de korgeneral ve nihayet 1982 yılında orgeneral rütbesine ulaştı. Her rütbede son derece hayati pozisyonlarda sorumluluk üstlendi. Tuğgeneral olarak 1. Zırhlı Tümen Komutan Yardımcılığı, 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı yaptı ve SHAPE Harekât Plan Daire Başkanlığı gibi uluslararası bir görevi yürüttü. Tümgeneral rütbesinde Genelkurmay Plan Harekât Daire Başkanlığı ile 4. Piyade Tümeni Komutanlığı vazifelerini yerine getirdi. Korgeneral rütbesindeyken ise Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı olarak görev yaptı. Ayrıca Genelkurmay Harekât Başkanlığı ile Genelkurmay Genel Plan ve Prensipler Başkanlığı gibi en kritik karargah yönetimlerini idare etti.
Kritik Dönemlerin Karargah Subayı ve Tarihi Rolü
Necip Torumtay, Türkiye'nin demokrasi tarihine geçen askeri müdahalelerde de aktif roller üstlenmiş bir figürdü. 27 Mayıs Darbesi sonrasında, Dolmabahçe’de kurulan Yassıada Milli İrtibat Bürosu'nun komutanlığını yürüttü. Ardından gelen çalkantılı süreçte, 22 Şubat 1962 tarihindeki ayaklanma girişiminin bastırılmasında aktif rol oynadı. İsyanın lideri Talat Aydemir'i evinden gözaltına almak üzere görevlendirilen subay oldu.
12 Eylül 1980 askeri darbesini planlayan komuta kademesinin tam merkezinde yer alan Torumtay, o dönem yürüttüğü Genelkurmay Genel Plan ve Prensipler Başkanlığı görevi sebebiyle kritik bir sorumluluk üstlendi. Haydar Saltık’ın yönetiminde hazırlanan ve askeri yönetime el koyma planı olan ünlü 'Bayrak Planı', doğrudan kendisine teslim edildi. Orgeneral rütbesinde sivil ve askeri idarenin kesişim noktalarında bulundu. Devlet Başkanlığı ve Millî Güvenlik Konseyi Genel Sekreter Yardımcılığı ile Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği gibi üst düzey makamlarda hizmet verdi. Ayrıca Genelkurmay 2. Başkanlığı ve 1. Ordu Komutanlığı gibi ordunun en prestijli komuta kademelerinde bulundu.
Temmuz 1987'de Kara Kuvvetleri Komutanlığına ve Genelkurmay Başkan Vekilliğine getirilen Torumtay, aynı ayın sonlarında Genelkurmay Başkanı olarak atandı. Bu atama öncesinde dönemin Başbakanı Turgut Özal, kendisini bu makama getirebilmek amacıyla iki kıdemli orgenerali emekliye sevk etti. Türk siyasi tarihine "Necdetler Operasyonu" olarak geçen bu olay, sivil iradenin askeri bürokrasi üzerindeki gücünü göstermesi açısından büyük yankı uyandırdı.
Körfez Krizi ve İstifayla Taçlanan Kararlı Duruş
Genelkurmay Başkanlığı görevini yürütürken patlak veren Körfez Savaşı, Necip Torumtay'ın askeri prensiplerini ve vatanseverliğini en net şekilde ortaya koyduğu tarihi bir dönüm noktası oldu. Dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal, Türkiye'nin de bu küresel savaşa aktif olarak katılmasını arzuluyordu. Bu amaçla Genelkurmay Başkanlığına yazılı bir talimat göndererek, Türkiye’ye yabancı askeri güçlerin kabul edilmesi ve sınır dışına Türk askeri gönderilmesi yönünde hazırlıkların derhal başlatılmasını emretti.
Ancak deneyimli bir komutan olan Torumtay, Türk Silahlı Kuvvetlerinin böyle bir savaşa girmeye hazır olmadığını biliyordu. Türkiye'nin Irak'ın kuzeyine girerek Musul'u işgal etmesi durumunda, tıpkı Irak'ın Kuveyt'i işgal etmesi gibi uluslararası alanda haksız bir işgalci konumuna düşeceği uyarısında bulundu. Ayrıca anayasal ve yasal prosedürlere göre, bu çapta bir askeri hazırlık için tek başına cumhurbaşkanının imzası yetersizdi. Kabinedeki tüm bakanların da bu kararda imzası bulunmalıydı. Özal'ın gerçekleştirdiği bu emrivaki karşısında ilkeli duruşundan ödün vermeyen Genelkurmay Başkanı, durumu sadece Genelkurmay 2. Başkanı Mehmet Önder ile paylaştı. Hiç kimseye önceden haber vermeden emeklilik dilekçesini yazarak ilgili makamlara ulaştırdı. Cumhurbaşkanı Özal, kendisini bu karardan vazgeçirmek için çaba sarf etse de Torumtay kararından dönmeyerek 3 Aralık 1990 tarihinde kendi isteğiyle emekliye ayrıldı.
Emeklilik yıllarında askeri ve stratejik birikimini kaleme döken Torumtay, Türk savunma yazınına önemli eserler bıraktı. Ünlü komutanın kaleme aldığı kitaplar şunlardır:
- Orgeneral Torumtay'ın Anıları (Milliyet Yayınları, İstanbul, Ocak 1994)
- Değişen Stratejilerin Odağında Türkiye (Milliyet Egmont Yayıncılık, İstanbul, Ekim 1996)
- Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Kurucusu Lider Atatürk (Doğan Kitapçılık, İstanbul, Mart 2001)
Askeri disiplini, hukukun üstünlüğüne inancı ve ülkesini maceraya atmaktan kaçınan sorumlu devlet adamı kimliğiyle Necip Torumtay, Türk ordusunun unutulmaz liderleri arasındaki yerini almıştır. 24 Haziran 2011'de Muğla'nın Marmaris ilçesinde geçirdiği kalp spazmı nedeniyle hastaneye kaldırılan, ardından helikopterle GATA'ya sevk edilen Torumtay, yaklaşık iki ay süren tedavisinin ardından yaşamını yitirmiştir.
